Rahmi Turan: Kendimi affetmiyorum

24.11.2019 12:36 GÜNCEL
CHP’li bir siyasetçinin Sarayda Tayyip Erdoğan ile görüştüğünü iddia eden Rahmi Turan, yazısını nasıl kaleme aldığını yazdı. Turan, 'kendimi affetmiyorum' dedi. Sözcü gazetesi de konuyla ilgili bir açıklama yaptı

Siyaset gündemi geçtiğimiz hafta Sözcü Gazetesi yazarı Rahmi Turan’ın “Beştepe'de Erdoğan ile görüşen CHP’li” yazısıyla sallandı. Gündemdeki sıcaklığını koruyan iddianın sahibi Turan o yazıyı nasıl yazdığını anlattı.

Daha önce haber kaynağının Talat Atilla olduğunu açıklayan Turan, yazısında "Muharrem İnce'nin Külliye'yi ziyaret ettiği haberi Türkiye çapında bir olay haline getirildi” ifadesini kullanırken iddianın kendisine Londra’da tedavi görmeye gittiği sırada geldiğini belirtti:

"Hastane, doktor, tedavi koşuşturmaları arasında, güvendiğim, inandığım ve kardeşim gibi bildiğim gazeteci arkadaşımdan, “Muharrem İnce'nin Saray'da Erdoğan'la görüştüğü” haberi gelince önce:

“Bu tür haberler hemen tekzip edilir, yalanlanır, sonra zor durumda kalırız” diyerek tereddüdümü belirttim. Haber kaynağım olan 20 yıllık arkadaşım:

“Yok ağabey; haber yüzde yüz, hatta yüzde bin doğru, tekzip edilmesi mümkün değil” diye güvence verince gazeteci heyecanım öne çıktı.

Tabii hata yaptım. Çünkü haberi destekleyen belge istemem gerekirdi.

Her haberde kanıt arardım ama bu defa bunu yapamadım. Doktor, hastane, tedavi girdabı arasında ve zaman darlığında haberin belgesini istemek aklıma gelmedi. Ayrıca, bunda haber kaynağıma güvenmemin de rolü büyük."

Haberin “dallanıp budaklandığını” söyleyen Turan, şöyle devam etti:

"Gelişen olaylar sonunda AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan:

“İspat etsinler, ben Cumhurbaşkanlığı koltuğumu bırakırım!” diye çok kesin konuştu.

Muharrem İnce: Bu düpedüz CHP Genel Merkezi'nde tasarlanmış bir tezgahtır Muharrem İnce: Bu düpedüz CHP Genel Merkezi'nde tasarlanmış bir tezgahtır

Muharrem İnce de “İddiaların benimle uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur. Haberin CHP Genel Merkezi'ndeki bazı kişilerden kaynaklandığını biliyorum” diye net konuşunca olayın seyri değişti.

Bu açıklama yazısını yazmak benim için görev oldu.

Haber kaynağım!

Büyük baskılara rağmen, meslek anlayışım gereği, haber kaynağımı açıklamıyordum… Fakat o arkadaş Odatv'ye:

“Haber kaynağı ben değilim. Bunu söyleyenleri mahkemeye vereceğim” diye demeç verince gerçeğin açıklanması gerekti.

Sevgili Talat Atilla… Ne vardı durup dururken “Haber kaynağı ben değilim” diye açıklama yapmak?

Bunu çok garip buldum ve içtenlikle söylüyorum, ayıpladım!

Ne yazık ki, kuralı Talat Atilla kardeşim bozdu, ben de üzülerek gerçeği açıklamak zorunda kaldım:

Evet, “Muharrem İnce, Saray'da Erdoğan'la görüştü” şeklindeki haberimin kaynağı Talat Atilla'dır.

Güvendiğim bir arkadaşım, kardeşim ve başarılı bir meslektaşım olduğu için ona inandım.

Burada bir gerçeğin de altını çizmek gerekir. Talat Atilla'ya da haberin başka bir kaynaktan geldiği kesin. Açıklar mı, bilemiyorum. Bu onun vereceği karara bağlı…

Bana gelince, güvendiğim, inandığımdan, ondan belge istememek gibi bir hatada bulunduğum için kendimi affetmiyorum!"

SÖZCÜ: YAZIYA MÜDAHALE ETMEDİK

Tartışmaların ardından Sözcü Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz da bir açıklama yayımladı.

Yılmaz, Sözcü'nün köşe yazarlarının yazılarına müdahale etmediğini, Rahmi Turan'ın siyaset kulisinin gazetede haberleştirilmediğini vurguladı:

"Bu yazı yüzünden, SÖZCÜ Gazetesi'ni hedefe koymak, karalamak isteyenler oldu. Bu çevreler bilsin ki…

SÖZCÜ Gazetesi, çıktığı ilk günden beri yayın ilkeleri gereği, köşe yazarlarına müdahale etmiyor.

Onları, yazılarında özgür bırakıyor. Asla sansürlemiyor.

Çünkü, savundukları düşünceler, verdikleri bilgiler, kendi köşelerinde kalmak şartıyla sadece onları bağlar. Sorumluluk, onlarındır…

Rahmi Turan'ın yazısına da bu yüzden hiçbir müdahalede bulunulmadı, noktasına bile dokunulmadı.

SÖZCÜ'nün özgürlük anlayışı ve demokrasi bunu gerektiriyor.

Zaten Rahmi Turan'ın siyaset kulisi sadece köşesinde kaldı, haber olarak sayfalarımızda yer almadı.

SÖZCÜ, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da belgeli, kanıta dayalı habercilik yapmaya devam edecek. Demokratik, laik hukuk devleti anlayışına uygun çizgisinden ayrılmayacak. Bu ilkelerinden asla ödün vermeyecek."