Google Play Store
App Store

Emekliler, 5 bin 6 bin TL arasında tahmin edilen Bayram ikramiyesine tepki gösterdi. “Sadakayı kabul etmiyoruz” diyen emekliler “Yılda dört defa asgari ücret tutarında ikramiye istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Sadaka gibi ikramiye kabul edilemez
Ebru Çelik
Ebru Çelik
ebrucelik@birgun.net

Emekliler, aylıklarına yapılan sefalet zammına tepkilerini sürdürürken emekli ikramiyelerine gelecek zam tartışmaları gündemde yerini koruyor.

Emeklilerin beklediği Bayram ikramiyesi hakkında açıklama yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, artışa ilişkin yasal düzenlemenin hazır olduğunu bildirmişti. Ancak ikramiye ücretiyle ilgili teklif Meclise henüz gelmedi.

Hâlihazırda 4 bin lira olan emekli ikramiyesi için beklenen tutar 5 bin ile 6 bin lira arasında seyrederken emekliler, bu tutarın ikramiye değil sadaka olduğunu söyledi. “Biz bu tutarları kabul etmiyoruz. Etin kilosunun 1200 TL olduğu bir ülkede, emekliye verilen 5 bin liralık ikramiye resmen bir sadakadır” denildi.

MAAŞ TUTARINDA İKRAMİYE İSTİYORUZ

Emekli Meclisi’nden Zerrin Aldemir, emeklilerin Bayram ikramiyesini kabul etmediklerini belirterek “Örneğin bir emekli 28 bin lira maaş alıyorsa, yılda dört kez 28 bin lira ikramiye istiyoruz. Herkes kendi aldığı maaş tutarında ikramiye almalı. En düşük maaş 20 bin liraysa o tutarda, dul ve yetimler hangi aylığı alıyorsa o tutarda. Çalışanlarda da böyledir, toplu sözleşmeyle tam maaş ikramiye alındığında herkes kendi maaşı kadar alır. Emekliler için de aynısını talep ediyoruz. Yılda dört defa asgari ücret tutarında ikramiye talep ediyoruz” dedi.

Konuşulan 5-6 bin liralık ikramiyeye tepki gösteren Aldemir, “Bu verilen tutarı ikramiye olarak görmüyoruz. Bu bir hak meselesi. Emekli Meclisi olarak her emekliye yılda dört tam maaş ikramiye istiyoruz ve bunun mücadelesini sürdürüyoruz. Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz” dedi.

Aldemir, 5 bin lira ikramiye ile ülke ekonomisinde düzgün bir akşam yemeği sofrası dahi kurulamayacağını belirterek et fiyatlarına değindi: “Bu ikramiye parası en fazla gıdaya gider. Bayramda çocuklarımız gelecekse, torunlarımız gelecekse bir sofra kurabilmek için harcanır. Ama 5-6 bin lira ile ne alınabilir ki? Etin kilosu 1200 lira. Bir günlük misafir ağırlamak çalışana bile artık ciddi bir maliyetken emekliler bayramlarda dahi bunu yapamıyor.”

EMEKLİ TEK ÖĞÜN BESLENİYOR

Emekli kimya öğretmeni Hüseyin Yılmaz,  “İkramiye daha ilk çıktığında bile yetersiz bulmuştuk. O günün koşullarında dahi çok düşüktü, bugün ise neredeyse bir fitre tutarıyla kıyaslanacak hale gelmiş durumda. Bu, ciddiye alınacak bir uygulama değil. Devlet ciddiyetiyle bağdaşmıyor. İktidarın kaynakları belli sermaye gruplarına aktarıyor, yapıyı büyütmek için her şeyi göze alıyor” dedi.

“Biz yılda dört kez, asgari ücret tutarında ikramiye istiyoruz. Bayramda verilip verilmemesi ikinci planda. Emeklinin insanca yaşayabileceği bir gelir istiyoruz” diye konuşan Yılmaz, enflasyon verilerine de tepki gösterdi: “Açıklanan oranlarla yaşadığımız hayat arasında hiçbir bağ yok. Gerçek enflasyon çok daha yüksek. Bir kira, birçok emeklinin maaşının iki katı. İnsanlar önce iki öğüne, sonra tek öğüne düştü.”

BU GİDİŞAT ARTIK DEĞİŞMEK ZORUNDA

Tüm Emekliler Sendikası üyesi olan Yılmaz, Kadıköy’de bulunan binalarına üyelerinin de haricinde yaşlı kişilerin geldiğini belirtti.  “Üyemiz olmayan yaşlı insanlar bile gelip bir çay içiyor, gazete okuyor, sohbet edip akşam evine dönüyor. Çünkü dışarıda bir çay içme imkânı yok. Bizim maaşlarımız bugün bir varsılın tek akşam yemeğine denk geliyor” diye konuştu. Yılmaz’a göre sorun yalnızca bir ikramiye kalemi değil, üretimden eğitime, sağlıktan adalete kadar ülkenin bütününde bir çürüme yaşanıyor. “Halkı mutlu olmayan bir ülkenin ayakta kalma şansı yok” diyen Yılmaz “Bu gidişat değişmek zorunda” diye ekledi.

***

HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ

Diğer yandan son dönemde gündeme getirilen "tamamlayıcı emeklilik", "vatandaşlık maaşı" ve "aile destek paketleri" gibi söylemlere Tüm Emeklilerin Sendikası, açıklama yaparak tepki gösterdi. "Emeklilerin refahını artırmayı değil, sosyal devletin sorumluluklarını tasfiye etmeyi hedeflemektedir. Bizler bu adımları hak genişletme değil, yoksulluğu kalıcılaştırma hamlesi olarak görüyoruz" diyen açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:

"Emeklilik Hak Edilmiş Bir Sosyal Güvencedir Tamamlayıcı emeklilik adı altında kamusal sistemin zayıflatılmasını ve geleceğimizin finans piyasalarına terk edilmesini reddediyoruz. Emeklilik bir yatırım aracı veya lütuf değil; alın terinin karşılığı olan temel bir haktır. Devletin bu sorumluluğu fonlara devretmesi, emekçinin birikimini sermayeye kaynak yapmaktır.

Sadaka Değil, Adalet İstiyoruz Önerilen "vatandaşlık maaşı" modelleri, hane başına düşen komik rakamlarla yoksulluğu ortadan kaldırmaz, sadece yönetir. Emekliyi sosyal yardıma muhtaç hale getiren bu yaklaşım, hak temelli sosyal güvenliğin ruhuna aykırıdır.

Taleplerimiz Nettir: 

• En düşük emekli aylığı, en düşük memur maaşına eşitlenmelidir.

• Emekli aylıkları milli gelir büyümesinden pay almalıdır.

• Yardım temelli değil, hak temelli bir gelir güvencesi sağlanmalıdır.

• Sendikal haklarımız tanınmalı, kararlarda söz sahibi olunmalıdır.

• Yoksulluk bir kader değil, siyasi bir tercihtir. Emeklileri ucuz işgücü ve yardıma mahkûm eden politikalara karşı insanca yaşam mücadelemizi sürdüreceğiz!"