Google Play Store
App Store

Kamu hastanelerini “çok tehlikeli” işyeri sınıfından çıkararak “tehlikeli” sınıfa indirmesine yönelik komisyon yarın toplanacak. Tabip odaları ve meslek örgütleri “600 bini aşkın emekçinin korunması zayıflayacak, hasta güvenliği riske atılacak” diyerek uyarıda bulundu.

Sağlıkta riskli karar: 600 bin çalışan için kritik toplantı
Fotoğraf: AA (Arşiv)
Sibel Bahçetepe
Sibel Bahçetepe
sibelbahcetepe@birgun.net

Sağlık Bakanlığı’nın kamuya ait yataklı hastaneleri "çok tehlikeli" işyeri sınıfından çıkararak "tehlikeli" sınıfa indirme girişimi yarın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki Tehlike Sınıfları Komisyonu'na gelecek. Meslek örgütleri ve sendikalar, düzenlemenin iş güvenliği hizmetlerini azaltacağını, denetimleri seyrelteceğini ve yüz binlerce sağlık emekçisi ile hastaların daha az koruması anlamına geleceğini belirterek “Hastaneler çok tehlikelidir. Bu adım kabul edilemez” diye tepki gösterdi.

Sağlık Bakanlığı, kamuya ait yataklı hastanelerin tehlike sınıfının düşürülmesi için Ocak ayı başında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na başvurmuştu. Başvuru sonrası bunu gündemine alan bakanlık, yarın bünyesindeki Tehlike Sınıfları Komisyonu’nda bu konuyu görüşecek. Düzenleme kabul edilirse hastanelerde görevlendirilmesi gereken iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi sayısı azalacak; risk değerlendirmeleri, eğitimler ve acil durum planlarının yenilenme süreleri uzayacak.

MADENLER KADAR TEHLİKELİ

Konuya ilişkin bugün düzenlenen toplantıda konuşan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, Türkiye’de işçi sağlığı alanındaki tabloya dikkat çekti. 2025 yılında en az 2 bin 105 emekçinin çalışırken yaşamını yitirdiğini anımsatan Azap, “Hastaneler binlerce çalışanın, her gün binlerce hasta ve yakınının bulunduğu, biyolojik, kimyasal, fiziksel ve psikososyal risklerin iç içe geçtiği alanlardır. Bilimsel literatürde madenler kadar tehlikeli kabul edilir” dedi. 2012’de yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile hastanelerin “çok tehlikeli” sınıfta tanımlandığını söyleyen Azap, “Tehlike sınıfı, riskin tamamen ortadan kalkmasıyla değil; işin niteliği değiştiğinde düşer. Hastanelerde risk azalmadı, aksine çeşitlendi” dedi. Azap, Çalışma ve Sağlık Bakanlığı'ndan konuyu görüşmek için randevu talep ettiklerini ancak randevu verilmediğini de kaydetti. TTB, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Devrimci Sağlık-İş Sendikası ve çok sayıda meslek örgütü yarın komisyonda bilimsel rapor sunacak.

Grup adına ortak açıklamayı okuyan TTB İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Figen Şahbaz Bilaloğlu ise Bakanlığın hedefinin İSG profesyoneli sayısını ve maliyetini azaltmak olduğunu söyledi. “Sağlık Bakanlığı kamu otoritesi gibi değil, işveren mantığıyla hareket ediyor” diyen Bilaloğlu, şöyle devam etti:

"Bu değişikliğin yapılması halinde hem tüm sağlık çalışanlarının sağlığını tehdit edecek hem de hasta güvenliğini riske atacak pek çok durum ortaya çıkacaktır. Sağlık Bakanlığı’nın bu teklifi hiçbir bakımdan kabul edilemez. Sağlık Bakanlığı’nı çalışan ve hasta güvenliği açısından ciddi sonuçlara neden olacak bu teklifi geri çekmeye, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı 6331 sayılı kanunu eksiksiz uygulamaya davet ediyoruz."

Personel ve eğitim yarı yarıya azalacak

Tehlike sınıfının düşürülmesi halinde;

  • İş güvenliği uzmanının çalışan başına ayırması gereken süre 40 dakikadan 20 dakikaya inecek
  • 250 çalışana bir uzman zorunluluğu 500 çalışana bire çıkacak
  • İşyeri hekimi için ayrılan süre 15 dakikadan 10 dakikaya düşecek
  • Risk değerlendirmesi iki yılda bir yerine dört yılda bir yapılacak
  • Yıllık İSG eğitimleri iki yılda bire çekilecek, süre 16 saatten 12 saate indirilecek
  • Acil durum planları ve periyodik muayeneler seyrekleştirilecek