birgün

18° AÇIK

GÜNCEL 24.09.2021 12:41

Prof. Dr. Oruç: Marmara Denizi'nde oluşabilecek tsunami, insanları denize sürükleyebilir

Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bülent Oruç, Marmara Denizi'nde yıkıcı depremde oluşabilecek tsunaminin kıyıya yakın kişileri, araçları ve canlıları denize sürükleyebileceğini söyledi.

Prof. Dr. Oruç: Marmara Denizi'nde oluşabilecek tsunami, insanları denize sürükleyebilir


Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bülent Oruç, olası İstanbul depreminde deniz içinde kütle düşmeleri nedeniyle tsunami oluşabileceğini söyledi.

Prof. Dr. Oruç, Marmara Denizi'nde Pasifik Okyanusu’ndaki gibi yıkıcı tsunami olmayacağını kaydederek, DHA'ya şunları söyledi:

"Marmara Denizi içerisinde Kuzey Anadolu fay hattının alt kolları devam ediyor. Birincisi Adalar kolu diğeri Orta Marmara kolu ve Tekirdağ kolu olmak üzere kollar var. Aslında bu kolların geçtiği bölgeler, çukurlukları denetleyen kollar. Yaklaşık olarak 1200 metrelik bir çukurluktan bahsetmek gerekir Marmara Denizi içerisinde. Biz deprem sınıflandırması yaparken 6.9’dan büyük depremlere yıkıcı deprem adını veriyoruz. Burada yaşanacak bir yıkıcı depremde, derin denizlerdeki dik yamaçlara bağlı olarak bir heyelan söz konusu olabilir. Bu büyük kütle düşmeleri de tsunami dediğimiz olaylara neden olabilir fakat Pasifik Okyanusu’ndaki o büyük dalma-batma alanlarında ortaya çıkan çok yıkıcı depremlerin meydana getirdiği tsunami türünden tsunamiler Marmara Denizi'nde asla olmayacak."

Tsunamiyle ilgili birçok adım atılması gereken konu olduğunu belirten Oruç, şöyle konuştu:

"Marmara Denizi'nde olursa ortalama 1 metrelik bir dalga yüksekliği, kıyıya doğru 50 metre ile 100 metre arasında bir mesafede su kütlesinin gelmesine neden olabilir. Bu ölçekte bir tsunami bile kıyıya yakın olan araçları, insanları, canlıları çekip, açık denizlere doğru sürükleyebilir. Bundan kurtulmak mümkün değildir. Bunu açıkça söylemek lazım. Bununla ilgili birçok adım atılması lazım. Bu adımlardan biri Büyükçekmece'de bulunan istasyonun kurulmasıydı fakat sadece istasyon kurulumu yetmiyor. İnsanların tsunamiye karşı davranış ve tepkilerinin doğru kurgulanması lazım. Bu kurgular içerisindeki en önemli şey, kaçış güzergahlarını belirlemek ve bununla ilgili uyarı levhaları asmaktır. Bu yapıldı."

Kaçış güzergahları ile insanların yükseklere doğru kaçışlarının planlanması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Oruç, "Ama insanlarımızda tsunami tehlikesine karşı nasıl davranacakları hususu şu anda eksik. Dolayısıyla burada risk planlandı, ama insanların davranış ve tepkileri planlanmadı. Bunun için de bolca tatbikat yapmak gerekiyor. Özellikle kıyılarda yaşayan insanların bu tatbikatlardan yararlanması lazım. Belirli zaman aralıklarında, bunlar canlı tutularak birbirini ezmeden, birbirine zarar vermeden, olabildiğince geniş kaçış güzergahları ile insanların yükseklere doğru kaçışlarının planlanması lazım. Bu önemli. Sadece tek bir istasyon tabi ki yetmeyecektir. Sayılarının artırılması gerekecek. Ege bölgesindeki körfez bölgelerinde bu istasyon kurulumlarının çok parametreli ölçümlerle yapılması lazım" dedi.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol