birgün

20° AÇIK

Sağlık emekçilerinden 'geçinemiyoruz' eylemi: "İktidar artık sesimizi duymak zorundadır"

Sağlık emekçileri Antalya ve Mersin'de alamadıkları haklarını protesto etti. Eylemde, geçim sıkıntısının hekimleri de etkilediğine dikkat çekilerek, "Almakta olduğumuz maaşlarımız emeğimizin karşılığı değildir, iktidarın keyfine göre belirlenemez. Bu denli yoğun emek çalıştığımız koşullarda emeğimizin değersizleştirilmesini kabul etmiyoruz” denildi.

ÇALIŞMA YAŞAMI 07.01.2022 15:46
Sağlık emekçilerinden 'geçinemiyoruz' eylemi: "İktidar artık sesimizi duymak zorundadır"
Abone Ol google-news

Abidin YAĞMUR

Sağlık emekçileri alamadıkları hakları için eylem yaptı. Antalya ve Mersin'de düzenlenen eylemlerde, sağlık emekçilerinin özlük ve ekonomik haklarında iyileştirme yapılacak olan yasanın halen TBMM gündemine getirilmemiş olması protesto edildi.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi A Blok önünde toplanan sağlık emekçileri adına konuşan SES Antalya Şube Eş Başkanı Şükran İçöz “İleri bir tarihe ertelenen yasa tasarısının akıbeti halen belirsizliğini korurken biz sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin sorunları çiğ gibi büyümektedir” dedi.

Mersin Tabip Odası ve Mersin Aile Hekimleri Derneği, hekimlerin ve diş hekimlerinin ekonomik haklarında kısmi düzeltme getiren yasa tasarısının AKP tarafından geri çekilmesini protesto etti, geçim sıkıntısının hekimleri bile etkilediğine dikkat çekti.

Mersin Toros Devlet Hastanesi önünde yapılan eylemde hekimler, “Vazgeçmiyoruz. Oyalama değil hakkımızı istiyoruz”, “Ceza değil hakkımızı istiyoruz” yazılı pankartlar açtı.

Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen, “Enflasyonun gerçek anlamda yüzde 50’nin üzerine çıktığı, açlık sınırının 4.013 TL, yoksulluk sınırının 13.073 TL olduğu şartlarda hekimler olarak geçinemiyoruz, emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Bu zorlu çalışma koşullarında emeğimiz yok sayılıyor. 15 Aralık günü yaptığımız bir günlük grev, bir uyarıydı. Almakta olduğumuz maaşlarımız emeğimizin karşılığı değildir, iktidarın keyfine göre belirlenemez. Bu denli yoğun emek çalıştığımız koşullarda emeğimizin değersizleştirilmesini kabul etmiyoruz” dedi.

“GEÇİNEMİYORUZ SESLERİNİ İKTİDAR DUYMALIDIR”

Bugün gelinen noktanın uzun yıllardır sağlıkta adım adım yaratılan çöküşün bir sonucu olduğunu savunan Antmen, şunları söyledi:

“Konu salt bir zam meselesi değildir. Mesele sağlığa 5 dakikada üretilebilecek bir meta olarak bakılan sistemdedir. Mesele, hekimlik değerlerinin yok sayılması, bilimin değil ekonomik çıkarların ön plana koyulması, mesleğimizin önemini görmezden gelen anlayıştır. Ekonomik krizin ve bu değersizleştirmenin sonucu olarak yoksullaşma, sağlık emekçilerini artık çalışamaz hale getirmiştir.

Konu, çalışma koşullarımızın her geçen gün kötüleşmesi, şiddetin her geçen gün artmasıdır. En fazla hastalanan ve ölen meslek grubu olmamıza rağmen COVID-19’un meslek hastalığı sayılmamasıdır. Sorun koruyucu değil tedavi edici, kamucu değil özelleştirmeci sağlık anlayışını dayatan kapitalizme teslim olmuş sağlık sistemindedir.

Sorun bizlerin hak arama eylemlerinde değil, sorun bizlerin emeğini çalan, emeğimizin karşılığını vermemekte direnen bu sistemdedir. Toplumun her kesiminden yükselen geçinemiyoruz seslerini artık iktidar duymak zorundadır.”

“TALEPLERİMİZDEN VAZGEÇMİYORUZ”

“Emek Bizim Söz Bizim” diyerek başlattıkları mücadele programında hiçbir taleplerinden vazgeçmediklerini ifade eden Antmen taleplerini şöyle sıraladı:

“Ekonomik ve özlük haklarımızla ilgili yeni yasa tasarısının en kısa zamanda meclise sunulmasını istiyoruz.
-Ücretlerimize gerçek enflasyon ve yapılan zamların üzerinde artış istiyoruz.
-Döner sermaye veya performans değil; emekliliğimize yansıyan, insanca yaşayacağımız tek ücret istiyoruz.
-7200 ek gösterge ve yılda 120 gün yıpranma payı istiyoruz.
-COVID-19’un meslek hastalığı sayılmasını istiyoruz.
-Sağlıkta yeni bir şiddet yasası istiyoruz.
- Aile hekimliği Ceza Yönetmeliğinin derhal geri çekilmesini istiyoruz.”

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol