Sahici sorunların arkasından gittik

Grup Yorum’un kurucularından olan Metin ve Kemal Kahraman kardeşler 22 yıl aradan sonra İstanbul’da ilk konserlerini 20 Aralık Cumartesi, BKM’de verecek. İkiliyle İstanbul konserleri öncesi konuştuk.
>>Türkiye’ye döndükten sonra sizi ilk kez Munzur Festivali’nde dinledik. Orada neler hissettiniz?
Kemal Kahraman: Boşluğa söylediğimiz türküleri ilk kez muhataplarına söylediğimizi hissetmiştim. Biraz daha kendi denizindeki balık gibi oldu. 20 yıl sonra dönmüşken ilk kez Dersim’de çıkmak önemliydi.
>>Birlikte konser vermekle ilgili en çok neyi özlediniz?
K.K: Zaten yurtdışında beraber konser veriyorduk ama İstanbul özelinde, ben tabii ki heyecanlıyım İstanbul’da çalmaktan. 20-25 yıl sonra bunu Metin’le beraber yapıyor olmak özel bir an olacak.
Metin Kahraman: Türkiye’de bugüne kadar gerçekleştiremediğimiz konserler var. Örneğin Türkiye’de Felfecir, Şahmaran, Çevere Hazaru konserlerini birlikte yapamadık. Yani bazı albümleri beraber taşıyamadık sahneye. Önümüzdeki bir yıl içinde bu üç albümün konserini yapmak istiyoruz.
>>Almanya’daki yılları nasıl tarif edersiniz?
K.K: Almaya’da benim ilk 10 yılım Türkiye okullarında öğrendiklerimi unutmaya çalışmakla geçti. Kültürel gerçeğimiz kendi kültürel referanslarımızdan uzaklaşmak üzerine kurulu bir eğitim sisteminin muhataplarıyız ve bu ister istemez her insanda bir formatlama durumu çıkarıyor. On yıl sonrasında kendi gerçekliğimi algılayabildim. Almanya yılları bizim açımızdan verimliydi. Yurtdışına çıkma sebeplerimizin başında kendi kültürümüzle, dilimizle ilgili sorularımızın yoğunluğunun baskısı vardı. Almanya’daki 20 yıl Dersim kültürüne en yaklaştığımız ve dil ile kültürüyle ilgili en yoğun çalışabildiğimiz dönemdir.
>>Türkiye’de neler yapacaksınız?
K.K: 20 yıl kısa süre değil. Şimdi geri döndük. Kendi kültürümüze muhatabıyız. Bu 20 yıllık sürede ‘Çevere Hazaru’ albümünü yaptık. 300 sayfalık bir dokümanter hazırlamıştık ama onu basamadık. ‘Şahmaran’ albümünü çıkarttık ama Şahmaran çok daha derin bir hafızayı temsil etme iddiasındaydı. Nitekim bu iddiamızı somutlayacak verilerle karşılaştık ama o sözlü versiyonları dinleyiciyle paylaşamadık. Yine bir kitap olarak Kürtçe Şahmaran’ımız var yayınlamak istediğimiz. 1-2 aya kadar Dersim ağıtı çıkartmayı düşünüyoruz. Her çalışmanın yayınlanmamış bir tarafı da var. İlk birkaç konser dinleyicinin gözünde öne çıkan şarkılar üzerine kurulacak. Derdimiz her bir albümün daha küçük ortamlarda konserini yapmak. Sadece konser şeklinde değil, işin kültür tarihindeki yerini de konuşarak konserin sınırlarını zorlayacak bir atmosfer yaratmak istiyoruz. Söyleyecek sözlerimiz aslında Anadolu’nun kültür hafızasıyla yani hepimizle ilgilidir.
>>Yasaklı olmak şarkılarınızın öğrenilmesini engelleyemedi bu gücü nasıl tarif ediyorsunuz?
K.K: İnsanın kendi yaptığı çalışmalarla ilgili böyle bir değerlendirmede bulunması zor ama şunu söylemek mümkün biz sahici soruların arkasından gittik. Bizim kendi varoluşumuzla ilgili soruların arkasından... Bu soruların cevaplarını da en sahici kaynaklarda bulmaya çalıştık.


