birgün

14° KISA SÜRELİ HAFİF YOĞUNLUKLU YAĞMUR

MEDYA 04.04.2020 21:34

Sabah yazarı Hıncal Uluç gazetesini eleştirdi: "Sabah Örnek oldu mu? Ne gezer..."

Hıncal Uluç bugünkü köşe yazısında "Biz bize yeteriz" diyor Başkan.. "Gün birlik, beraberlik günü" diyor, belediye başkanlarına hitap ederek. SABAH "Biz" oldu mu?. Örnek oldu mu? Bazılarını utandırdı mı? Ne gezer" ifadelerine yer verdi

Sabah yazarı Hıncal Uluç gazetesini eleştirdi: "Sabah Örnek oldu mu? Ne gezer..."

Sabah gazetesi yazarı Hıncal Uluç, gazetesini yayın politikası sebebiyle eleştirdi.

Cuma günkü Sabah'ta CHP'li Büyükşehir Belediyeleri aleyhine haberler olduğunu söyleyen Uluç, eklerde de durumun değişmedini belirtti.

Tuba Kalçık imzalı haberi yerden yere vuran Uluç, "Biz, Sabahçılar "Biz" olmazsak, "Örnek" olmazsak, hepsinden önemli inandırıcı olmazsak, başkalarının "Biz" olmasını nasıl bekleriz? Bekleme hakkımız olur mu?." ifadelerini kullandı.

Hıncal Uluç'un yazısından ilgili bölüm şu şekilde:

Muhalefet gazete ve TV'leri halkın moralini bozmak için her türlü haberi ve köşe yazısını kullanıyorlar.
Ellerinden geleni artlarına koymuyorlar.

Peki bugün ülkeyi yöneten ve tüm kararları alan iktidarı destekleyen biz, "Biz" olabiliyor muyuz?. Onlara örnek olabiliyor muyuz?

"Biz bize yeteriz" diyor Başkan.. "Gün birlik, beraberlik günü" diyor, belediye başkanlarına hitap ederek..

Başkanın dediklerini yapmak için önce "Biz" olmamız gerekmiyor mu? Peki "Biz olma" ya örnek olmak kime düşüyor?.

Başkanı destekleyen bize, tabii..

"Teke tek, ama 'Biz' olacağız" diyor Sağlık Bakanı. Onun sözlerine hepimizin uyması gerek. "Biz" olursak ancak, hepimiz uyarız..

Peki, her biri ayrı telden, kendi menfaatine göre çalan sazları "Biz" yapma ve örnek olma görevi kime düşüyor?.

Bize.. SABAH'a..

Çünkü güçlü olan, Yönetimin yanında olan "Biziz!." Yönetimin başarısı "Biz" olmaya bağlı ise, ki öyle, en önce "Biz" biz olmalıyız.

Peki, biz, Başkanı ve Sağlık Bakanımızı dinliyor muyuz?.

SABAH "Biz" oldu mu?. Örnek oldu mu?.

Bazılarını utandırdı mı?.

Ne gezer..

Cuma sabahı gazetemi açtım.. Baştan sona CHP'li Büyükşehir Belediyeleri aleyhine haberler..

İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana belediye başkanlarını yerin dibine sokan başlıklar.. CHP'li olduklarının altı çizilerek..

Günaydın ekimiz de boş durmamış. Onlar da Antalya Belediye Başkanı'nı yetiştirmişler..

Tuba Kalçık imzalı şu habere bakar mısınız?.

"Böcek virüs dinlemiyor." Birinci sayfadan anons şöyle..

"Antalya'nın CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Şehir Tiyatroları'ndan bir kişiyi daha işten attı. Bir isme de ihtarname çekti." Yani şu korona günlerinde, gazetenin eki olarak görevi insanlara birkaç dakika keyif vermek, okuyanın kendisini iyi hissetmesini sağlamak olan Günaydın ekimizde birinci sayfa haberi, Şehir tiyatrolarından atılan birisi.

İnsanlar ölürken, Antalya'da işten atılan biri haber..

İçerde manşet yanı verilen yazısını okuyalım..

"Sosyal medya hesabında bol bol 'Biz birlikte yaparız', 'Zor günleri birlikte el ele aşacağız' cümlelerini kullanan Muhittin Böcek'ten bahsediyorum.. Şimdi 'Yine mi Böcek hakkında yazıyorsun?' dediğinizi duyar gibiyim. Evet, farkındayım bu köşede kendisinin kulaklarını çok çınlattık ama öyle büyük iddialar geliyor ki Antalya'dan, yazmazsam olmaz. En son yaptığı, eğer iddialar doğruysa, gerçekten çok büyük bir insafsızlık.."

Gerisine gerek var mı?.

Aslında adama taktığını adeta itiraf ederek başlıyor ve birinci sayfadan "Haber" anonsu yapılan yazısına "İddialar doğruysa.." diye giriyor.. Yani haber yok, sadece iddia varken kaleme sarılmış..

Yani Tuba'nın iddiayı araştırma gücü yok. Ya da zahmetine bile girmiyor.. Yahu Sabah'ın Antalya muhabiri yok mu?.

Ondan haber gelmiyor da Tuba Hanım İstanbul'dan "iddia"yı haber diye yazıyor öyle mi, birlik, beraberlik ve biz olma günlerinde..

Peki söyler misiniz "Biz" nasıl ve ne zaman "Biz" olacağız..

Biz, Sabahçılar "Biz" olmazsak, "Örnek" olmazsak, hepsinden önemli inandırıcı olmazsak, başkalarının "Biz" olmasını nasıl bekleriz?

Bekleme hakkımız olur mu?.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız