Google Play Store
App Store

Sanatçı, yazar, akademisyen ve hukukçunun aralarında bulunduğu 400'ü aşkın kişi, 13 yıldır skandallarla süren Mısır Çarşısı davasından 9 Şubat'ta yeniden yargılanmaya başlayacak olan feminist sosyolog Pınar Selek'e sonuna kadar tanık olduklarını açıkladı

SEVGİM DENİZALTI

Sanatçı, yazar, akademisyen ve hukukçunun aralarında  bulunduğu 400'ü aşkın kişi, 13 yıldır skandallarla süren Mısır Çarşısı davasından 9 Şubat'ta yeniden yargılanmaya başlayacak olan feminist sosyolog Pınar Selek'e sonuna kadar tanık olduklarını açıkladı.
Hâlâ Tanığız Platformu'nun İstanbul Galatasaray'da dün düzenlediği toplantıda biraraya gelen tanıklar, Pınar Selek'in masumiyetine dair inancını ve adalet talebini bir kez daha dile getirdi. Platform adına konuşan oyuncu Derya Alabora, "Bugün burada, 13 yıldır sürmekte olan ve artık hukuk ihlali olmayı aşıp hukuk cinayetine dönüşmüş bir davada son bir kez adalet aramak için toplandık. Sizleri, iki kez beraat ettiği davadan müebbet hapis istemiyle yeniden yargılanmak ve mahkûm edilmek istenen sosyolog-yazar Pınar Selek adına adaleti savunmaya ve konuya sahip çıkmaya çağırıyoruz" dedi.
‘ASILSIZ  İDDİALAR İSYAN ETTİRİYOR’
"Nasıl bir hukuk ayıbıyla karşı karşıya olunduğunu görmek için hukukçu olmaya gerek yok" diyen Alabora, "sahte tutanakların, dönemin İçişleri Bakanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından mahkemeye yazı gönderme yoluyla yapılan hukuk dışı müdahalelerin, karartılan delillerin, yalan ifadelerle dolu dosyalardaki bilgilerin ve bunları bir bir çürüten hukuk mücadelesinin, adalet peşinde olan herkesi isyan ettirecek açıklıkta olduğunu" söyledi.
 "Neden Pınar Selek?" sorusunun cevabının bizzat onun kişiliğinde ve yaşamında saklı olduğunu belirten Alabora, "O Kürt sorununun çözümünden militarizme, eril savaş dilinden kadınların özgürlüğüne, farklı cinsel yönelimleri yüzünden marjinalize edilen insanlardan sokak çocuklarına, bütün mağduriyetlere karşı aktif mücadeleden hiç geri durmadı. Bu yüzden onu bu denli yok etmek istediler" diye konuştu.
‘MAHKEME İRADE GÖSTERSİN’
Pınar Selek'in yurtiçi ve yurtdışında sadece adalet arayışının değil, dayanışmanın, müdahil ve etkin muhalifliğin de simgesine dönüştüğünü dile getiren Alabora, "Şimdi bir kez daha mahkemenin hür iradesini göstermekte direnmesini bekliyoruz. Şimdi bir kez daha hep birlikte nihai beraati bekliyoruz. Sadece Pınar Selek hak ettiği adalete kavuşsun diye değil, onun şahsında mücadele edilen adil, özgür bir Türkiye hepimizin vazgeçilmez ihtiyacı olduğu için" dedi.
TÜRKALİ: KURTULUŞ BİZİM ÇABAMIZLA
Toplantıda konuşan Pınar Selek'in avukatlarından Akın Atalay, sosyolog Prof. Dr. Nükhet Sirman, yazar Hidayet Şefkatli Tuksal, Dünya Yazarlar Birliği (PEN) Türkiye Merkezi Başkanı, gazetemiz yazarı Tarık Günersel ve yazar Vedat Türkali de Pınar Selek'e tanık olduklarını, artık 13 yıldır süren bu hukuk skandalının bitmesini istediklerini söyledi. Konuşmacılardan Vedat Türkali, şöyle dedi: "Bu dava çirkinleştikçe çirkinleşiyor. Giderek de tarihi bir dava haline geldi. Kabus gibi diyor Pınar, evet bu kabus. Bu ne biçim bir zulümdür. Türkiye'de derin devlet diyorlar, hayır, devlet bataklığı bu.  Biz umutluyuz, umudumuz bizi yaşatıyor. Paul Eluard'ın bir sözü var: Hiçbir zaman tam karanlık değildir gece. Haklıyız ve kurtuluş bizim çabamızla herkes için olacak."

Mısır Çarşısı olayında raporlar göz ardı edildi
9 Temmuz 1998’de Mısır Çarşısı’nda meydana gelen patlamada 7 kişi öldü, 127 kişi yaralanmıştı. Olayla  ilgili hazırlanan raporlar, patlamanın nedeninin bomba olmadığı tespit edilmesine rağmen, yargılama aşamasında raporlar gözardı edildi. Pınar Selek, olaydan, yaklaşık bir bucuk ay sonra, yalnızca Abdülmecit Öztürk’ün poliste verdiği ifadeye dayanılarak Mısır Çarşısı patlamasıyla ilişkilendirilerek tutuklandı.Polis ifade tutanağında Mısır Çarşısı’na bombayı Pınar Selek’le birlikte koyduklarını beyan eden Abdülmecit Öztürk, daha sonra savcılık ifade tutanağına, Mısır Çarşısı ile ilgili hiçbir ilgisi ve bilgisi olmadığını  Pınar Selek’i tanımadığını, ifadesinin işkence altında alındığını açıklamıştı. 10 Mart 2009 tarihinde Yargıtay 9. Ceza Dairesi, dosyada olayın oluşuna uygun olan bilirkişi raporuna göre Mısır Çarşısı’ndaki patlamanın bomba sonucunda olduğuna, bombanın Öztürk ve Selek tarafından konulduğunu iddia etmiş, Selek için Türk Ceza Yasası’nın 125. maddesi uyarınca ağır müebbet hapis cezası verilmesine hükmetmişti.