Google Play Store
App Store

11 gündür direnen Polyak Maden işçileri, Çinli Qitaihe şirketine tanınan sürenin dolduğunu belirterek maden önünde toplandı. İşçilerin yarısının kendisini madene kilitlediği eyleme jandarma, biber gazı ve copla müdahale etti. Müdahale sonucu örgütlenme uzmanı Başaran Aksu gözaltına alındı.

Polyak'ta direnen madencilere jandarma müdahalesi
Ebru Çelik
Ebru Çelik
ebrucelik@birgun.net

İzmir Kınık’taki Polyak Maden işçileri iş bırakma eyleminin 11’inci gününde, “Üreten biziz, kazanan da biz olacağız” diyerek Çinli patrona Kınık’ı terk etmesi için verdikleri sürenin dolduğunu belirterek 1243 işçiyle çalıştıkları maden işletmesinin önünde 3 vardiya olarak bir araya geldi.

Sabah saatlerinde maden önünde olan işçileri çevik kuvvet ve TOMA'lar karşıladı. Bağımsız Maden İş Genel Genel Başkanı Gökay Çakır, "Saat 15.00'e kadar ne getirirseniz getirin. Somut bir şey getirmezseniz bu madenciyi burada bulamazsınız. Siz bariyeri koyarsınız, biz gövdemizi koyarız. Siz barikat koyarsınız, biz kellemizi koyarız" diye uyardı.

Bağımsız Maden İş, 1243 maden işçisi ile 3 vardiyanın tamamı bir araya toplanıp kendi aralarında yönetim kurulu oluşturup bundan sonra madeni işçilerin üreteceği ve yöneteceği ilk toplantısını gerçekleştirme duyurusu yapmıştı. Dün akşam saat 15.00’a destek çağrısı yapan Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, Çinli Qitaihe şirketi patronuna Kınık’ı terk etmesi için tanıdığı süre bugün sona erdi. Saat 15.00’e kadar bekleyeceğini söyleyen sendika yönetimi, madeni işgal edeceklerini duyurdu.

İŞÇİLER KENDİNİ MADENE KİTLEDİ

Sendikanın çağrısıyla sabah saatlerinde 301 Madenci Aileleri Derneği de eyleme desteğe gitti. Destekçilerinin yanı sıra sabah saatlerinde onlarca çevik kuvvet ve TOMA'lar da maden önündeki yerini aldı.

Sendika yaptığı açıklamada, 1243 işçinin yarının kendilerini madene kitlediklerini duyurarak "500 kişi içerdeyiz, 500 kişi dışarda. Gittikçe çoğalıyoruz. Bu barikatı kaldırın, saat 15.00'e kadar süre veriyoruz" dedi.

Madenciler, içeride kalan hakları, ödenmeyen ücretleri ve ortaklık yapısının değişmesiyle ortaya çıkan güvencesizlik tehdidine karşı Çinli Qitaihe Longcoal Mining şirketine, "Hisseyi devret, Kınık’ı terk et" çağrısı yapmıştı.

İşçiler, madeni işletmelerinin kanundan ve alacaklarından doğan bir hak olduğunu ifade ederek "Bizim bu madenden 450 milyon alacağımız var işçiler olarak. Servisçiler ve nakliyecileri de koyunca madendeki ana sermaye, özsermaye işçilere ait. Kanundan doğan gerçeklik de bu. Dolayısıyla biz üreteceğiz, biz satacağız. Kendi paralarımızı tahsil edeceğiz. Sonraki sürece karar vereceğiz. Üreten biziz yöneten de biz olacağız" diye konuşmuştu.

Bağımsız Maden İş’in avukatı Abdurrahim Demiryürek, “İşçiler haklarını almak için kararlı. Bu nedenle bir duruşa geçtiler ve duruşlarında da kararlılar. Çağrı yapılarak süre verildi. Tüm vardiyadaki arkadaşlar nizamiye önünde toplandı. Dün gece vardiyası servisçileri, işveren tarafından tehdit ve zor yoluyla korkutarak servise çıkmalarını engelledi. Sendika olarak, çağrı yaptık. Gündüz, serseri ve paşa vardiyalarındaki işçiler şu an madende. Vardiyası olmayanlar da sendika yönetimiyle dışarıda. İşçi arkadaşlarımızın duruşu ve kararlılıkları talepleri gibi çok net. Madendeki işçilerle görüşüp kararları ortak alıyoruz. Çözüme yakın ve kritik bir andayız.”

"PATRONLAR '6 MART'A KADAR İSTİFA EDİN, PARANIZI VERELİM' DİYOR"

Saat 15.00’te işveren ve sendika, işçilerin olduğu bir ortamda bir araya gelerek talepleri konuştu. Görüşmenin ardından sendika hesabından yapılan paylaşımda şunlar denildi:

"Polyak patronları '6 Mart'a kadar istifa edin, paranızı verelim' diyor. Fiba Holding sahibi Özyeğinlere, Muzaffer Polat'a, Qitaihe Şirketine sesleniyoruz. Sizi uyardık. Madencinin aklıyla oynamayın dedik. Biz bu oyunu bozarız dedik."

Örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, Polyak Maden önünde şunları söyledi: “Bu barikatlar çok güçsüz, çok zayıf. Biz kayaları deliyoruz. Holdingler halkı soymak, işçiyi soymak üzere kurulmuş organize suç örgütleridir. Millet kendi kazandığı alın terini, yasal hakkını, maaşını, tazminatını alabilmek için onlarca gün mücadele etmek zorunda kalıyor. Bunlar bizim hayatımıza el koydular. Maaşımıza el koydular. Tazminatımıza el koydular. Emeklerimize el koydular."

JANDARMA MÜDAHALESİ

İşverenin işçilerin teklifini reddetmesinin ardından maden önünde bekleyen işçilere, jandarma müdahale etti.

Jandarmanın işçilere biber gazı ve jobla müdahale ettiği görüldü. Müdahale sonucu, örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, sendika avukatı Abdurrahim Demiryürek ve 2 madenci gözaltına alındı. Gözaltıların ardından işçiler madene girdi.

Sendika avukatı Mürsel Ünder, maden içerisinde açıklama yaptı: "Ticaret Sicil Gazetesi'nde bir tane hareketi yok. Sermayesi kaç para biliyor musunuz arkadaşlar? 20 bin lira. Bu işlem geçerli bir işlem değil. Biz kendi madenlerimizi, kendi işçimizi, kendi işletmelerimizi başkalarına peşkeş çekmeyeceğiz."

"BU DAYATMAYI KABUL ETMEDİK"

Polyak Maden işçileri, jandarma müdahalesinin ardından açıklama yaptı. Çalıştıkları madenden seslenen işçiler, şu ifadeleri kaydetti:

"Polyak maden patronlarına saat 15.00’e kadar süre vermiştik ve sözümüzü tuttuk. Bugün bir müzakere fırsatı doğmuştu ancak işveren müzakere talebimizi reddetti. Polis madencilere jop, biber gazı ve TOMA ile müdahale etti. Örgütlenme uzmanımız Başaran Aksu, sendika avukatımız Abdürrahim Demiryürek ve iki maden işçisi darp edilerek gözaltına alındı.

Biz durmadık. Barikatları aştık, tellerden geçtik, tertip alanına ve madenimizin içine girdik. Avukatımız Mürsel Ünder ve Genel Başkanımız Gökay Çakır madenin içerisinde açıklamalar yaptı.

Madencilerin şartları başından beri nettir. Üç aydır ödenmeyen ve gasp edilen maaşlarımız ödensin, bütün işçilerin tazminatları, özlük hakları ve kazanılmış hakları eksiksiz verilsin dedik. İşveren ise işçilere 'Gelin istifa edin, tazminatlarınızı verelim' dayatmasında bulundu. Müzakere masasına geldiler ve bütün işçilerin tazminatını ödeyip burada kimsenin kalmamasını teklif ettiler. 6 Mart’a kadar işçileri istifaya zorlayarak madeni işçilerden almak istediler. Bu dayatmayı kabul etmedik.

Durumu madenci arkadaşlarımızla paylaştık ve madenciler bunu kesin bir şekilde reddetti. Her aşamada işçilerle birlikte, ortak iradeyle ilerledik. Biz Polyak maden ocağının 1243 işçiyle değil, 5000 işçiyle nasıl çalışacağını konuşuyoruz. 'Hakkınızı verelim, çıkın gidin' dayatmasını kabul etmiyoruz. Maden bizimdir. Üreten biziz, yöneten de biz olacağız. Bu ocakta Çinli patronu istemiyoruz."