birgün

27° AZ BULUTLU

EĞİTİM 29.07.2020 08:02

Psikolojide tek sorun açıköğretim değil

Ülkedeki psikoloji bölümlerinin tek sorunu açıköğretim değil. Bunun yanı sıra psikoloji bölümlerinin 8'inde bölüm başkanları başka alanlardan mezun. 8 üniversitenin 7’sinin vakıf üniversitesi olması dikkat çekti.

Psikolojide tek sorun açıköğretim değil

Mustafa Kömüş

İstanbul Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi’nin uzaktan eğitimle psikoloji bölümü açmasına ilişkin tepkiler devam ederken örgün eğitimin kalitesi de tartışılıyor. Türkiye’deki üniversitelerde psikoloji bölüm başkanlarının 8'i başka alanlardan.

Bu 8 kişi arasında tıp fakültesi mezunu ve psikiyatr eğitimi alanlar çoğunlukta. Bunun yanı sıra uzmanlığını eğitim bilimlerinden, biyoloji ile biyofizikten ve edebiyattan yapanlar da bulunuyor. 8 fakültenin 7’si vakıf üniversitesi. Bu kişiler ve aldıkları eğitim şöyle:


♦ Cihat Yaycı-Bingöl Üniversitesi: Lisansını sınıf öğretmenliğinde geçirdi. Yüksek lisans ve doktora eğitimini ise eğitim bilimleri üzerine yaptı.

♦ Sefa Saygılı-FSMVÜ: Lisansını tıp fakültesinde geçirdi. Sonrasında ise eğitim hayatında psikiyatri okudu. Bu alanda profesör oldu.

♦ Medaim Yanık-İbn Haldun Üniversitesi: Tıp fakültesinde lisansını geçirdi. Yüksek lisansını ve doktorasını psikiyatri üzerine yaptı.

♦ Canan Tanıdır-Gelişim Üniversitesi: Lisansını ve yüksek lisansını tıp fakültesinde geçirdi. Tıpta uzmanlığını ise yine tıp fakültesinde çocuk ve ergen ruh sağlığı hastalıkları üzerine yaptı.

Rüstem Aşkın-Ticaret Üniversitesi: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde lisansını ve doktorasını yaptı. Uzmanlık alanı ise psikiyatri.

♦ İshak Özkan-Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi: Eğitimini psikiyatri üzerine yaptı. Tıpta uzmanlığını da yine psikiyatride aldı.

1 KİŞİ 5 GÖREV

Cemal Demircioğlu-Okan Üniversitesi: Psikoloji bölüm başkanları içinde en ilginci Okan Üniversitesi’nde. Eğitim hayatında edebiyat ve çeviribilim üzerine okuyan Cemal Demircioğlu şu anda birçok görevinin yanında psikoloji bölüm başkanlığı da yapıyor. Demircioğlu aynı zamanda dekan yardımcılığı, mütercim tercümanlık bölüm başkanlığı, Arapça tercümanlık anabilim dalı başkanlığı ve İngilizce mütercim tercümanlık anabilim dalı başkanlığı da yapıyor.

Kerim Güney-Nuh Naci Yazgan Üniversitesi: Bölüm başkanlığını rektör yürütüyor. Rektör Güney lisans, yüksek lisans ve doktorasını elektronik mühendisliği üzerine yaptı.

KAZANÇ KAPISI GÖRÜYORLAR

Konuya ilişkin BirGün’e konuşan eski Türk Psikologlar Derneği İstanbul Şube Başkanı Dr. Serap Altekin artan üniversitelere dikkat çekti: “Psikoloji ülkemizde her geçen yıl daha da popüler hale gelen, üniversite bölüm tercihlerinde yüksek puanlarla üst sıralarda dikkat çeken alanlardan biri oldu. Çok sayıda yeni üniversite açıldı ve çok sayıda da psikoloji lisans programı açıldı bu üniversitelerde. Özellikle vakıf üniversitelerinde biraz da maalesef ekonomik kazanç kapısı olarak görüldüğü için psikoloji bölümlerinin kontenjanları yükseltildi, yani öğrenci sayısı arttı; bu da beraberinde öğretim üyesi ihtiyacını artırmış oldu. Ancak sorun şu ki Türkiye’de psikoloji alanından doktoralı akademisyen sayısı, mevcut bölümlerdeki artan ihtiyacı karşılamaya yetecek sayıda değil”

CİDDİ BİR TEHDİTTİR

Uluslararası standartlarda yetkin bir psikolog adayının, eğitimi boyunca sadece kendi alanına ait kuramsal bilgilerin yanında başa beceriler de edindiğini aktaran Altekin şunları söyledi: “Dünyada, toplumda, hayatta olan biten her şeyin psikoloji bölümünün derslerinde yeri vardır. Bunlar psikoloji eğitimi ve öğreniminin kalbidir; ne açık öğretimin ne de alan dışı bölüm başkanları tarafından yönetilen, kontenjanları yüksek, psikoloji alanından doktoralı öğretim elemanı yetersiz olan psikoloji bölümlerindeki örgün eğitimin tüm bu yeterlilikleri karşılaması ve sunması mümkün değildir. Psikoloji eğitiminin, içinin bu kadar boşaltılması, ekonomik kazançlar uğruna eğitim kalitesinden bu kadar ödün verilmesi ve uluslararası standartlardan uzaklaşılması halk sağlığı için de ciddi bir risktir, tehdittir!”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız