birgün

4° AÇIK

SPOR 24.12.2020 11:40

Premier Lig Seyir Defteri: Kuzey Londra; bir yanımız bahar bahçe…

Hiç hatırlamak istemeyeceğimiz bir seneyi geride bırakmaya hazırlandığımız zamanlarda Premier Lig’de bu sezon 14 maçın 8’ini kaybeden Arsenal, Everton deplasmanındabıraktığıüç puanla ligde 15. sırayadüşüyordu. 1974-77 sezonundan beri takımın en kötü sezonu. Son tahlilde elde kalan,iyi niyetli ama deneyimsiz bir hoca, zirveye oynayan takımların yedek kulübesine giremeyecek topçular, haliyle ortaya çıkan tablo hazin! Üstelik sevilmeyen komşu Tottenham Hotspur’un ligde zirveye oynadığı zamanlarda. Velhasıl Kuzey Londra şimdilerdeşairin dizeleri misali: “Yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe.” Mourinho’nun takımının hal ve gidişine evlerinde oynadıkları Leicester City maçı vesilesiyle naçizane bir bakış…

Mourinho'nun göreve geldiğinden beri ligde sadece Liverpool (82) ve Manchester City’nin (68) Tottenham’dan (62) daha fazla puan topladığınıhatırlatalım. Premier Lig tarihinde takımın 25 maç sonunda maçbaşı puan ortalamasında Pochettino (1,89) ve André-Villas Boas’dan (1,83) sonra Mourinho (1,82) ortalamasıyla 3. sırada. Futbol felsefesi sağlam savunma ve kontrayadayalı, öyle ki üçpuanıbıraktıkları Liverpool karşısında topa sahip olmaoranlarıyüzde 24. “Opta Stats”e göre 2003-04 sezonundan beri takımın en düşük topa sahip olma yüzdesi. Benim gibi, topa ve sahaya hükmeden takımları seven naçizane bir futbol dilencisi için o felsefe kabul görmez, o yüzden hala Pochettino’nun takımını gönlümde ayrı bir yere koyarım…

Pazar öğle saatlerinde başlayan maçta Tottenham’ın rakibi Leicester City. İki takım da zirveyi zorluyor, Tottenham rakibinin bir puan önünde. Evinde rakibi karşısında son dokuz maçın sadece biri kaybetti beyazlı takım, 2016-17 sezonunun sonunda küçük şehrin büyük takımı şampiyonluk kupasını kaldırmıştı. Mourinho’nun takımı evinde kral, son 10 lig maçının 7’sini kazandılar. 4-4-2 dizilişinde başlıyorlar maça, gol yollarında Avrupa futbolunun en üretken ikilisi Son ve Kane… Tottenham’ın ligde kaydettiği 25 golün 20’sinde bu ikilinin imzası olduğunu hatırlatalım. Onlarınarkasında Sissoko, Ndombele, Hojbjerg, Lo Celso. Leicester City son maçlarda düşüş yaşayanlardan, son beş maçın üçünden puansız ayrıldılar…

Tottenham karşısında beşli savunmayla başlayan takımda Cengiz Ünder yedek, golcüleri Vardy ilk 11’de.İlk bölümde iki takım savunmadan çabuk toplarla çıkıyor, Tottenham’ın gol silahı Son, Fofana’nın yakın markajında. İlk bölümde sahayı daha iyi parselleyen Leicester City, oyun kurucuları Maddison topla buluştuğu anlarda etkili. İlk 15 dakikanın sonunda iki takımın da topla oynama oranı eşit, misafir takımın rakip kaleyi bulan tek vuruşu var. 20’de Maddison’un kornerinde gole yaklaşıyorlar ama Tottenham savunmasında Alderweireld’in müdahalesi yerinde. Winks’in yokluğunda Tottenham orta sahasında Hojbjerg ve Sissoko’nun oyun kuramaması takım adına önemli bir eksiklik. 30. dakikada Son ile tehlike yaratıyorlar, pozisyonun devamında Kane’nin duran top vuruşunda kaleci Schmeichel başarılı. Tottenham’ın oyun planı rakibe pozisyon vermemek üzerine kurulu, Leicester City’nin iki yaratıcı oyuncusu Maddison ve Tielemans boş alan bulamayınca gol pozisyonu yakalayamıyorlar. Devrenin uzatma dakikalarında ise gol geliyor, Aurier’in ceza sahası içinde Justin’e gereksiz müdahalesinde VAR’dan penaltı kararı çıkıyor, kaçırmıyor Vardy. Topa yüzde 47 oranında sahip olduğu, rakip kaleyi sadece bir kez bulabildiği devreyi geride kapatıyor Tottenham…

2. devreye Ndombele’nin yerine Bale’i alarak başlıyorlar, ama golü bulan Leicester City oluyor. Justin’in uzun pasında rakip savunma arkasına pasına hareketlenen Maddison uzak köşeye bırakıyor ama pozisyonun ofsayt olduğuna hükmediyor VAR, karar tartışmaya açık. Sonrasında sakatlanan Lo Celso’nun yerinde Moura sahada. 60’ta fark ikiye çıkıyor, sağdan Albrighton’un ceza sahasına kestiği topa kafayı vuran Vardy, top Alderweireld’açarpıp ağlara gidiyor. İki farkla geriye düştükten sonra takımın ofansif gücünü artırma adına Aurier’i oyundan alıp Winks’i sahaya sürüyor Mourinho. 71’de kornerden gelen topa Son’un yakın mesafeden vuruşunda mutlak golü çıkartıyor Schmeichel, kaçan gole inanamıyor kenardakiMourinho. Son bölümde gol için yükleniyor takımı ama boş alan bırakmayan, kaptıkları toplarda çabuk çıkan rakip karşısında etkisizler. Bitime beş dakika kala 3. golü kaçırıyor misafir takım, Vardy’nin pasında ceza sahası içinde kaleyi bulamıyor Tielemans. Dört dakika uzatılan maçta başka gol olmayınca Leicester City sahadan üç puanla ayrılan takım oluyor. Velhasıl son iki maçta altı puan kaybeden Tottenham, lider Liverpool’un altı puan gerisinde. Maç sonu basın toplantısında Mourinho, penaltıyı rakibin yapmadığını, Aurier’in gereksiz faulünün penaltıya neden olduğunu, ama futbolcusunu suçlamayacağını, takımının geri kalanın da hatalar yaptığını dile getiriyor.Şairle başladık şairle bitirelim:“Öyle bir yerdeyim ki ne karanfil, ne kurbağa, öyle bir yerdeyim ki, bir yanım mavi yosun çalkalanır sularda, bu ne beter çizgidir bu, bu ne çıldırtan denge.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol