Propaganda kapısını açtı
Ülke krizlerle boğuşurken Erdoğan propaganda mevsiminin kapısını açtı. Ekonomide şahlanma, dış politikada kahramanlık hikâyeleri anlatan Erdoğan, muhalefeti parçalama kozunu da masaya sürdü.

Politika Servisi
Ülke ekonomi başta olmak üzere her alanda uçuruma sürüklenirken Cumhurbaşkanı Erdoğan propaganda sezonunu açtı. Milyonların yaşadığı geçim sıkıntısına, derinleşen yoksulluğa karşı bir kez daha başarı hikayelerine sarılan Erdoğan, ülkenin içinde bulunduğu durumdan mevcut iktidar sorumlu değilmiş gibi açıklamalarda bulundu. CHP’yi yalnızlaştırmak, 1çözüm” tartışmaları üzerinden muhalefeti bölmek isteyen Erdoğan bir kez daha CHP Lideri Özgür Özel’i hedef aldı. Cumhur İttifakı’ndaki gerilimleri perdelemeye çalışan Erdoğan işbirliği mesajları verdi. Dış politikada “güçlü Türkiye” imajı bir kez daha vitrine konuldu. Erdoğan’ın açıklamaları seçimi de kapsayan bir yeni dönemin işaret fişeği oldu.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin dünkü grup toplantısında gündemi değerlendirdi. Erdoğan’ın konuşmalarında öne çıkan başlıklar dikkat çekti. Erdoğan’ın her seçim hattına girildiğinde pembe masallar anlatmaya başladığı bilinir. Erdoğan dün bir kez daha aynı kozları masaya sürdü.
MUHALEFETİ PARÇALAMA TAKTİĞİ YİNE DEVREDE
Erdoğan’ın dünkü grup toplantısında öne çıkan başlıklardan biri CHP Lideri Özgür Özel ve partisi oldu. Çözüm süreci tartışmaları muhalefet blokunu parçalamanın aparatına dönüştü. İmralı’ya komisyondan gidecek heyetin içinde CHP’nin yer alıp almayacağına ilişkin tartışmalar geçen haftaların öne çıkan gündem maddesiydi. CHP’nin İmralı’ya gitmeme tavrı, Kürt hareketi tarafından sert biçimde eleştirildi. Ardından CHP lideri Özgür Özel, süreç komisyonundaki tartışmalara ilişkin yaptığı konuşmasında isim vermeden, "Herkesi canı istediğinde ‘Şu parti kapatılsın, kapatmıyorsa Anayasa Mahkemesi de kapatılsın’ diyenlerin demokratlığını hatırlamaya davet ediyorum. Bir Stockholm Sendromu’na kapılmamaya, dün elinden zor kurtulduğumuz celladımıza aşık olmamaya davet ediyorum” demişti. Özel’i hedef alan DEM Parti Eş Genel Başkanları da “Cellatlığımıza soyunan çok oldu ama bizi kurban yapmaya kimsenin gücü yetmedi ve yetmeyecek" diyerek "Cellat defterini açacaksak, geçmişi konuşacaksak hepiniz borçlu çıkarsınız" ifadeleriyle yanıt vermişti. Fırsatı kaçırmayan Erdoğan, Özel'in "Stockholm Sendromu" sözlerine yanıt vererek "Neymiş DEM Parti'nin sürece katkı vermesi Stockholm sendromuymuş. Sayın Özel cesaretin varsa ve cellat görmek istiyorsa aynaya baksın" dedi.
EKONOMİYİ PARLAK GÖSTERME ÇABASI
Enflasyon karşısında daha yılın ilk aylarında eriyen asgari ücret ve emekli maaşları milyonları sefalet ücretleriyle yaşamaya mahkum ederken Erdoğan bir kez daha parlak bir tablo çizdi. Erdoğan şu ifadeleri kullandı: “Bu sabah kasım ayı enflasyon rakamları açıklandı. Orada umutlarımızı artıran bir tabloyla karşılaştık. Aslolan esnafın, tüccarın emeklinin, emekçinin ne dediği ne hissettiğidir. Bu süreçte sadece rakamlara oranlara bakmıyor; çarşıya, esnafa, tüccara, reel sektörün kalbinin attığı sanayi bölgemize de kulak veriyoruz. Dünya genelinde her 10 kişiden 1'i hala aşırı yoksullukla mücadele ediyor. Zengini daha zengin fakiri daha fakir yapan mevcut düzenin sürdürülebilir olmadığının altını çiziyoruz."
İTTİFAKTA HİÇBİR SORUN YOK MESAJI
Eski IKBY Başkanı Mesud Barzani'nin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkındaki sözlerine tepki gösteren Erdoğan, şunları söyledi: "İttifak ortağımız Sayın Devlet Bahçeli'yi hedef alan dünkü saygısız ve hadsiz açıklamaları asla tasvip etmediğimizi, kabul edilemez bulduğumuzu burada ifade etmek istiyorum. Gerek parti sözcümüz, gerekse Dışişleri Bakanlığı'mız konuya dair rahatsızlığımızı açıkça dile getirmiş gerekli diplomatik adımlar atılmış. İzahat yapılması istenmiştir. Bu vahim hatadan bir an önce dönülmeli ve düzeltilmeli." Erdoğan, süreç ve komisyon hakkında ise şu ifadeleri kullandı: "Bundan sonra sürecin biraz daha ivme kazanmasını ümit ediyorum. İyimser konuşurken 23 yıllık tecrübelerimizin ışığında elbette şu riskleri de göz ardı etmiyoruz. Hedefe yaklaştıkça istismar mekaniği daha fazla devreye girecek."
∗∗∗
BÜROKRATLARA ZAM!
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, üst düzey bürokratlara 30 bin TL'ye kadar seyyanen zam yapılmasını öngören düzenlemeyi kabul etti. Teklif, Genel Kurul’dan da geçerse genel müdür, kurum başkanı, daire başkanı, müfettiş ve merkez teşkilatlarındaki uzman kadrolarının maaşları artacak. Zamdan yararlanacaklar arasında TBMM ve bakanlık üst yönetimi, büyükelçiler, Diyanet İşleri yöneticileri, valiler, il emniyet müdürleri, müfettişler, merkez teşkilatı uzmanları, TRT ve YÖK üst yöneticileri ile Cumhurbaşkanlığı ve Meclis’in belirli koruma personelleri bulunuyor. Zam, Erdoğan’ın seçim yatırımı olarak değerlendiriliyor.


