birgün

23° AÇIK

Prof. Dr. Merih Celasun anıldı: 50 yaş üstü yüzbinlerce yurttaş iş arıyor

TEPAV’ın bu yıl 7’ncisini düzenlediği “Merih Celasun’a Saygı Günü”nde yoksulluk konuşuldu. Prof. Buğra, yoksulluk sorununun çözümünün siyasi tercihlere bağlı olduğunu söyledi. Derin Yoksulluk Ağı kurucusu Foggo, 50 yaş üstü yüzbinlerce yurttaşın iş aradığını söyledi.

GÜNCEL 19.04.2022 13:03
Prof. Dr. Merih Celasun anıldı: 50 yaş üstü yüzbinlerce yurttaş iş arıyor
Abone Ol google-news

Nisa KÜÇÜK

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ekonomi bilimine önemli katkılarda bulunan Prof. Dr. Merih Celasun’u anmak amacıyla “Merih Celasun’a Saygı Günü” düzenlendi. Bu yıl 7’ncisi düzenlenen anma programında açılış konuşmasını Sosyal Politikalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Serdar Sayan ve Celasun’un kızı Esin Celasun yaptı. Sözlerine Merih Celasun’un öğrencisi olduğunu söyleyerek başlayan Sayan, “Olaylara basit bir neden sonuç ilişkisi dışında bakmamızı sağlayan bir hocaydı. Dünyaya bakışımı etkiledi, yeni ufuklar kattı” dedi. Esin Celasun ise babası için her yıl saygı günü düzenleyen TEPAV’a teşekkür etti.

NÜFUSUN YARISINDAN FAZLASININ GÜVENCESİ YOK

Açılış konuşmalarının ardından Boğaziçi Üniversitesi Emeritus Prof. Ayşe Buğra, "Sosyal Politika Düşüncesi İçinde ve İktisatta Yoksulluğa Yaklaşımlar ve Eşit Yurttaşlık İdeali" başlığıyla bir ders verdi. Yoksulluğun modern insanlık tarihinde hep var olduğunu kaydeden Buğra, geçmişten bugüne yoksulluk algılarını ve yaklaşımlarını anlattı. Yoksullukla birlikte vatandaşlık temel gelirinin yıllardır tartışıldığını dile getiren Buğra, “Dünya nüfusunun yüzde 55'i hiçbir sosyal güvenceye sahip değil. Avrupa’da bile yüzde 12 oranında yoksulluk var. Böyle bir ortamda vatandaşlık temel geliri tartışmalarının bu kadar yoğun olması şaşırtıcı değil" dedi.

prof-dr-merih-celasun-anildi-50-yas-ustu-yuzbinlerce-yurttas-is-ariyor-1005492-1.

Temel gelirin tek başına yoksulluk sorununu çözemeyeceğini belirten Buğra, şunları kaydetti:

“Burada ‘Temel gelirin yanında ne var’ sorusunu sormak çok önemli. Örneğin sağlık sistemi nasıl? Eğitim sistemi nasıl? Konut politikası nasıl? Bütün bunlarla birlikte düşünülmesi gerekiyor. Ayrıca, yoksulluğun sadece bireyleri değil grupları ilgilendirdiğini de unutmamız gerekiyor. Etnik kimliğin, cinsel yönelimin, bölgenin bu alanda dikkate alınması gerekiyor. Yoksulluk, toplum düzeninin adil ve iyi olup olmadığı tartışmasına yol açıyor. Zenginlikle yoksulluğun bir arada olması düzenin niteliğini, sürdürülebilirliğini belli ediyor.”

SİYASİ BİR KONU

“Sosyal politikanın zaman zaman göz ardı edilen bir potansiyeli var. Genellikle sosyal politikaya kaynak aktarılması gerekilen bir alan gözüyle bakılır. Ancak sosyal politika istihdam yaratan bir alandır. Bu alanlardaki sorunları çözmek için alanda çalışanları da dikkate almak gerekir. Örnek vermek gerekirse barınma bir sosyal politika sorunudur ve sadece beton döküp bina yaparak çözülecek bir sorun değildir. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) tabiriyle buralarda ‘Düzgün iş’ yapmak gerekir. Bu zengin fakir bütün ülkeler için geçerlidir. Ancak sosyal politikanın önceliklerle ilgili olduğunu hatırlamamız gerekiyor. Önceliklerin de siyasi nitelikli olduğunu unutmamız gerekiyor. Önceliğimiz insana yakışır iş sağlayıp herkese eşit kalitede sağlık hizmeti mi vermek yoksa başka önceliklerimiz mi var? Burada odaklanılması gereken kısım bu çünkü öncelik siyasi bir konu.”

YETERSİZ BESLENME KAYNAKLI ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

Derin Yoksulluk Ağı kurucusu Hacer Foggo, çocuklar için yapılan sosyal yardımların, artan gıda fiyatları ve ekonomik kriz nedeniyle çocuğu koruyamadığını söyledi. Araştırmalara göre, gıdaya erişim güçlüğü ve yetersiz beslenmenin beyin gelişimini olumsuz etkilediğine dikkati çeken Foggo, ”Bu durumun insan hakları ihlali ve çocuk hakları ihlali sorunu olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu çocuklar yetişkin olduklarında da bu sorunları taşımayı sürdürüyor" dedi.

Aile Bakanlığı’nın 2021 yılı Faaliyet Raporu’nda da yer alan ve yoksulluğun bir yılda iki buçuk kat artığını gösteren verilere değinen Foggo, “Evde bakımı sağlanamayan 141 bin çocuğa yapılan sosyal yardımların da çok fazla arttığı söyleniyor. Çocukların okula devam etmesi için verilen bu cüzi sosyal yardımlar, ekonomik krizin derinleşmesiyle elektrik faturalarında, gıda alımında kullanılıyor. Bu sosyal yardımlar çocuğu koruyan mekanizmalar değil aslında" diye konuştu.

50 YAŞ ÜSTÜ İŞ ARIYOR

Foggo, yoksulluğun 65 yaş ve üzeri insanlar için de büyük sorun olduğunu ifade etti. İŞKUR’a Şubat ayında 50 yaş üzeri 204 bin 473 kişi kişinin iş başvurusu yaptığını belirten Foggo, "Yaşlılar bildikleri bilmedikleri bir sürü iş yapıyorlar ve birçok iş kazası oluyor. Emeklilerin 12 buçuk milyonu bankalara borçlu. Anne ve babalarından kalan mirası reddedenlerin oranı yüzde 85. İnsanlar artık o kadar çok borçlanmaya başlamışlar ki, miraslar reddedilmeye başlanmış" dedi.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol