birgün

17° AÇIK

Ruhi Su Dostlar Korosu’ndan 43 yıl aradan sonra ‘Suyun İzi’ albümü: Yılgınlığa direnen yanımızla türküler söyledik

Ruhi Su Dostlar Korosu Koro Şefi Haluk Polat, “Esasında sadece çok sesli müziğin değil politik müzik kültürünün de en önemli unsurlarından birisi. Koro müziğinin eski Sovyet coğrafyasında halen güçlü bir gelenek olarak devam etmesi ve günümüze kadar ulaşan örnekler, bu müziğin Sovyetler’de ne kadar önemli bir unsur olduğunu gösteriyor” diyor.

BİRGÜN PAZAR 19.12.2021 08:41
Ruhi Su Dostlar Korosu’ndan 43 yıl aradan sonra ‘Suyun İzi’ albümü: Yılgınlığa direnen yanımızla türküler söyledik
Abone Ol google-news

Ekin Akyaz

Ruhi Su Dostlar Korosu 43 yıl aradan sonra “Suyun İzi” isimli albümüyle müzik severlerin karşısına çıktı. Koro Şefi Haluk Polat ve koristlerden Aras Akanaras, Ceren Çilingir, Yasemin Topsakal ile Suyun İzi albümü ve Ruhi Su müziği/kültürü üzerine söyleştik. Koro üyeleri; “Ruhi Su müziğini doğduğu topraklarda Anadolu’nun her köşesinde dile getirmek, türkülerini söylemeye devam etmek koronun ona olan yegane görevi” diyor.

• 43 yıl sonra gelen bir albüm oldu "Suyun İzi", sizin deyiminizle de ustanın anısına bir armağan. Çok da beğeni topladı. Öncelikle onunla başlayalım. Albümde yer alan parçaların koro ve Ruhi Su müziği açısından önemi neydi? Nasıl bir albüm süreci geçirdiniz?

Aras Akanaras (Korist, Dernek Yönetimi):Albüm Ruhi Su’nun eserlerinden örnekler sergilediğimiz, yine anonim eserleri barındıran ve Haluk Polat’ın düzenlemelerine yer verdiğimiz bir albüm oldu. Ruhi Su müziği için Nazım Hikmet’in yazın alanındaki varlığının müzik alanındaki karşılığı diyebiliriz. Albümde Muhyiddin Abdal’dan Theodarakis’e uzanan yelpazede çok kültürlü eserlere yer verdik. Albüm süreci pandemi koşullarında kapalı, sınırlı iletişimin söz konusu olduğu internetten buluşmaların gerçekleştiği bir dönemde bu çıkışsızlığı bir bakıma morale dönüştüren bir süreçti bizler için. Sokağa çıkma yasaklarının izin verdiği ölçüde belirlediğimiz günlerde eserleri stüdyoda kayıtlamak, pandemi koşullarına karşı bir bakıma koromuzun yılgınlığa direnen yanıyla yanıt vermekti.

• Ülkemizin en uzun soluklu amatör korolarından biri olan koronuz Ruhi Su'nun ölümünün ardından, Ruhi Su Dostlar Korosu ismini aldı. Çok sayıda da konser verdi. Pek çok şefle çalıştı. Fakat uzun süre albüm çalışması yapmadı. Bunun nedeni neydi? Şimdi neden bir ihtiyaç geldi?

Akanaras: Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği 2012 yılında kurulduğunda, Ruhi Su’nun doğumunun 100. Yılı olması sebebiyle, bu yılı kapsayacak bir dizi etkinlikten oluşan 100. Yıl projesi yürütülmeye başlanmıştır ve bugünlere gelmiştir.Ruhi Su Dostlar Korosu, derneğimiz çatısı altında çalışan bir yapı olarak bu etkinliklerde program dahilinde yerini almıştır. 2012 öncesinde bir vakıf olarak Sıdıka Su ve Ilgın Su idareciliğinde Ruhi Su’nun öğrencileri, ilk koristler ve dost dayanışmasıyla faaliyetlerini sürdürmeye çalışmış ancak ekonomik güçlükler nedeniyle kapanmıştır. Bugün böyle bir albüm ihtiyacı bugüne kadar koroya emek vermiş, tüm şef ve koristlere yeni dönem koristleri ve dernek yönetimince bir teşekkür anlamı da içeriyor. Ruhi Su’nun kültür mirasının bugünlere kadar taşınmasında şüphesiz bu çınarın tüm dallarının büyük katkısı vardır.

• Ruhi Su aynı zamanda çok sesli müzik ile halk müziğinin buluşması anlamına da geliyor. Bunun bugün ifade ettiği anlam nedir sizin için?

Akanaras: Ruhi Su, Bu toprakların türkülerine bir operacı kimliğiyle yaklaşırken insanının yerel söyleyişlerine önem veren özellikle 50’lili yıllarda tek sesli bir eseri çok sesli biçime ilk olarak sazıyla bir takım yeni sesler kullanarak geçiş yapan ve sazın kendi imkanları içinde türkünün ifadesini zenginleştirmeye yönelik bir girişim olarak vurguluyor. 60’lı yıllara geldiğinde çok sesli müziğin halkı da, sanatçıyı da geliştiren bir yapı olduğunu üretimleriyle gösteriyor. Müzikal olarak aradığımız çok sesliliği, kültürel kodlarıyla Karacaoğlan, Pirsultan Abdal, Dadaloğlu, Yunus Emre gibi efsanelerin herbiri için ayrı ayrı derlemeler yapmış olması da kültürel çeşitlilik adına önemlidir.

• Ruhi Anadolu'nun binlerce yıldır söylediği türküleri aydınla, batıyla, halkın geniş kesimleriyle de buluşturdu. Bu anlamda bir derleme ve müziklendirme üstadıydı aynı zamanda. Siz onun türkülerle ve Anadolu'yla kurduğu ilişkiyi nasıl tanımlarsınız?

Akanaras: Ruhi Su, evrensel kurallarla eğitilmiş bir opera sanatçısıydı. Müthiş güçlü bir sesi vardı. Ve Yine en önemli özelliği Siyasal bilinci ve politikliğiydi. Derlediği halk türkülerindeki eserler bu özelliklerinin etkisiyle şekillenmiştir. Dramatik ögeleri vurgularken dinleyiciye bu hümanizmi aktaran ve katharsisi yaşatan bu özelliklerin birleşimidir. Ruhi Su olmasaydı birçok türkü köyden kente göç ile unutulmuş olacaktı. Anadolu ile kurduğu ilişkiyi bu bağlamda değerlendirebiliriz.

• Ruhi Su Karabey Aydoğan'ın çalışmalarından bildiğimiz şekliyle; şarkı söylemenin kurallarının ilgasına, müziğin yozlaşmasına tepki duyuyordu. Bu anlamda müzik eğitimi de önemsiyordu. Anadolu'nun taşıdığı mirasın evrenselleşmesinin mihenk taşı oldu. Bugün koro bu noktada çalışmalar yapıyor mu? Bugün halk müziği ve batı müziği kesişimi ne noktada sizce?

Koro Şefi Haluk Polat: Ruhi Su Dostlar Korosu günümüzde üç farklı yapıyla çalışmalarını sürdürüyor. Gençlik Korosu, Hazırlık Korosu ve Ruhi Su Dostlar Korosu. Bu çalışmaları yaparken temel müzik eğitimi alanında da çalışmalar yapıyoruz. Bütün yapılar haftada bir saat ses ve nefes kullanımı üzerine çalışıyorlar. Ayrıca hazırlık koromuzla temel nota ve solfej çalışmaları da yapıyoruz. Ayrıca tüm korolarımızla farklı kültürlerin müzik eserleri üzerine de çalışıyoruz. Pandeminin en yoğun olduğu ve sokağa çıkma yasağının olduğu günlerde Ruhi Su müziği ve albümleri üzerine çevrimiçi toplantılar yaparak çalışmalarımızı canlı tutmaya çalıştık. Bu bize müziği sadece dinlemenin ve söylemenin değil ayrıca okumanın ve araştırmanın da ne kadar geliştirici ve ufuk açıcı olduğunu bir kere daha gösterdi. Dünya müzik kültürünün çeşitli örneklerine baktığımız dinlediğimiz zaman bu müziklerin bir kısmının otantik ve aslına uygun şekilde korunmaya çalışıldığı görüyoruz. Bu çok önemli bir çalışma. Kökenlerini değiştirmeden aslına uygun bir şekilde korumak bu müziğin nesiller boyunca taşınmasına ve üzerinde hem akademik hem kültürel çalışmalar yapılmasına da olanak sağlamış oluyor. Ancak yine Dünya müziğinin farklı örneklerine baktığımız zaman bu örneklerin evrensel müziğin çok seslilik kurallarıyla harmanlanıp başka noktalara da taşındığını görüyoruz. Bu çalışmalar da halk müziklerine yeni bir bakış açısı, genç ve yeni nesillerle buluşma fırsatı veriyor diye düşünüyorum. Özellikle Türk Halk müziğinin birçok farklı tür ve enstrümanla çalınmaya çalışılmasını ben açıkçası olumlu görüyorum. Elbette her örnek her çalışma çok güzeldir, gereklidir ve iyidir demek istemiyorum. Ancak çağlar boyunca halkın seçimleriyle ve dilden dile dolaşarak günümüze gelmiş halk ezgilerinin farklı alanlara taşınma çabasını değerli buluyorum.

Taşıdığınız miras bir politik miras da aynı zamanda… Bir aydınlanma geleneğinin, Cumhuriyet'in ilk kuşak aydınlarının, köy enstitülerinin, 68'in ve daha pek çok toplumsal öğenin kesişimi, sesi olmuş bir aydın aynı zamanda Ruhi Su. Bu persfektiften bakıldığı zaman, sizin için ifade ettiği anlam nedir?

Koro Şefi Haluk Polat: Ruhi Su 1980 öncesi politik müziğin en önemli temsilcilerinden birisi. Müzik kariyerinin ilk dönemlerinden sonuna kadar müziğini, koro müziğiyle yanyana getirmiş bir halk ozanı. Koro müziği, kolektif müzik sanatının büyük halk kitlelerinin uygulamalı olarak yapabileceği çok önemli bir alanı. Esasında sadece çok sesli müziğin değil politik müzik kültürünün de en önemli unsurlarından birisi. Koro müziğinin eski Sovyet coğrafyasında halen güçlü bir gelenek olarak devam etmesi ve günümüze kadar ulaşan örnekler, bu müziğin Sovyetler’de ne kadar önemli bir unsur olduğunu gösteriyor. Bu açıdan bakıldığında bu toprakların tek sesli halk müziğini koro kültürüyle birleştirip, halkı da üretimin bir parçası haline getirmek, öyküleri birlikte anlatmaya çalışmak hem çok önemli hem de çok değerli bir çalışma. Duygu ve düşüncelerin aynı anda müzikal ve bir form içinde ifade edilebilmesi demek çok kıymetli.

Oldukça genç ve yetenekli bir ekibiniz de var… Ruhi Su müziğini, beslendiği kültürü hem unutturmamak hem de o kültüre yeni katkılar sunmak için koro başka ne gibi çalışmalar yapacak?

Ceren Çilingir (Korist, Dernek Yönetimi): Koronun çalışmalarını Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği çatısı altında yapıyoruz. 2022 yılında yapmayı planladığımız bir Ruhi Su sempozyumu ile müziği ve felsefesini yeniden akademi ile buluşturmak gibi bir çabamız var. Almanya’da Hüseyin Erdem’in arşivinde bulunan henüz hiçbir yerde yayınlanmamış Ruhi Su türkülerini arşivimize dahil etmek ve yayınlamak istiyoruz.

Hem koronun hem de derneğin genç yeteneklere koronuza katılması için çağrıları, üniversite çalışmaları, belgesel gösterimleri, sempozyumlar ve daha pek çok çalışması oluyor. Bu anlamda önümüzdeki dönemde bizi neler bekliyor ve bu çalışmaların yaygınlaşması için nasıl bir çağrı yapmak istersiniz?

Yasemin Topsakal (Korist, Dernek Yönetimi): Ruhi Su Dostlar Korosu sayfalarından her yıl yapılan çağrıya yüzlerce yanıt geliyor. Bu yanıtlar gösteriyor ki, Ruhi Su’nun Anadolu kültür mirasına öncülük ederek bugünlere taşıdığı kültürün gönüllüleri, Ruhi Su Müzik Akademisi gibi bir kültür kurumunu inşa edebilirler. Bize destek olmak isteyenler derneğin web sitesinden “ruhisu.org.tr” bize ulaşarak destek olabilirler. Üniversitelerimizin etnomüzikoloji bölümlerindeki hocalarımızdan oluşan bir bilim kurulunun danışmanlığında 2022 yılında bir Ruhi Su Sempozyumu gerçekleştirmek istiyoruz. Ruhi Su müziğini doğduğu topraklarda Anadolu’nun her köşesinde dile getirmek, türkülerini söylemeye devam etmek koronun ona olan yegane görevidir. Ruhi Su Dostlar korosunu her yere, her kente götürmek, Ruhi Su müziğini ve müzik anlayışını yeni nesillere aktarmak, müziğimizi paylaşmak bizim için çok önemli. Her kentte bir Ruhi Su kültür merkezi bir Ruhi Su Müzik Atölyesi açmak bu alanlarda Ruhi Su ve Anadolu müzik kültürünü yaşatmak bizim için en önemli hedeflerden birisi diye düşünüyoruz.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun