birgün

15° AÇIK

Renklerimizi yansıtıyoruz

Çok sesli koro Chromas, ulusal ve uluslararası alanda çok sayıda etkinlikte sahne alıyor. Projenin kurucu sanat yönetmeni Başak Doğan, Türkiye’de çok sesli müziğin yaygınlaşması gerektiğine vurgu yapıyor

KÜLTÜR SANAT 09.09.2022 08:47
Renklerimizi yansıtıyoruz Chromas haziran ayında konser vermişti. (Fotoğraf: BirGün)
Abone Ol google-news

Erkin Can SEYHAN

Türkiye’nin ender çok sesli korolarından Chromas, kurulduğu 2015 yılından beri hem Türkiye’de hem de yurtdışında pek çok önemli etkinlikte sahne almaya devam ediyor. Ekibin kendine has bakış açısı ve müzik tarzı, onları müzikseverlerin zihninde önemli bir yere konumlandırıyor. Kurucu sanat yönetmeni Başak Doğan ile Chromas projesini ve güncel çalışmalarını konuştuk.

İsminiz ve logonuzun anlamı nedir? Bunu icra ettiğiniz müzik ile nasıl ilişkilendiriyorsunuz?
Chromas, Antik Yunanca’da “renkler” demek. Herkesin kendi rengiyle, olduğu gibi, kendi melodileri ve müziğiyle var olabileceği bir koro hayal ettim ve bu kelime de hâlâ ekibimizi çok güzel tanımlıyor. Birbirinden farklı deneyimlere sahip, kimi amatör kimi profesyonel ama hepsi çok yetenekli ve uyumlu, 50 kişilik bir ekibiz. Bu çeşitlilik müziğimize ve repertuvarımıza da yansıyor.

Farklı etkinliklerde farklı seyirci kitleleri önüne çıkmak nasıl bir histi, nasıl tepkilerle karşılaştınız?
Çok şanslıyız ki dünyanın birçok yerinden seyircinin karşısına çıkabildik. 2019’da Avrupa turnesi ile Hollanda, Avusturya, Almanya’daki seyircimizle buluştuk. Daha öncesinde ise İspanya’da ve Fransa’da çeşitli festivallerde ve yarışmalarda Türkiye’yi temsil etme şansı bulduk. Fransa’da mesela, inanılmaz bir coşku ile karşılandık, dakikalarca ayakta alkışlandık. Çok sesli müzik Türkiye’de çok yaygın bir tür değil, bu yüzden kendi ülkemizden melodileri yurtdışına götürdüğümüzde çok seviliyor ve takip ediliyor. Türkiye’nin ise dört bir tarafında şarkı söyledik. Bu güzel karşılamalardan anladığımız o ki, çok sesli müzik Türkiye’de daha fazla yapılmalı, yaygın bir tür haline gelmeli.

Başak DoğanBaşak Doğan



TÜRKÜLER BİZİM İÇİN OLMAZSA OLMAZ

Uluslararası alanda Türkiye’yi temsil etme iddiası taşıyan bir ekip olarak, 2017 yılında yayımladığınız ‘Suda Balık Oynuyor’ gibi Türk halk müziği türündeki çalışmalarınızın devamı gelecek mi?
Yurtdışına Türkiye’den müzik götürmek bizim için çok önemli. Repertuvarımıza, genelde çağdaş eserler söylememize rağmen türkü düzenlemeleri de mutlaka koyuyoruz. Mesela “Dere Kenarında Taş Ben Olaydım” isimli, Can Aksel Akın tarafından düzenlenen türkü tüylerimizi hep diken diken ediyor. Bu ay Kadıköy’deki konserlerimizde hem Belçikalı bir koro hem de İspanyol bir koro ile bu düzenlemeyi söylüyoruz, onlara da zorla öğrettik diyebiliriz, onlar da hemen çok sevdiler.

Türkiye’den müziğin çokseslileşmesi çok değerli. Türkiye’den daha çok çağdaş besteci çıksın, sandıklardan duygu yüklü türküler çıkarıp düzenlesinler ve biz de daha çok söyleyebilelim istiyoruz.

Yakın gelecekteki planlarınızdan ve gerçekleştireceğiniz projelerden bahseder misiniz?
15-16 Ekim’de Global Vocal Happening adında 24 saat sürecek ve dünyanın her yerinde, her ülkenin kendi zaman diliminde organize ettiği etkinliklerle katılacağı bir çevrimiçi festival düzenliyoruz. Müziğin yer/zaman ayırt etmeden birleştiren ve bağlayan gücünü, aslında tek başına evrensel bir dil oluşunu kutluyoruz. Vokal Akademi, festivalin ana merkezi ve İstanbul ayağı olacak. Japonya’dan, Latin Amerika’dan, Avrupa’dan, özetle dünyanın her yerinden korolar ve katılımcılar 24 saat boyunca ilham veren atölyeler ve şarkılarıyla festivale katılacak.

Önümüzdeki sene ağustosta ise İstanbul’da, yüz yüze gerçekleşecek, 5 gün sürecek bir festivalimiz var: VoiceUP (Seslen) Vocal Festival. 5 gün boyunca İstanbul’un her yerinde şarkılar söylensin, İstanbul bir şarkı söyleme merkezine dönüşsün hayaliyle yola çıktık. Yine dünyanın her yerinden korolar ve katılımcılar bu sefer İstanbul’un parklarında, konser salonlarında, Akademi’de buluşacak ve şarkılarını söyleyecek, bildiklerini anlatacak, başkalarından öğrenecek. Programı yavaş yavaş açıklamaya ve başvuruları kabul etmeye başladık. Hollanda, İspanya ve Danimarka’dan atölye şeflerimiz, konser takvimleri gibi detaylar hem web sitemizde hem de sosyal medya hesaplarımızda mevcut.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol