Google Play Store
App Store

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, delilleri yetersiz bularak iddianameyi reddetmesinin ardından savcılık bu kez de şaşırtıcı bir yanıtla hâkime başvurdu....

RÜŞTÜ DEMİRKAYA DİHA

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Tunceli’de odun toplamaya giderken güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu ağır yaralanan ve 7 aydır tutuklu olan Rıza Çiçek hakkında Malatya Cumhuriyet Savcılığı'nın ikinci kez mahkemeye sunduğu iddianameyi ‘delil yok’ diyerek iade etti. Savcı tarafından ‘delil’ olarak mahkemeye sunduğu ‘örgütsel yaşam malzemeleri’nin ise iddianamede yer almasına rağmen imha edildiği ortaya çıktı.
Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, olaydan 7 ay sonra tutuklu yargılanan Çiçek ile ilgili iddianameyi hazırlayarak mahkemeye sundu. İddianame de savcı, "örgüt üyesi olduğu" iddiasıyla tutuklanan Çiçek'in örgüt üyesi olmadığını, “örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiğini” ileri sürdü.

MAHKEMEDEN İKİNCİ RED KARARI
11 Nisan’da hazırlanan ve mahkemeye sunulan iddianameyi inceleyen Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi de ‘savcının delil olarak gösterdiği belgelerde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair bilgi bulunmadığını’ belirterek, savcının dava açılma talebini aynı gün reddetti. Bunun üzerine savcı 15 Nisan’da iddianameyi ikinci kez mahkemeye sundu.
Mahkeme heyeti iddianameyi inceledikten sonra ikinci kez reddetti ve soruşturma dosyasını Diyarbakır Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Diyarbakır Nöbetçi Ağır Ceza Mâhkemesi’nin de aynı yönde karar vermesi durumunda, dosya tekrar savcılığa gönderilecek ve savcılık ya iddianameyi tekrar hazırlayacak ya da takipsizlik kararı verecek. Malatya Cumhuriyet Savcısı’nın mahkemeye sunduğu delillerin ise Hozat Savcılığı tarafından imha edildiği ortaya çıktı.

‘MALZEMELERİN SANIKLA İLGİSİ YOK’
Savcı Ömer Tetik tarafından mahkemenin verdiği ret kararına itiraz dilekçesinde olay sonrası askerlerin bazı sığınaklar ele geçirdiği ve bu sığınakların bomba imha uzmanları tarafından Hozat Cumhuriyet Savcılığı eşliğinde açıldığı ve söz konusu sığınaklarda ve bu bölgede 6 adet G-3 piyade tüfeği kovanı ile 6 adet BKC makineli tüfek kovanı, 5 kiloluk 5 torba un, çay, şeker, makarna, pil, izobantı, kablo ve sera naylonunun bulunduğu ve bunların savcılığın talimatı ile imha edildiğini belirterek, mahkemenin verdiği iddianameyi iade kararının düzeltilmesi talebinde bulundu. Fakat mahkeme heyeti de söz konusu malzemelerin Rıza Çiçek ile ilgi ve alakasının bulunup bulunmadığını, malzemelerin bomba imha uzmanları tarafından teknik bir yöntemle bulunduğunu ve bunların şüpheli tarafından oraya konulduğu yolunda herhangi bir delil bulunmadığını kaydederek, ikinci kez savcının iddianamesini iade etti.

* * *
‘Savcı, delilleri yok ettiği için suç işlemiştir’

Çİçek’in avukatı Hüseyin Aygün, savcının delil olarak gösterdiği malzemelerin olay sonrası hazırlanan emanet makbuzu arasında yer almadığını hatırlatarak, “Eğer bu bahsi geçen malzemeler söz konusu iddianın delilleri ise bu deliller neden emanet makbuzunda yazılmamıştır? Ve neden bunlar savcı tarafından imha edilmiştir? Savcıların görevi olay sonrası elde edilen lehte ve aleyhteki tüm verileri muhafaza etmektir. Fakat emanet makbuzuna olmadığı gibi imha edilen söz konusu malzemelerin delil olarak iddianamede yer alması çelişkidir ve suçtur. Bu durumda savcı delilleri yok ettiği için suç işlemiştir" diye konuştu.
Olayla ilgili gerek Rıza Çiçek’in olayın meydana geliş biçimine ilişkin yaptığı açıklamalar ve gerekse de konuya ilişkin toplanan diğer deliller, söz konusu iddiaları çürütmesine karşın Çiçek’in hâla cezaevinde tutulmasının bir “skandal” olduğunu belirten Aygün, “bir an önce var olan bu hukuk dışı durumun düzeltilmesi gerekir” dedi.