birgün

11° KAPALI

SAĞLIK 20.03.2020 10:41

Sağlık Bakanı: Herkes kendi OHAL'ini ilan etsin

Hürriyet gazetesi yazarlarından Abdulkadir Selvi'ye konuşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, " Ülke genelinde OHAL ilanına gerek yok. Sen kişisel OHAL'ini ilan et, tedbirini al" ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanı: Herkes kendi OHAL'ini ilan etsin

Hükümete yakınlığıyla bilinen Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü köşe yazısında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile yaptığı görüşmeyi aktardı.

Selvi'nin yazısına göre Koca, 2-3 haftanın koronavirüsün yayılmasında zirve nokta olabileceğini belirterek, "O nedenle 2-3 hafta dikkat etmek ve evden çıkmamak gerekiyor" dedi. Ülke genelinde OHAL ilanına gerek olmadığını söyleyen Koca, "Sen kişisel OHAL'ini ilan et, tedbirini al" ifadesini kullandı.

Abdulkadir Selvi'nin bugün yayımlanan "Sağlık Bakanı: ‘Herkes kendi OHAL’ini ilan etsin’" başlıklı yazısına göre, "Şu iki-üç hafta sıkı durmamız gerekiyor" diyen Koca, şöyle devam etti:

"O doğru değil, klinik bulgu varsa test yapılacak. Örneğin siz normalde testi yaptırdınız, baktınız hiçbir bulgunuz yok. Negatif çıktı ama sonradan pozitif çıkanlar da var. Çin’de de öyle olmuş. Negatif çıkan, sonra pozitif olan var, Aytaç Paşa gibi. Diyelim ilk aşamada büyük oranda negatif çıktı. ‘Bende yok’ diye rahat davranacaksınız. Bu test yanlışa sevk edebilir. Başkalarına gidip bulaştırabilirsiniz. O nedenle üç gün sonra testi tekrarlamak gerektiği söyleniyor. Çünkü üç gün sonra çıkabilir. Bizde de doktorlarımız testi yaptığımız kişiyi üç gün sonra tekrar çağırıp bir daha teste tabi tutacak. Bu arada siz negatif diye her tarafa gittiniz. O da ayrı bir risk oluşturabilir. Onu engellemeye çalışıyoruz. O nedenle herkesin baştan kendisini izole etmesi lazım. Hastalık bulgusu olmasa da... Olağanüstü hal deniyor. Olağanüstü hal mi? Herkes kendi olağanüstü halini oluştursun. Bunun önünde hiçbir engel yok. Biz ne kadar sıkı durabilirsek o kadar üstesinden gelebiliriz, yayılımını önlemiş oluruz. Şu iki-üç hafta sıkı durmamız gerekiyor."

Bakan Koca'nın Selvi'nin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

Güney Kore ile İngiltere arası bir model uygulayacaksınız galiba.

Kendimiz de bir model geliştiriyoruz.

Siz İngiltere modelini destekliyor musunuz?

Hayır... Asla benimsemiyorum.

İngiltere’yi benimsemediğinize göre bu durumda sizin modeliniz daha fazla teste mi yönelecek? Nasıl olacak modelin çalışması?

Testin sıklıkla yapıldığı Çin’de böyle vakaların olduğunu, yani baştan negatif çıkıp sonra pozitif çıkanlara rastlandığı biliniyor. Böylece yayılmanın olduğu biliniyor. Biz de bir vakada pozitifi gördük. Üç-dört gün sonra negatif çıktı. Bir hafta-10 gün sonra yine pozitif çıktı. Yakın çevresini taradık, pozitif çıktı.

Havada asılı kalma süresine ilişkin de farklı görüşler var.

Çin'de havada asılı kalma süresinin tespit edilmediği bilimsel olarak söyleniyor. Şöyle: Havada asılı kalıyor, ben yanınızdan o an geçiyorum, bana da bulaşacak değil... Öyle değil. Önemli olan bir metreden sonra yaşamın kısa olduğunu biliyoruz. Kimisi üç-dört adım, kimisi iki metre olduğunu ısrarla söylüyor ama asgari bir metredir. O mesafe içinde bulaşıcılığın olmayacağı söyleniyor, tabii yüzünüze öksürme hapşırma olmadıkça. Onun dışında daha çok temasla; elinizi yüzünüze, ağzınıza, burnunuza götürmekle daha sık bulaşılıyor.

Sayın Cumhurbaşkanı '2-3 hafta dişimizi sıkalım’ dedi. 2-3 hafta gibi bir takviminiz mi var?

2-3 hafta virüsün yayılmasında en zirve nokta olabilir. O nedenle 2-3 hafta dikkat etmek ve evden çıkmamak gerekiyor.

Kritik bir süre olduğu için mi?

Tabii. Soruyorlar, OHAL ilan edecek misiniz diye. OHAL ilanına gerek yok. Sen kişisel OHAL’ini ilan et, tedbirini al.

Pencere sürecinden bahsettiniz, 14 günlük süre içinde mi pencere süreci?

14 günde kesin sonucuna ulaşılıyor, vaka ortaya çıkıyor. Onun için en önemli şey sıklıkla elimizi yıkamak. Birkaç saatte bir yıkamak lazım. Ben de öyle yapıyorum.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız