Rap politiktir
Barış Akpolat Barış Akpolat
6 Eylül 2019 Türkçe Rap müzikte devrim niteliği taşıyan bir gün olarak tarihe geçer mi hiç bilmiyorum. Her an her şey değişebilir. Hiç beklemediğiniz insanlarla empati yapıp kendinizi onları savunurken bulabilmeniz çok mümkün.

6 Eylül Cuma gecesi saatler 00.00’ı gösterdiğinde Ezhel’in ‘Olay’ adlı şarkısının zehir zemberek klibi yayımlandı. Kafam biraz başka çalışıyor artık. Şarkıyı çok mu sevdim? Hayır, klip etkili mi? 10 tonluk balyoz gibi. Peki, sevdiğim şey ne? 2019 Türkiye’sinde izlenmeler, dinlenmeler ve bilet satışı olarak baktığımızda neredeyse Tarkan’dan daha büyük bir şarkıcının, böyle bir şarkı yapıp böyle sözler yazabilmesini sevdim ben. Konuya biraz bu açıdan bakıyorum. Ezhel şu anda Türkiye’nin en büyük isimlerinden biri. Bu kadar ünlü hangi şarkıcı böyle zehir zemberek işlere imza atabildi? Üstüne üstlük ertelenmiş bir cezası varken bu şarkıyı yazıp yayınladı. ‘Olay’ Ezhel’in yeni albüm sürecinin ilk üretimi. Öğrendiğime göre 2 Mayıs 2019’da kaydı bitti. Hikâyesi ise şöyle: Berlin’de yeni albüme başlamadan hemen önce içinde biriktirdiği tüm hislerini dökmek istedi. Yoksa albüme kafa yoramayacaktı. Hip hop’ın çıkışında isyan varken bunu demek istiyoruz. Sanatçı olmak bunu gerektirir.

Uyandığımda Ezhel’in videosuna gelen yorumlara bakarken, Şanışer’in Fuat, Ados, Hayki, Server Uraz, Beta, Tahribad-ı İsyan, Sokrat St, Ozbi, Deniz Tekin, Sehabe, Yeis Sensura, Aspova, Defkhan, Aga B, Mirac, Mert Şenel ve Kamufle ile yaptığı ‘Susamam’ videosuyla karşılaştım. 15 dakika boyunca kilitlenip kaldım. Deniz Tekin’in kentli bir kadının gözünden kadın cinayetleri ve akraba tacizine maruz kalan kadınlar hakkındaki gözlemlerinin gerçekliği ve Şanışer’in sokak hayvanlarını anlattığı kısımları gözlerim dolu dolu izledim. Akıl almaz yeteneklerin birbirine destek olup böyle bir işe kalkışmaları müthiş bir his… Bu kadar temanın seçilmesi, rapçilere dağıtılması, onay ve yazım süreci ne kadar sürdü daha bilemiyorum ama iş mükemmele yakın. Yakın diyorum çünkü kafama takılan bazı noktaları var ‘Susamam’ın.

DERDİNİZ TAM OLARAK NEDİR?

Kafama takılan şeyler var iki şarkıda da. Ezhel’in şarkısında auto-tune kullanımı sözlerin bence önüne geçmiş. Çıplak sesle Ezhel kadar iyi flow yapan rapçi az. Sözleri bu kadar önemli olan bir şarkıda neden sözleri bu kadar zor anlıyorum diye düşündüm bir ara, ama bu onun kararıdır. ‘Susamam’daysa neden LGBTİ’lerden bahsedilmediği sosyal medyada tartışıldı. Atlanan şey LGBTİ konusunun biraz jilet üstü olduğu. Eşcinsel olmayan hangi rapçi bu konuda hakkını vererek konuşabilir ki? Demek istediğim şu, şarkının kadın cinayetleri kısmında çok eril bir dil kullanılmış. Sehabe ve Yeis Sensura’nın kadın cinayetleri bakışı maalesef “adamlık” üzerinden kurulmuş. Fakat bu şarkının hedefe ulaşamadığı anlamına da gelmiyor. Neye, nereden bakarsak bakalım hep bir eksik var. Eksik olduğu iddia edilen LGBTİ konusu ne zaman eksik olmaz? Herhangi bir rapçi eşcinsel olduğunu açıklar ve şarkıya katkıda bulunduğunda...

Kimse hiçbir şeyi beğenmek zorunda değil. Herkes eleştirilebilir, her şey tartışmaya açıktır bana göre. Bu iki şarkı da tartışmaya açık. Örneğin ‘Susamam’ın sonundaki “Bu şarkıda bahsi geçenlerin gerçek kişi ve kurumlar ile ilgisi yoktur” ibaresinden rahatsız olan bir kitle var. Benim de hoşuma gitmedi o ibare, keşke olmasaydı ama bazı sebeplerden onu oraya koyma gereksinimi duymuş olmalılar. Bu sebebi bilmem mümkün değil. Şimdi o ibare orada olduğu için desteklemeyelim de köstek mi olalım? Ezhel’in şarkısında benim çok bayılmadığım auto-tune’u çok kullandı diye inanılmaz bir gerçeklikle ördüğü klibini, şarkısını umursamayalım mı?

Bu şarkıları överken rock’çıları yerden yere vurmak da saçma. Örneğin ‘Susamam’ kadar didaktik bir şarkıyı rap değil de metal çalın bir kişi dinlemez. Türkü formatında böyle sözlere sahip şarkı yapsanız ben dinlemem, benden genç nesil de dinlemez. Ezhel’in ‘Olay’ı metal veya pop olmaz. Burada esas kaçırılan nokta ‘zamanın ruhu.’ Bu şarkılar şu anı, geçmiş 2 yılı ve belki de bundan sonraki 6 ayın imza sesi olacak. Herkes bu sesten korkacak. Güldür güldür gelen bu gücü dünya üzerinde durdurabilecek bir hükümet yok.

Yeni Şafak yazarı Ali Saydam dünkü “Rap sana her şeyi kaybettirebilir” başlıklı yazısında ABD’den ithal edilen bu müziğin bir muhalefet yapma işlevini yerine getiremeyeceğini iddia ediyor. Tam da burada bir tersten okuma yapalım. Ali bey, 15 dakikalık bir şarkının, CHP’nin son 5 yılda yaptığından çok daha iyi bir muhalefet yaptığını bildiği için biraz korkmuş olmalı. “Bizce, hayır” derken kimden bahsettiklerinden tam emin değilim ama hip hop’ı ve bu ülkede hip hop’la derdini anlatabilen gençlerin sayısından bihaber ihtiyarlar olduklarına eminim.

Ali Saydam yazısını “Rap şarkıcısı Fuat Ergin bir şarkısında ‘Rap bana her şeyi kazandırabilir’ diyor. Yukarıdaki açısından bakıldığında, tam tersine, ‘Rap sana her şeyi kaybettirebilir’ de denilebilir!” cümleleriyle Fuat’tan bir alıntıyla bitirmiş. Ali Bey’e Ceza’nın ‘Suspus’ şarkısını hatırlatmak gerek: “Rap harekettir ve de politiktir, bunu hazmedemiyor isen...”

Küçük bir not: Bu arada şarkının bir kısmına “eril dil kullanılmış” diyerek eleştiriyorum fakat ben de şarkıyla ilgili bir tweet atarken “Adamlar” diye başladım bir cümleme. Şarkıda yer alan Deniz Tekin’den bu söylemim sebebiyle özür dilerim. Tweet’imi de ibret-i alem olsun diyerek silmiyorum. Deniz umarım beni affeder.

Fotoğraf: Leo Xandre

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız