birgün

27° AZ BULUTLU

GÜNCEL 04.07.2020 07:42

Rehavet dramatik sonuçlar getirir

Koronavirüs salgınında normalleşme sonrası tatilciler Ege sahillerine akın etti. Ege’nin Tabip Odaları ve belediye başkanları 2. dalga için dikkatli olunması gerektiği uyarısını yaptı.

Rehavet dramatik sonuçlar getirir

Aycan KARADAĞ / Berkay SAĞOL

Türkiye’de koronavirüs salgınında normalleşme sürecinin başlamasıyla tatilciler Ege sahillerine gelmeye başladı. Lise ve üniversite sınavlarının bitmesiyle, tatilciler bölgeye adeta akın etti. Bu yoğunluk sonrası Ege’nin Tabip Odaları ve belediye başkanları, tüm yurttaşlara dikkatli olunması ve alınan önlemlere uyulması gerektiğini belirttiler.

Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, bölgede Covid 19 Çalışma Grubu adı altında izleme ve eylem ekibi oluşturduklarını söyleyerek, “İzleme ve eylem ekibimiz kurulduğu günden bu yana her aşamada izleme ve eylemlerini güncelliyor. Belediye olarak İç Eylem Planımızı; virüs tehlikesinin sona ermediğini tam tersine yaz ayları dolayısıyla hastalığın yoğun görüldüğü büyük illerimizden tatilci akını olacağını varsayarak izleme ve tedbir eylemlerini diri tutuyoruz. Özellikle halk sağlığını ilgilendiren otel, kafe, restaurant ve diğer mağaza ve ticari alanlarda sağlık bakanlığı tebliğlerine uyulması konusunda son derece duyarlı davranıyoruz. Kentsel alanda ilaçlamalarımız titizlikle devam ediyor. En önemlisi tedbirlerin yurttaşlarca gevşetildiği izlenimi karşısında ise anonslar ve yazılı levhalar ve sair ile uyarı görevlerini yürütüyorlar. Günümüze kadarki süreçte belediyemiz övüneceğimiz olağanüstü başarılı bir çalışma disiplini gösterdi. Olası herhangi bir yeni tehlike karşısında alınacak olan tedbirler ancak yeni koşulların oluşmaya başlamasıyla belirlenebilir. Bu bakımdan 2. dalgaya hazırız demek doğru bir ifade olmayabilir. Ancak ‘Covid 19 çalışma grubumuz’ sürekli olarak görevdedir ve izleme ve eylem planını sürdürmektedir” diye konuştu.

2.DALGA DURUMUNA KARŞI BELEDİYEMİZ OLARAK TEDBİRLERİMİZİ ALDIK

Salgında belediye tarafından tedbirlerin ilk günkü gibi sıkı olduğunu dile getiren Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay da, “Sokağa çıkma yasağının gevşetilmesi ekonomik ve sosyal açıdan alınan bir karardı. Bizde virüsün yeniden yayılması konusunda büyük bir endişeye kapıldık. Kentimizin turizm kenti olması, yerli ve yabancı misafirlerimizin gelmesinin ardından artış korkulacak seviyede olmadı. Biz olası 2.dalga durumuna karşı belediyemiz olarak tedbirlerimizi aldık, Coronavirüse karşı ilaçlama çalışmalarımız ve atölyemizdeki gönüllü bayanlarımızın tarafından maske üretim çalışmalarımız devam etmekte, salgın daha devam ediyor, salgının bittiğini düşünerek bütün önlemlerimizi elden bırakmayalım, sizden ricamız lütfen sosyal alanlarda sosyal mesafemizi koruyalım maskelerimiz takalım, teması azaltalım, çocuklarımız geleceği için uzmanların söylediği bütün uyarılara devam edelim yoksa hepimiz üzülürüz, çocuklarımıza da daha güvenli bir dünyayı bırakamayız, kısa bir zaman içerisinde de bu virüsü insanlık yenecektir” şeklinde konuştu.

RİSKİ OLUŞTURACAK RESMİ BİR VAKA SAYISI YOKTUR

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ise, “Uzun yıllardır ekonomisini turizm üzerine kurmuş bir kent olarak pandemiden sonra başta turizm faaliyetleri olmak üzere hiçbir şeyin eskisi gibi kalmayacağının bilincindeydik ve ilk günden itibaren tedbirlerimizi bu doğrultuda aldık. Turizm sektörümüzün deneyimli temsilcileri ile birlikte tüm gelişmeleri yakından takip ettik. Atılması gereken tüm adımları atarak kentimizi ve tüm tesislerimizi güvenli bir hale getirdik. Deniz-güneş-kum turizminin yanı sıra önemli bir alternatif turizm potansiyeline sahip olan kentimiz, tatil için gönül rahatlığıyla tercih edilebilir. Dünya ve ülke genlinde ki pandemi sürecini dikkatlice takip ediyoruz. Kentimiz de şu anda resmi olarak bir vaka bilgisi yoktur. Pandemi sürecinin güçlü yanı bireysel tedbirlerdir. İkinci bir dalga yaşanması riski tüm dünyada konuşulan bir risktir. Kuşadası’nda henüz bu riski oluşturacak resmi bir vaka sayısı yoktur. Kentimiz, ülkemizin en önemli tatil merkezlerinden biri, bu nedenle biz gelecek misafirlerimizin güven içinde tatillerini geçirebilmeleri açısından tedbirlerimizi kesintisiz sürdürüyoruz. İşletmelerimizde bu konuda çok hassas bir şekilde tedbirleri uyguluyor. Osyasl mesafe ve hijyen konusunda taviz vermiyoruz. Tatil planı yapmakta olan tüm vatandaşlarımızı, bireysel tedbiri elden bırakmadan Kuşadası’na bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.

İZMİR’DE VAKA SAYISINDA ARTIŞ VAR

İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Lütfi Çamlı ise, “Vaka artışıyla ilgili yorum yapabilmek için net verilere sahip olmak lazım. Olgu sayıları, bu olguların dağılımı ve epidemiyolojik özelliklerin bilinmesi gerekiyor. 1 Haziran’daki normalleşme sürecinden itibaren Tüm Türkiye’ye ve İzmir’e bakıldığında, vaka sayısında bir artış olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ancak bu artış ne orandadır, dışarıdan gelenler salgını nasıl tetiklemiş bunları bilmemiz için bize de verilerin açıklanması gerekiyor. İzmir öznelinde de baktığımız zaman bir vaka artışı olduğunu görüyoruz. Normalleşme sürecinin biraz kontrolsüz gittiğini ve tedbirlerin eskisi kadar ciddi sürdürülmediğini görüyoruz. Örneğin maskeler ya takılmıyor ya da kurallara uygun takılmıyor. Bu konuda uyarı yapan bir aile hekimi meslektaşımıza saldırı oldu” dedi.

Tatil sürecinin başlaması özellikle hastalığın en yüksek oranda görüldüğü İstanbul’dan İzmir’e bir trafiği arttıracağına vurgu yapan Çamlı, “Yeterli verilere sahip olmasak da böyle bir artışın olabileceğini ön görüyoruz. Alınan tedbirlere uymak ve bireysel sorumlulukları önemsemek, maske kullanımı ve fiziksel mesafe konusunda dikkatli olmak gerekiyor. Pandemi geçmedi rehavete kapılmak, dramatik sonuçlara, vaka artışlarına sebep olabilir. Tatil ortamları sosyalleşmenin yoğun olduğu bölgeler. Dolayısıyla bu sosyal buluşmaların yoğun olduğu yerlerde tedbirlerin çok ciddi bir şekilde uygulanması gerekiyor. Tatil ortamları çok ciddi patlamalara yol açabilir. Asıl olarak Sonbahar’da bir de mevsimsel gripler başlayınca vaka sayılarında daha fazla artış olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

GELEN TURİSTLER KONTROL YAPILMADAN ALINIYOR

Muğla Tabip Odası Başkanı Hakkı Turan da, “1 Haziran’da başlayan normalleşme sürecinde Muğla’ya asıl olarak yazlıkları olan yani site içinde evleri olan kişiler geldi ve onlarda kendilerini evlerinde izole ettikleri için bu 1 ay içinde Muğla’da vaka sayısında çok ciddi bir artış olmadı. Ancak artık 1 Temmuz itibariyle başlayan süreçle beraber özellikle Muğla’nın tatil kentlerine yerli ve yabancı turistler çok yoğun ve kalabalık bir şekilde gelmeye başladı. Gelen bu turistler kentlere herhangi bir kontrol yapılmadan alınıyor. Aynı zamanda plajlarda, restoranların ve kafelerin olduğu sokaklarda maske ve sosyal mesafe kuralına pek uyulmuyor. Dolayısıyla Muğla’da Covid-19 vaka sayılarında artış bekliyorum. Artmaması için çeşitli önlemler alınmalı. Öncelikle gelen turistler kontrollü bir şekilde şehirlere girmeli. Sonrasında hizmet sektöründe çalışan yani otel, restoran, kafe ve barlarda çalışan kişilere, futbol takımlarına yapıldığı gibi düzenli ve periyodik testler yapılmalı” ifadelerine yer verdi.

PANDEMİ SÜRECİ BİTMİŞ DEĞİL

Aydın Tabip Odası Başkanı Hakan Karagözlü de, “1 Haziran’dan itibaren seyahat engeli açılınca Aydın’ın turizm ilçeleri olan Kuşadası ve Didim’de zaten bir yığılma olmuştu. Aydın’da Nisan ve Mayıs aylarında vaka sayısı yok denecek kadar azdı. Şimdi ise sadece Aydın Devlet Hastanesi’nde 60’a yakın kişi Covid-19 tanısıyla yatıyor ve bu vakaların çoğunun kökeni Kuşadası ve Didim. Turizmi ekonomiyi düşünerek açtılar ancak normalleşme tedbirlerini de birazcık yanlış anladık. Maske ve sosyal mesafe kurallarına kimse uymuyor. Ben tatil sezonundan sonra Sonbahar’da, mevsimsel griplerin başlamasıyla beraber Covid-19 vakalarının daha fazla artacağını düşünüyorum. Grip olan kişilerle Covid-19 olan kişiler ayırt edilmesi güçleşecek ve hastane kapasiteleri de dolacağı için insanlar sağlık hizmetine erişemeyecek. Dolayısıyla pandemi süreci bitmiş değil ve bilimden uzaklaşmamak gerek. Maske kullanımı ve sosyal mesafe özellikle turizm kentlerinde oldukça önemli” dedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız