birgün

16° AÇIK

SPOR 30.03.2020 09:37

Rusya’nın Pele’si

Futbol hakkında kitapları ve araştırmalarıyla tanınan İngiliz gazeteci Jonathan Wilson’ın “Rusya’nın yetiştirdiği en büyük futbolcu” dediği Eduard Streltsov namı diğer Beyaz Pele’nin hikâyesi

Rusya’nın Pele’si

Futbol oynadığı yıllarda “Rusya’nın Pele’si” derlermiş onun için. Tanınmış İngiliz gazeteci Jonathan Wilson, “Rusya’nın yetiştirdiği en büyük futbolcu”, Rus yazar Aleksandr Nilin, “Harikalar diyarından gelen çocuk” cümlesiyle tanımlamış, 1967 ve 68 senelerinde Rusya’da “yılın futbolcusu” seçilmiş, yeni futbol nesillerinin tanımadığı, hikâyesini futbolu anlatan kitaplardan okuyabilecekleri siyah-beyaz yılların futbol yıldızını… Koronavirüs korkusuyla evlere kapandığımız zamanlarda hatırlayalım günümüz futbolunda sıkça kullanılan topuk pasının mucidini, anlatalım 1958 Dünya Kupası’nın yıldızlarından olacakken henüz 20 yaşında parmaklıklar arkasına düşmüş futbol ustasının hikâyesini…

BABASININI SAVAŞTA KAYBETTİ

Takvim yaprakları 21 Temmuz 1937’yi gösterirken, Moskova’nın doğusunda yer alan Perva banliyösünde dünyaya gelmiş, asker bir babayla, engelli bir annenin oğlu. 2. Dünya Savaşının sona erdiği zamanlarda babasının eve dönmesini beklemiş ama dönmemiş baba, Moskova yerine Kiev’de bir başına yaşamayı tercih etmiş. Annesi Sofi, Moskova’da “Fraser Cutting Instruments” adındaki fabrikada metal işçisi olarak çalışarak zor şartlarda bir başına büyütmüş oğlunu. Futbola merak saldığı zamanlarda fabrikanın miniklerinde top koşturmaya başlamış. Henüz 13 yaşındayken fabrika takımının en genci, aynı zamanda en göze batan topçusuymuş. 1953 senesinde, şehrin önemli takımı Torpedo Moskova’nın gençleri karşısında oynanan dostluk maçında Torpedo’nun antrenörü Vasily Provornov’un dikkatini çekmiş. Güçlü fiziği, müthiş futbol zekâsı, sürati, yaratıcılığıyla izleyenleri büyüleyen genci Torpedo’nun saflarına katılması için ikna etmiş Provornov, o da fabrika takımından ayrılıp yeni takımının yolunu tutmuş…

Bu vesileyle kökleri 1924 senesine kadar uzanan siyah beyazlı takımı da yâd etmeden geçmeyelim. 60 ve 70’li senelerde yaşadıkları üç şampiyonlukları var. 1992-93 sezonunda UEFA Kupası’nda Manchester United’ı elediklerinde Rus futbolunun önde gelen kulüplerindenmiş. Komünizm döneminde bir otomobil fabrikasının takımıyken, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra düşüşe geçmişler. 1992 senesinde kazandıkları Rusya Kupası’ndan sonra gözle görülen başarıları yok…

YILDIZ OYUNCU

Futbolcuya dönersek, 1955’te 18 golle ligi gol kralı olarak bitirdiğinde aynı zamanda Sovyet Milli Takımı’nın yıldızıymış. 1957 senesinde “Avrupa’nın en iyi futbolcusu” listesinde 7. sırayı alırken, 1958 Dünya Kupası’nın yıldızlarından olacağına kesin gözüyle bakılıyormuş…

Ama bir günde değişivermiş bütün hayatı. 25 Mayıs 1958’de milli takımın Tarasovka’daki kampından ayrılıp Moskova’da Uzakdoğu’dan dönen asker arkadaşının verdiği partiye katılmış. Alkolü, hızlı yaşamayı seven futbolcunun kaderini o partide tanıştığı 20 yaşındaki Marina Lebedeva değiştirmiş. Alkolün etkisiyle genç kadınla yakınlaşan futbolcu geceyi onunla geçirirken, ertesi sabah kadının tecavüz suçlamasıyla kendini bir anda cezaevine buluvermiş. Olaya anında el koyan KGB tarafından sorguya alınmış ve tecavüz suçunu itiraf ettiği takdirde 1958 Dünya Kupası'na katılabileceği vaadine inanmış ve suçu kabullenmiş…

Sonrasında iki sanıkla birlikte yargılanmış ve işkenceleri ile nam salmış Kuzey Sibirya’daki Gulag hapishanesinde 12 seneye mahkûm edilmiş, futboldan ömür boyu yasaklanmış. O dönemde, SSCB tarafından suçlu ilan edilen Rus Pele’nin suçsuzluğu için yaklaşık 100 bin işçi omuz omuza protesto yürüyüşü yaptığı, hapishanede kaldığı sürede takımı Torpedo Moskova’nın kurulduğu ZIL Otomobil Fabrikası işçilerinin serbest bırakılması için defalarca greve gidişi, bir iftiraya kurban gittiğine inananların hükümete yazdığı binlerce protesto mektupları onun hikâyesinden geriye kalanlar...

BÜYÜKLERİ REDDETTİ

Çoklarına göre başına gelenlerin nedeni, beş Moskova kulübünün en küçüğü Torpedo Moskova’ya olan ölümüne sevdası. Henüz ilk sezonunda Moskova’nın o küçük takımını şampiyonluğa taşımış futbolcu KGB’nin takımı rusya-nin-pele-si-707904-1.Dinamo Moskova, ordunun takımı CSKA Moskova’nın tekliflerini defalarca reddetmiş ve Torpedo’da kalacağını, takımla nice zaferler yaşayacağını dile getirmiş. Buna sinirlenen ve Torpedo’nun kendi takımlarının önüne geçmesini istemeyen KGB’nin bu kumpası düzenlediği iddia edilir…

Bir başka iddiaya göre ise futbolcunun Bakan Yekaterina Furtseva’nın kızıyla ilişkisi vardır. 1957 senesinde Kremlin’de düzenlenen, önemli devlet adamlarının da yer aldığı bir resepsiyonda Furtseva’nın kızı Svetlana’nın ilanı-aşk edip, evlenme isteğine hayır cevabı vermiş. Kızı reddetmesi yetmezmiş gibi sonrasında, “O maymunla asla evlenmem, o kadınla evleneceğime asılmayı isterim” gibi ayrımcı sözleri Bakan’ı fena kızdırmış…

5 YIL HAPİSTE KALDI

12 senelik hapis cezasının 5. senesinde, 4 Şubat 1963 tarihinde Brezhnev’in de devreye girmesiyle serbest kalmış, futbola ve sevdalısı olduğu takımına dönüş yapmış. Demir parmaklıklar arkasında geçen zor yıllar ondan en güzel zamanlarını, büyüleyen yeteneklerini çalmış olsa da, o orta sahada takımını sırtlamış ve 1965 senesinde Torpedo’yu şampiyonluğa taşımış. O sezon oynadığı 26 maçta 12 golü var. 1967 ve 1968 yıllarında Sovyetler Birliği’nde yılın futbolcusu seçilirken, yeniden milli takımdaki yerini almış ama sabıkalıların yurtdışına çıkma yasağı olduğundan Dünya Kupası ya da Avrupa Şampiyonalarında forma giyememiş…

Futbolu bıraktıktan sonra bir süre Torpedo’nun genç takımlarını, sonrasında ‘A’ takımını çalıştırmış. Eduard Streltsov, nam-ı diğer “Rus Pele” 22 Temmuz 1990 tarihinde, 53 yaşında gırtlak kanserine yenik düşerek aramızdan ayrıldı. Ölümünün 7. yıl dönümünde genç bir kadının mezarına çiçek bıraktığı, o kadının o akşam tecavüze uğradığını söyleyen Marina Lebedeva olduğu rivayet edilir. 1996 senesinde Torpedo Moskova’nın “Torpedo Stadı”, ‘Eduard Streltsov Stadı’ adını almış. Şimdilerde o futbol mabedinin girişinde efsane futbolcunun heykeli selamlar ziyaretçilerini…

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız