Poyrazköy’de bulunan silahlar TSK ya teslim edilmiş
Çok tartışılan Poyrazköy cephaneliğinin kime ait olduğu açıklanan iddianameyle netlik kazandı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral
Çok tartışılan Poyrazköy cephaneliğinin kime ait olduğu açıklanan iddianameyle netlik kazandı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ kabul etmese de Poyrazköy iddianamesine göre; mühimmat MKE tarafından üretildi ve TSK’nin birimlerine teslim edildi.
Nisan 2009’da Beykoz Poyrazköy’de yapılan kazılarda çok sayıda mühimmat bulunmuş, kime ait olduğu çok tartışılan cephaneliğe TSK sahip çıkmamıştı. Başbuğ, 29 Nisan’da gazetecilerle yaptığı toplantıda, “Soruşturma kapsamında 45 adet silah bulundu. 45 adet silahın hiçbirisi TSK'daki envantere dahil değil. Kime aittir? Ayrı bir konu” sözleriyle silahların kendilerine ait olmadığını söylemişti. Fakat Makina Kimya Enstitüsü 2009 Mayıs’ta verdiği bir raporla tartışmaya son noktayı koymuş ve araziden çıkartılan silah ve mühimmatın önemli bölümünün Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait olduğu belirlemişti. Raporda ayrıca silahların bazılarının Hava, Deniz ve Kara kuvvetlerine teslim edildiği bilgisi de yer almıştı. MKE’nin raporu Poyrazköy İddianamesi’ne de girdi. İddianamenin 25’inci sayfasında konuyla ilgili şöyle deniliyor:
DOLU LAV SİLAHLARI DA VAR
“Beykoz Poyrazköy'de yapılan aramalarda ele geçen mühimmatlar ile ilgili olarak MKE Genel Müdürlüğü'nce verilen bilgiye göre MKE imali olup, üzerinde kafile numarası bulunan mühimmatın imalinden sonra MKE tarafından teslim edildiği birimler tespit edilmiştir.... Buna göre MKE tarafından resmi olarak teslimi yapıldığı halde Poyrazköy'de ele geçen mühimmattan; üzerinde 1340-27-000-4030 MKE KF 2-1 990 ibaresi bulunan üç adet dolu lav silahının, imal tarihi 92 olan (1) adet MKE yapımı kafile no 1-27 ibareli sis kutusunun, üzerinde TAPA M206 A2 KF MKE 5-2-75 ibaresi bulunan (1) adet el bombasının, üzerinde MKE MOD47 KF MKE 1-63-87 ibaresi bulunan (1) adet el bombasının Jandarma Genel Komutanlığına, imal tarihi 93 olan (1) adet MKE yapımı mor renkli sis kutusunun Hava Kuvvetleri Komutanlığına, Üzerinde TAPA M204 A2 KF MKE 158-2-84 ibaresi bulunan (4) adet el bombasının, üzerlerinde TAPA M 204 A2 KF MKE-89-12-77 ibaresi bulunan (20) el bombası fünyesinin Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslimi yapılmıştır.”
PİYASADAN TEMİN EDİLEMEZ
İddianamede İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapora da yer verildi. Raporda, kazılarda bulunan lav silahlarından dolu olanların, el bombalarının, diğer patlayıcı ve mühimmatın sağlam ve çalışır vaziyette olduğu belirtilirken, silahların askeri amaçla üretildiği ve piyasada rahatlıkla temininin is mümkün olmadığı bilgisine yer veriliyor. BirGün
»İDDİANAMEDEN...
POYRAZKÖY İddianamesi'ne göre, soruşturma kapsamında tutuklanan Deniz Yarbay Ercan Kireçtepe'nin SAT Grup Komutanlığı'ındaki malzeme kutusunda sakladığı mermiler ele geçirilmesin diye bir yüzbaşı tarafından denize atıldı.
İddianamede 'Denize Mühimmat Atılması Olayı' başlığında, sanıklardan Ercan Kireçtepe'nin evinde 22 Nisan 2009'da arama yapıldığı belirtiliyor. Bu sırada Kireçtepe'nin kendi malzeme kutusunda bulunan mühimmatı ortadan kaldırması için Sat Grup Komutanlığı'nda görevli Deniz Yüzbaşı Özgür Kaya'dan yardım istediği tespit ediliyor. Bunun üzerine Kaya'nın, Ercan Kriçtepe'nin Sat Komutanlığı'nda bulunan malzeme kutusunda gizlediği 700 adet 9 mm, 5.56 mm tabanca ve tüfek mermisi ile 5 adet duman ve aydınlatma fişeğini bulunduğu yerden aldığı belirtiliyor. Kaya'nın aydınlatma fişeklerini kendi malzeme kutusunda sakladığı, mermileri de Ege Denizi'nde yapılan bir tatbikat sırasında gemiden denize attığı ifade ediliyor.
Ayrıca, bu olayla ilgili olarak Kireçtepe'nin askeri eşyayı gizlemek, çalmak, Yüzbaşı Özgür Kaya'nın askeri eşyayı kasten tahrip etmek, gizlemek suçlarından Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından haklarında ceza davası açıldığı ve yargılamanın halen sürdüğü kaydediliyor. BirGün
Fabrikatör’ün mail grubu Deniz’de
Poyrazköy İddianamesi'ne giren bir ihbar mailinde, sanıkların Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde gizli bir yapılanma çalışması içinde oldukları belirtiliyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elekronik Şube Müdürlüğü 155 ihbar mail hattına 24.05.2009 tarihinde kendisini "Deniz kuvvetleri bünyesinde çalışan bir asker" olarak tanıtan bir kişi tarafından gönderilen mailde, davanın tutuksuz sanklarında Deniz Kurmay Kıdemli Albay Şafak Yürekli'nin Doğu Perinçek'in internet ortamındaki faaliyetleri için kurulan "Aydınlık Gelecek Hareketi" isimli mail grubuna üye olduğu belirtiliyor.
“Ergenekon silahlı terör örgütü üyesi olmak”tan yargılanan Albay Yürekli'nin bu mail grubundan aldığı bilgileri Deniz Kuvvetleri mensuplarına servis ettiği öne sürülüyor. Deniz Kuvvetleri’nde Ergenekon propagandası yapıldığı belirtilen ihbar mailinde şu ifadeler geçiyor:
"Şafak Yürekli, Doğu Perinçek'in internet ortamındaki faaliyetleri kapsamında kurulmuş olan 'Aydınlık Gelecek Hareketi' aldı mail grubuna üyedir. Bu gruptan sürekli Ergenekon propagandası yapan mailleri almakta ve bu mailleri deniz kuvvetleri mensuplarına servis etmektedir. Dezenformasyon, provokasyon amacı taşıyan, TSK bünyesinde ulusalcılık argümanını kullanarak gizli bir oluşum içerisinde bulunmaktadır. Ve bu yöndeki düşünceleri mail olarak paylaşmaktadır."
BEKTAŞ’IN NOTU DOĞRULUYOR
İddianamede, ihbarda yer verilen iddialar üzerine Şafak Yürekli, Mert Yanık, Dora Sungunay, Muharrem Nuri Alacalı, Levent Görgeç, Tayfun Duman, İbrahim Koray Özyurt ve Aydın Ortabaşı isimli askerlerin soruşturmaya dahil edildikleri kaydediliyor.
Öte yandan davanın tutuklu sanıklarından Levent Bektaş'tan ele geçen bir video bandının içine özel olarak gizlenen doyalarda bulunan bir notta, "Fabrikatör" olarak anılan Perinçek'le ilgili,"Fabrikatörle görüşüldü "Aydınlık gelecek hareketi" daha aktif hale gelmeli. Şafak Yürekli kontrolü elde tutmalı, bahriyede tanıtım ve dağıtım daha fazla olmalı" deniliyor.
'İLLEGAL YAPI BİLE ONAYDAN GEÇER'
Bu arada ihbar mailinde, sanıkların Deniz Kuvvetleri içinde gizli bir yapılanma içinde oldukları belirtilirken, söz konusu “çalışmanın” yanlışlığı 'bizde illegal yapılar bile görüş alınmadan, onaylanmadan kurulamaz" denilerek savunuluyor. Görev başındaki bir askerin illegal yapıların kurulmasını olağan karşılaması, hatta bunun için onay bile alınabileceğini söylemesi, TSK'nin illegal yapılara iddia edildiği gibi yabancı olmadığı düşüncesini akıllara getirdi. Ayrıca ayrı ifade bir başka ihbar mektubunda da aynen geçiyor. Medine Kılıç


