Google Play Store
App Store

Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik tartışmaları da beraberinde getirdi. Aile hekimleri "Şiddet uygulayan hastayı değil, hekimi yerinden eden, ASM’lerde kullanılan demirbaşları kamu malı sayan yönetmeliği kabul etmiyoruz" dedi.

Sağlıkta şiddete çözüm adres değişikliği!
Fotoğraf: ANKA
Sibel Bahçetepe
Sibel Bahçetepe
sibelbahcetepe@birgun.net

Sağlık Bakanlığı tarafından ve yürürlüğe giren “Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” aile sağlığı merkezlerinin çalışma koşullarından şiddet uygulayan hastanın kaydının başka bir hekime devrine, ASM'lerde kullanılan demirbaşların kamu malı sayılmasına dek pek çok değişikliği beraberinde getirdi. Yeni yönetmelik tartışmalara yol açarken, aile hekimliği dernekleri "Sağlık Bakanlığı her zaman olduğu gibi 'ben yaptım oldu' anlayışıyla anlayışıyla hazırlanmış ve sahaya dayatılmıştır. Şiddet uygulayan hastanın kaydının başka hekime devri şiddet sorununu çözmez" dedi.

Resmi Gazete'de önceki gece yayımlanan yeni yönetmelik yalnızca şiddet başlığında değil, aile sağlığı merkezlerinin (ASM) işleyişinden çalışanların haklarına kadar pek çok alanda tartışmalı değişiklikler içeriyor. Esnek mesainin kaldırılması, uzaktan sağlık hizmetlerine ilişkin belirsiz düzenlemeler, vekâlet durumunda tüm sorumluluğun tek kişiye yüklenmesi ve ASM’lerde kullanılan demirbaşların “kamu malı” sayılması bunlardan yalnızca bazıları. Yönetmelikte en dikkat çeken maddelerden biri, sağlık çalışanına şiddet uygulayan hastanın kaydının başka bir hekime ya da merkeze aktarılması.

"SAHADAN KOPUK"

İlk olarak 2013 yılında çıkarılan ve defalarca değişikliğe gidilen yönetmeliğin tekrar değişikliğe gitmesi hakkında açıklama yapan Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, “Her zamanki gibi sahadan kopuk, dayatmalarla, baskılarla ve yoğun denetimlerle dolu birçok madde değişikliği yapılmış durumda. 'Yaptım oldu' anlayışıyla bir yönetmelik hazırlamış ve bunu sahaya dayatılmıştır” diyerek tepki gösterdi. Aile sağlığı merkezlerini kuran aile hekimlerinin kendi ceplerinden harcayarak temin ettikleri tıbbi malzemeler ve cihazların, yeni yönetmelikle adeta kamulaştırıldığını söyleyen Mehlepçi "Üstelik bu malzemelerin birçoğu, Bakanlık tarafından doğrudan aile hekimlerine satılmıştır. Bakanlığın aile sağlığı merkezlerini sürdürebilmek için verdiği cari gider ödemeleriyle ise ancak personel maaşlarını, sarf malzemelerini ve elektrik, su, doğalgaz gibi temel giderleri karşılayabiliyoruz. Bakanlık ise adeta bir 'uyanıklık' yaparak önce malzemeleri ve cihazları hekimlere aldırmakta, ardından da 'bunları hiçbir yere götüremezsiniz, bunlar kamu malıdır' demektedir" değerlendirmesini yaptı. Mehlepçi şöyle devam etti:

“Her zaman dile getirdiğimiz gibi; kamu binalarında, tıbbi cihazların ve demirbaşların devlet tarafından karşılandığı, altyapısı hazır aile sağlığı merkezlerinde çalışmak istiyoruz. Bu durum başlı başına bir kaostur. Bakanlık, yıllardır kendi elektronik sistemlerini dahi sağlıklı bir şekilde çalıştıramazken (E-Reçete, E-Rapor, E-Nabız, SİNA) neredeyse her pazartesi e-reçete sistemlerinde yaşanan aksaklıklar ortadayken şimdi kendi AHBS programını zorunlu hâle getirerek, zaten sistem sorunlarıyla boğuşan ebe, hekim ve hemşireleri hastalarla karşı karşıya getirmektedir. Yeni yönetmelikle 'uzaktan hasta muayenesi' ibaresinin eklenmesi de ayrı bir sorun teşkil etmektedir."

YOĞUN İŞ YÜKÜ

Yeni düzenlemeyle birlikte sağlık çalışanlarının daha ağır iş yüküne gireceklerini de vurgulayan Mehlepçi "Aile sağlığı merkezlerindeki gebe izlem ve aşı odalarının dört birimden beş birime çıkarılması ise yeni aile hekimliği birimleri açmak için bir gerekçe olarak kullanılmaktadır. Oysa hâlihazırda birçok yerde yetersiz ve kötü fiziki şartlarda hizmet vermekteyiz. Bizler kamu hizmeti veriyoruz. Bu hizmeti depreme dayanıklı, insanca çalışabileceğimiz kamu binalarında sunmak istiyoruz" ded. ASM’de çalışan ebe, hekim ve hemşirelerden biri bir hasta tarafından şiddete maruz kaldığında, hastanın başka bir aile sağlığı merkezine ya da aynı merkez içinde başka bir hekime kaydırılmasına tepki göstererek şöyle devam etti:

"Sağlıkta şiddet uygulamasına bulaşmış bir kişinin aynı aile sağlığı merkezinde başka bir hekime atanması; sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik etkin ve caydırıcı önlemler beklenirken, şiddeti uygulayan kişiye adeta ödül niteliğinde bir muamele yapılması anlamına gelmektedir. Şiddet gören sağlık personeli ile bu davranışı sergileyen hastanın yeniden karşı karşıya gelmesi anlamına gelmektedir. Düşünün ki ben bir hastadan şiddet gördüm, şikâyetçi oldum ve davalık oldum. Bu hastayı benden alıp aynı aile sağlığı merkezindeki başka bir birime atıyorlar. Ben de arkadaşımın yerine baktığımda bu hasta bana başvuracak ve yeniden karşı karşıya geleceğiz. Bu durum, şiddeti önlemekten ziyade şiddete göz yuman bir politikadır. Bu durum, sağlıkta şiddet için adeta bir davetiyedir ve kesinlikle kabul edilemez. Bu düzenlemeyle sağlıkta şiddet son bulmayacak, devam edecektir."

"CİDDİ HAKSIZLIK"

Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir ise yönetmelikte aile hekimlerinin kendi cebinden aldığı malzemelerin kamu malı sayılmasını eleştirdi. Kandemir, şöyle devam etti; "Ortak alan malzemelerinin kamu malı sayılacağı madde ciddi haksızlık içeriyor. Bakanlık aile hekimlerinin kendi cebinden aldığı malzemelere bu düzenlemeyle kamu malı diyebiliyor. Cari gider adı altında maaş harici verilen bir ödenek var fakat bu ödenek mevcut şartlarda, kira, personel giderleri, muhasebeci giderleri, faturalar, tıbbi sarf malzemeler ve daha bir çok kalem aylık sürekli harcamalar için verilmektedir ve birçok ASM'de mevcut enflasyon şartlarında zaten yetersiz kalmaktadır. Bu yüzden hekimin kendi cebinden aldığı klima, bilgisayar gibi malzemelerinin kamunun diyebilmek için bakanlığın kendi bütçesinden almış olması gerek. Ayrıca bu düzenlemeyle artık hiç bir aile hekimi cebinden harcama yapıp aile sağlığı merkezi kurmayacaktır. Sanal ASM dediğimiz binasız açılmış olan ASM'lerde aile hekimleri ASM'lerin tadilatı dahil, tüm eşyalarını da kendi temin edip kurmaktadır. Bu kadar masraf yaptıktan sonra herşey kamunun denecekse tüm aile sağlığı merkezlerini Bakanlık kendi kurup öyle teslim etmelidir. Fakat bundan önce kredi çekip ASM kuran arkadaşlarımızın mülkiyet hakkı gaspedilmemelidir. "

"ŞİDDETİ ÖNLEMEDE YETERLİ DEĞİL

Şiddet uygulayan hastanın aile hekiminin değiştilmesine ilişkin de Kandemir "Bu madde sağlıkta şiddeti önlemede bir adım gibi olsa da yeterli değil. Muhakkak şiddet uygulayan kişiye daha etkin ve caydırıcı bir ceza verilmeli. Kişinin SGK ödemesinin kaldırılması, verilen cezanın hemen uygulanması, tutuklu yargılanması gibi düzenlemeler yapılabilir" dedi.