birgün

13° AÇIK

Rehberim Kirli, işimse ‘sinyal’

Çöp arabası geçmeden oturmak için ambalajları yırtıp kendinize minder veya yatak hazırlamanız lazım. Acil olarak çöpten yiyecek bir şeyler bulmamız da gerekecek

YAŞAM 03.10.2015 08:55
Rehberim Kirli, işimse ‘sinyal’
Abone Ol google-news

ANIL YURDAKUL

Caddelerde, sokaklarda kalabalığın arasına karışan ya da bir sotede büzülerek oturan ancak fark edilmeyen, edilince de kimisini ürküten kiminde acıma uyandıran insanlar... Varolan ama görünmeyen insanlar... Toplumun alkolik, tinerci veya evsiz, kimsesiz, sokak insanı diye adlandırdığı insanların arasında İstanbul sokaklarında bir gün geçirerek nasıl yaşadıklarını gördüm.

Bu yolculuğa yedi yıldır tanıdığım 'Kirli' lakaplı 33 yaşındaki evsiz bir arkadaşımla çıkıyorum. Yanımıza yaklaşan insanlarla nasıl konuşmam gerektiğini söyleyen Kirli’nin ilk taktiği şu oluyor; “Seninle konuşmak isteyenler siyasetten laf açmak isterse cevap vermeyeceksin çünkü bu sivil polis taktiğidir, tuzağa düşürebilir.”
Bunun ardından sokağı öğretmeye geçen Kirli'nin birinci dersi ise tuvaletin yeri oluyor. Tepebaşı'nda Pera Müzesi’nin karşısındaki otoparkın tuvaleti ücretsiz. Kirli, sabahleyin tuvalete yetişemediği için altına yapmış. Tuvalette pantolonunu, iç çamaşırını yıkıyor.

İşi çözüyorum
İkinci ders ise 'sinyal çekmek' üzerine; yani para veya sigara istemeyi gösteriyor. Kendisi pek fazla beceremediği için yapmıyor. İnsanların yanına giderek, “Abi açım, abi yol parası” diyerek dilenmeye başlıyorum. Baştan beceremiyorum ama sonra sonra farklı taktiklerle para koparmayı başarıyorum.
Sigara istemek ise daha kolay. Baştan sigarayı da koparamıyorum ama işi çözünce tüm gün bir paketi dolduracak kadar sigaram oluyor. İnsanlar sigarayı daha kolay verebiliyor ama para istediğinizde yüzleri bir canavara dönüşebiliyor. Kirli ise bir çöpe yakın oturuyor. Biri içilmemiş bir su şişesi veya yemek atınca alıyor. Ama her zaman rastlanmıyor.

İki lira, beş sigara
Yanımıza bir dede oturuyor. Adı Yılmaz olan 80 yaşındaki emekli memura hayatımızı anlatıyoruz, o da bize kendi hikâyesini anlatıyor. Nasıl para ve sigara bulduğumuzu sorunca "Bak diyor ve sinyale çıkıyorum, ne yapıp edip iki lira ile beş sigara koparıyorum" diyor. Yılmaz Dede’nin bana “Sen Taksim’i turlasan birkaç paket sigarayı çıkartırsın” demesiyle beraber kendimi kaptırıp uydurmaya başlıyorum. O sırada bir kızın sigarasını yakamadığını görüyorum. Hemen yanına yaklaşıp sigarasını yakıyorum bir sigara da ondan koparıyorum. Yılmaz dede şaşırıyor. Aldığım sigaraları Kirli ile bölüşüyorum.

Esnaftan simit jesti
Kirli metrodan para bulma yolunu da gösteriyor. Su dolaplarının para üstü verilen kısma bakıyoruz. Görevli varsa 10 kuruş atıp sanki su alacakmış gibi para üstü verilen kısmı inceliyoruz. 25 kuruş buluyoruz. Metronun çöp kutusunda su şişesi ile kola buluyoruz.

Gece kalacağımız bir apartman boşluğuna vardığımızda bir esnaf artan simitlerini veriyor. Gece uyumak kolay değil, yağmur yağıyor ve soğuk. Tam uykuya dalmışken birinin başımızda durduğunu görüyorum. Kirli “Haydi birader yoluna” diyor.

Cepçiymiş.

Sabah kalkınca sinyalden kazandıklarımla çay alıyoruz. Akşamdan kalma simitle kahvaltımızı yaptıktan sonra ben sinyale, Kirli ise yerleri lazere devam ediyor.

***

Fırtına gelmeden...
Saat 4.30 civarı ambalaj atıklarını toplayan çöp arabaları geçiyor. Çöp arabası geçmeden oturmak için ambalajları yırtıp kendinize minder veya yatak hazırlamanız gerekir. Gezi Parkı tarafına giderken fırtına çıkıyor. Acil olarak çöpten yemek bulmamız gerekecek aksi takdirde yemek bulmak zor bir hale geliyor. Meydana yakın çöplerden birinde poşete konulmuş yarım ekmek ile lavaşa konulmuş, et, biber ve domates buluyoruz. Ekmeğin içine yerleştirip ekmeği bölüyoruz. Afiyetle yedikten sonra Gezi Parkı’na geçiyoruz. Fırtına yaklaşıyorken parkta oturan bir adama sinyal çekiyorum, bir lira ile bir sigara veriyor. Kirli için de istiyorum. Parkın içini turlarken liseli bir çift görüyorum. Yanlarına gidip sinyal çekiyorum, umurlarında olmuyor. Sinirlenerek “Açım lan para verin” dediğimde korkarak 5 lira veriyorlar. Kirli sinyal çekemediğinden yerleri radar gibi arıyor.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun