birgün

22° AÇIK

GÜNCEL 01.07.2020 10:11

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: Normalleşme sonrası sıkıntılı bir evreye girdik

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, koronavirüs pandemisinde, normalleşmenin beklenilen üzerinde olumsuz etki yaptığını söyledi

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: Normalleşme sonrası sıkıntılı bir evreye girdik

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınında normalleşme etkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ceyhan, "Kabul edelim ki, koronavirüsle mücadelede sıkıntılı bir evreye girmiş durumdayız. Salgının yayılma ivmesini nisan ayının ortasından itibaren baskılayıp aşağı doğru çekebilen Türkiye, Haziran ayında bu mücadelede kazandığı zeminin bir kısmını kaybederek Covid-19 ile yürüttüğü bilek güreşinde bir kilitlenmeye girmiştir" dedi.

Hürriyet gazetesi yazarı Sedat Ergin'e konuşan Ceyhan şunları kaydetti:

"Salgın yazdan etkilenecek diye hesaplandı, biraz ona güvenerek çok hızlı bir normalleşme modeli uygulandı. Bunu uygulayan her ülke bir yerde takıldı. Normalleşmenin etkisi öngörülemedi. Normalleşme gerçekten beklenilenin çok üzerinde olumsuz etki yaptı. Bizim normalleşme adımlarımızla birlikte vakaları indirememeye başladık."

BÖYLE DEVAM EDERSE NE OLACAK?

Sürecin bu şekilde devam etmesi durumunda ne olacağı sorusunu da yanıtlayan Ceyhan,

“Bu şekilde bu ölümler ve vaka sayısıyla devam edersek, kısa bir sürede vakaları aşağı indirmemiz mümkün değil. Bu virüs yükü ile bu kadar vaka yükü ile uzun süre gidemeyiz. En kısa sürede mutlaka ekstra tedbirler almamız lazım. Çünkü görülen o ki, ek tedbirler olmadan mümkün değil. Bu kadar tedbirle bu kadar gidiyor bu iş...” diye konuştu.

prof-dr-mehmet-ceyhan-dan-normallesme-uyarisi-sikintili-bir-evreye-girdik-751293-1.
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan

Ergin’in yazısının ilgili bölümünün devamı şu şekilde:

"Mesai saatlerinin kademeli bir şekilde düzenlenerek toplu taşımadaki yoğunluğun aşağı çekilmesi, insanların toplandıkları ortamlara sayı sınırlaması getirilmesi, virüs yükünün fazla olduğu illerden diğer illere gidişlerde test zorunluğunun getirilmesi, taşıyıcı olma potansiyeli bulunan kişilere (sağlık personeli, kabin memurları, garsonlar gibi) testlerin sıklaştırılması Prof. Ceyhan’ın önerileri arasında.

Ayrıca, 65 yaş üstündeki vatandaşları koruyacak özel önlemler de tasarlanmasını istiyor, alacakları hizmetler için bankalar ve belli işyerlerinin haftanın bir günü bu yaş kümesindeki insanlara ayrılması, kendilerini güvende hissedecekleri yürüyüş ve dinlenme alanlarının tespit edilmesi gibi...

'BU KİLİTLENMEYİ UZUN SÜRE TAŞIYAMAYIZ'

Bu önerilerin bir bölümünün -bazı şehirlerden dışarı seyahatler öncesinde test zorunluğu gibi- hayata geçirilmesinin kolay olmayacağı aşikâr. Her halükârda bu gibi önlemler çok detaylı bir planlamayı ve uygulama takibini gerektirecektir.

Virüsün aşısının ya da mutlak sonuç getirecek bir ilacın bulunmasının daha uzun bir zaman alacağını, Covid-19’un ölümcül etkisini kaybetmek gibi bir mutasyona da uğramadığını dikkate aldığımızda, virüsten korunabilmek için etkili önlemler almak dışında geçerli bir strateji seçeneği kalmıyor.

Hiçbir yeni adım atılmadığı ve mevcut önlemler dizisiyle yola devam edildiği takdirde girilen kısırdöngüden çıkılması da güç görünüyor. Prof. Ceyhan, “Bunu yapmak zorundayız. Aksi takdirde bu rakamlar kendi kendine düşmez. Bu kilitlenmeyi uzun süre taşıyamayız böyle...” diye konuşuyor.

Bu kilitlenmenin aşılamaması halinde sonbahar gelirken okulların açılmasının ne kadar zor bir karara dönüşeceğini şimdiden tahmin edebiliriz."

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız