birgün

13° PARÇALI BULUTLU

AVRUPA 30.03.2020 06:41

Robert Koch Enstitüsü Başkanı Lothar Wieler: Kamusal sağlığın eksikliği hissediliyor

Robert Koch Enstitüsü Başkanı Lothar Wieler: Kamusal sağlığın eksikliği hissediliyor

GÜRSEL KÖKSAL/FRANKFURT

Almanya‘da salgın hastalıklarla mücadelenin merkezinde bulunan Robert Koch Enstitüsü‘nün (RKI) Başkanı Prof. Dr. Lothar Wieler, şu anda koronavirüs pandemisinin ilk dalgasının yaşandığı ve bunu yeni dalgaların takip edebileceği uyarısında bulundu.

Frankfurter Allgemeine Sonntagzeitung‘un (FAS) geniş açıklamalarda bulunan Wieler, “Bizde de İtalya, İspanya ve Fransa‘daki gibi doktorlar kimin tedavi edileceği, kimin ölüme bırakılacağına dair karar vermek zorunda kalabilir mi?” sorusunu yanıtlarken, “Kapasitemizin yetersiz kalacağı bir duruma gelebiliriz” dedi.

Bireysel tıbbın geliştiğini ancak kamusal sağlığın eksikliğinin hissedildiğini ve bunun bir dezavantaj olduğunu vurgulayan Wieler’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

► Şu anda uygulanan önlemlerinin nasıl sonuç verdiğini Paskalya Bayramı (12-13 Nisan) günlerinde görebiliriz. Tıbbi açıdan şunu söyleyebilirim: İnsanlar arasındaki mesafe koyma önlemini mümkün olduğunca uzun süre devam ettirmeliyiz. Halen pandeminin başlangıç aşamasındayız ve herkesi bunu çok ciddiye almaya çağırıyorum.

► Herkes şimdi istatistiklere bakıyor ve durumu diğer ülkelerle karşılaştırıyor. Ancak bu anlık göstergeler. Her ülkede bu farklı işliyor ve farklı durum söz konusu. Şu anda Almanya‘da korana hastaları arasındaki ölüm sayısı görece düşük. Ancak bundan dolayı kimse aşırı bir güven duygusuna kapılmasın.

İKİNCİ DALGA UYARISI

► Bu hastalık dalgalar halinde gelen bir pandemi. Hepimiz önümüzdeki aylarda sürekli bununla karşı karşıya olacağız. Dikkatli olmalı ve her dalgayla yeni baştan mücadele etmeliyiz. Almanya da ikinci bir korona dalgasıyla karşılaşacak. Ne zaman bilinmez ama buna hazır olmalıyız.

► Tüm ülkenin değil, sadece risk grubundaki kişilerin izole edilmesi bir alternatif değil. Her ikisi de gerekli. Risk yaşla birlikte artıyor. Ama düşük bir olasılıkla da olsa bu hastalığa ağır biçimde yakalanan ve ölen gayet sağlıklı robert-koch-enstitusu-baskani-lothar-wieler-kamusal-sagligin-eksikligi-hissediliyor-707800-1.gençler de var.

► Burada da (İtalya ve İspanya‘daki gibi) solunum cihazlarından daha fazla hastanın olduğu durumlar olabilir, bu olasılığı yok sayamayız. Öyle bir şeyin olup olmayacağı ise tabii ki bir spekülasyon. Ama şurası açık. Kapasitenin yetmeyebileceğini dikkate almak zorundayız.

ERKEN ALARM VERDİK

► Heinsenberg‘de karnaval nedeniyle yaşanan büyük patlamadan sonraki ilk basın toplantılarımdan birinde, Covid-19‘un sıradan bir grip virüsünden muhtemelen 10 kat daha öldürücü olduğunu söyledim. Çok erken alarm verdiğimiz için test kapasitelerini devreye sokma ve hastaneleri teçhiz etme konusunda zaman kazandık. Bu konuda çalışmaya devam ediyoruz.

► Salgını yavaşlatma stratejisinin dezavantajlarının, ekonomik sonuçlarının ve sosyal barışa yönelik tehlikelerin de farkındayız elbette. Aile içi şiddet artabilir, ruhsal hastalıklar, bunalımlar yaygınlaşabilir. Bütün bunları sadece bakanlıkla değil, diğer kurumlarla da görüşüyoruz. Sonuçta önlemlerin dozu konusunda kararı politika vermeli. Bu tabii ki ağır bir görev.

BİREYSEL TIP GELİŞTİ AMA...

► Babamın veteriner muayenehanesinde yetiştim. Salgınlarla mücadele alanında çok sayıda veteriner çalışıyor. Salgınlara yönelik kafa yorma bu alanda çok önemli ve tek tek bireylerin tedavisine ağırlık veren insan tıbbından daha yoğun olarak öğretiliyor. İkinci Dünya Savaşı‘ndan sonra bireysel tıp çok gelişti. Ancak buna karşın kamu sağlığı için durum öyle değil. Bugün bunun eksikliğini görüyoruz. Bunun bir dezavantaj olduğu ortada.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız