RSF: Gazze'deki gazetecilerin katledilmesi meşrulaştırılıyor
Sınır Tanımayan Gazeteciler, yabancı basının girişine izin vermeyen İsrail’in Gazze’de Filistinli gazetecilerin yürütülen itibarsızlaştırma kampanyası ile hedef gösterildiğini söyledi. Açıklamada Gazze’deki katliamları kurgulamakla da suçlanan gazetecilere yönelik saldırıların “meşrulaştırıldığı” aktarıldı.

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Gazze Şeridi’nde yaşanan soykırımı aktaran Filistinli gazetecilere yönelik İsrail’in itibarsızlaştırma kampanyasıyla hedef haline getirildiğini söyledi.
RSF, İsrailli yetkililerin de büyük rol oynadığı “Gazawood” gibi kampanyalarla gazetecilerin Gazze’deki katliamları “kurgulamakla” suçlandığını ve hedefli saldırılarla katledilmelerinin meşrulaştırıldığına dikkat çekti. İsrail, Gazze Şeridi’ne yabancı gazetecilerin girişine izin vermiyor, dolayısıyla uluslararası basın kuruluşları Gazze’den haber alabilmek için yerel muhabirlerle çalışıyor.
RSF’in açıklamasında Gazze'deki Filistinli gazetecilerin, “İsrail’in saldırılarının başladığı Ekim 2023'ten bu yana montaj görüntülerin yayılmasından itibarsızlaştırma amaçlayan çevrimiçi platformların kurulmasına kadar sürekli tehdit ve iftiraya maruz kaldığı” kaydedildi.
KARALAMA KAMPANYASI
Açıklamada İsrailli yetkililerin, gazetecilerin itibarını zedeleyen ve onlara yönelik hedefli saldırıları meşrulaştırmak için kullanılan bu kampanyalarda aktif rol oynadığı aktarıldı.
RSF, İsrail medyasında “araştırmacı” ve “savaş ve terörizm” uzmanı olarak tanıtılan Or Fialkov’un Gazze’nin batısındaki Şifa Hastanesi yakınlarında bir grup gazetecinin bulunduğu çadırın hedef alındığı saldırıda 5 meslektaşıyla birlikte katledilen Al Jazeera muhabiri Enes el Şerif’in öldürülmesinden saatler sonra yaptığı bir paylaşıma dikkat çekti.
YAYGIN PROPAGANDA
RSF, dijital pazarlama hizmetleri sunan Fialkov’un Telegram kanalında Gazzeli iki gazeteci olan Mohnad Qashta ve Mohamed al-Sharif'i, fotoğraflarının yer aldığı ve yüzlerine hedef işareti konulan bir görselle birlikte “Gazze’de ortadan kaldırılması gereken diğer ‘gazeteciler’” paylaşımı yaparak “cinayet çağrısı” yaptığını aktardı.
Açıklamada, Fialkov’un bu çağrısına gerekçe olarak sunduğu Qashta ve al-Sharif hakkında “Hamas üyesi olduğu” iddialarını, İsrail Diaspora ve Antisemitizmle Mücadele Bakanı Amichai Chikli tarafından “sahne muhabirleri tespit etme” amacıyla 2 Eylül’de kurulduğu duyurulan “Media Watch Legal” sitesine dayandırdığı aktarıldı.
KURGULAMA SUÇLAMASI
RSF’nin açıklamasında Gazze’deki gazetecilere yönelik bir başka suçlamanın da bölgede yaşananları “kurguladıklarına” dair iddialar olduğuna dikkat çekildi. “Gazze” ve “Hollywood” kelimelerinin birleşiminden oluşan “Gazzewood” karalama kampanyası ile gazetecilerin “uydurma görüntüler” oluşturmakla suçlandığı belirtilen açıklamada “Mayıs 2025'te, Al Jazeera ve Anadolu Ajansı için çalışan bağımsız gazeteci Moamen Abu Alouf’un, bir yangında küçük bir kızın kurtarılmasını haberleştirmesinin senaryo olduğu ileri sürüldü. Ailesine göre gazeteci, İsrail ordu yetkilisi tarafından yayınlanan ve daha sonra kaldırılan bir paylaşımda hedef gösterildi” denildi.
İtibar zedeleme kampanyalarının, nihayetinde Gazze'deki gazetecilerin öldürülmesini meşrulaştıran bir stratejinin parçası olduğunu vurgulayan RSF Genel Direktörü Thibaut Bruttin, tuzağa düşmeme uyarısı yaparak şunları söyledi: “İsrail sivil ve askeri yetkililer tarafından teşvik edilen bu kampanyalar, terörist ve Hamas üyesi oldukları yönündeki doğrulanamayan iddialara, sahte suçlamalara ve utanç verici bağlantılara dayanıyor. Haber medyası ve sosyal medya kullanıcıları bu tuzağa düşmemelidir. Filistinli gazeteciler, dün Hamas'ın baskısına ve bugün İsrail silahlı kuvvetlerinin ateşine rağmen cesaretle ve profesyonellikle işlerini yapmaya çalışıyor. Eğer ortadan kaldırılırlarsa, bu propagandaya karşı propaganda olacaktır. Bunun kimseye yararı olmaz”.


