Rejimi gençlerin direnişi yenecek
Emperyalistlerin Anadolu’yu işgaline karşı Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışının 106. yılında gençlik bir kez daha direnişin lokomotifi oldu. 19 Mart’ta barikatı aşan öğrenciler ülkenin dört bir yanına yayılan kitlesel itirazın fitilini ateşlerken rejime karşı sokakları ve meydanları doldurdu.

Politika Servisi
Bugün Anadolu topraklarındaki emperyalistlerin işgaline karşı Ulusal Kurtuluş mücadelesinin başladığı günün yıldönümündeyiz. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde gerçekleşen bu mücadele, emperyalist işgale karşı olduğu kadar İstanbul’daki Yıldız Sarayı’nda oturan Padişah Vahdettin ve onun yandaşlarına da karşıydı.
Aradan geçen 106 yılda değişen çok şey yok aslında. Ülkenin dört bir tarafı emperyalist kuşatma altında.
Ülkeyi yöneten Saray rejimi ABD-İsrail öncülüğünde devam eden Büyük Ortadoğu Projesi’nin gönüllü ortaklarından biri oldu ve uyum içinde çalışmayı sürdürüyor. Emperyalistlerin yazdığı senaryonda rol kapmaya çalışan Saray tüm ikbalini de bu güçlere bağlamış durumda. Halkına sırtını dönmüş, onların istek ve taleplerine kulaklarını tıkayan Saray’ın en yakın dostları artık sınırların çok ötesinde.

YETİŞTİK GELİYORUZ
Zenginlik ve şatafat içinde her türlü ayrıcalığı hak gören Saray efradı, geri kalan milyonlara açlık, yoksulluk ve baskıyı reva gördü. Her itiraz bakıyla sindirilmeye çalıştı. Rıza göstermeyene sopa dayatıldı. Elinde tuttuğu yargı gücü ve dış destekle halkları hizaya getirebileceğini düşündü.
Aradan yüzyılı aşkın süre geçse de Saray’da oturanların zihniyeti değişmiyor. Halkı köle gibi gören, iradesi olmadığını düşünen bu zihniyet yine duvara tosladı. 1919’de emperyalistlere karşı mücadeleyi başlatan, 1968’de bağımsızlık için harekete geçen gençler bir kez daha “bu memleket sahipsiz değil” dedi.
ABD, İsrail ve NATO’nun çizdiği istikamette, onların izni, desteğiyle sivil darbeye kalkanlara “o kadar kolay değil” diyen milyonlar ortaya çıktı. Bu ülkeyi 23 yıldır yönetenlere tam 106 yıl sonra 68’lerden aldıkları ilhamla bağımsızlık için üniversitelerinden sel olup akan gençler var.
Ülkenin bugününe ve geleceğine sahip çıkan gençler var. Liseler, üniversiteliler “özgürlük ve demokrasi” sloganlarıyla inliyor. Bir kez daha Saray’a karşı halkının yanında saf tutan, ileriye atılan gençler bu ülkenin kaderini değiştiriyor.
BARİKATLAR AŞILDI
Bir kez daha saltanata, gericiliğe, baskıya, sömüre karşı özgür ve adil bir ülkenin müjdecisi oldular. Saltanat heveslilerinin kurdukları barikatları aşıp giderken, emekçi halkalara yeni bir yol açtılar. Bugün 19 Mayıs bayram coşkusuyla sokaklarda kutlanıyorsa bunu her şeyden önce 19 Mart’ta Beyazıt’ta “biz buradayız” diyenlere, ODTÜ’den arkadaşlarına selam yollayanlara borçluyuz.
19 Mayıs’tan 19 Mart’a bu topraklarda emperyalistler ve onların işbirlikçilerine karşı bağımsızlık, özgürlük ve demokrasi mücadelesi sürüyor. İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin 19 Mart günü aştıkları barikat Saraçhane’den Maltepe’ye, üniversite kampüslerinden liselere, oradan tüm Anadolu’ya yayılarak yeni bir hikaye yazdı. Milyonlar, bir kez daha gençlerin öncülüğünde hukuksuzluklara, yoksulluğa, gericiliğe karşı sokakları, alanları doldurdu. Gençler, kadınlar, emekliler, işçiler, işsizler her kesimden halk rejime karşı tek ses olmayı başardı. Bu yolu açan ve kuşaktan kuşağa devam eden bu geleneği kucaklayan milyonlarca gence selam olsun.
∗∗∗
MÜCADELEMİZİ BÜYÜTECEĞİZ
Üniversite öğrencileri 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda İstanbul’da Maçka Parkı’na buluşma çağrısı gerçekleştirdi.
İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi öğrencileri yaptığı çağrıda, “Barikatları aşarak başlattığımız direnişin ikinci ayında, sanatla örülmüş bir dayanışma alanında buluşuyoruz. Müziğin, sözün, görselin ve emeğin iyileştirici gücüne inanan herkesi, birlikte üretmenin yollarını aradığımız bu çağrıya davet ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Etkinliğin saatini ve detaylarını önümüzdeki günlerde paylaşacaklarını duyuran öğrencilerin, yaptıkları çağrı şöyle:
“19 Mart’ta barikatı yıkarak başlattığımız direnişimizin ikinci ayındayız. Hala tutuklu sıra arkadaşlarımız var, hala gözaltılar var ve hala kampüslerimizde polis, ÖGB, hatta şeriatçı şiddeti var. Ancak bunların karşısında da bulunduğumuz her alanda daha da büyüteceğimiz öğrenci dayanışması var. Geçtiğimiz iki ayda yaşadığımız gözaltılar, tutuklamalar, işkenceler ve baskılar bize bir şey öğretti: Artık susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz! Direnişin hiçbir rengini arkada bırakmadan bir arada olmanın yollarını arıyoruz. Bu açık çağrıyla 19 Mart’ta bugüne kadar vermiş olduğumuz mücadeleyi nasıl kalıcı hale getireceğimizi birlikte tartışabilmek istiyoruz. Şenliklerimizle, pankartlarımızla, sloganlarımızla burada olmaya devam edeceğiz.


