‘Şahin savcı’ya suç duyurusu
Bülent Karataş olayını soruşturan savcı Şahin Çiftçi hakkında, sorumluluların ifadelerini almadığı ve soruşturmada adil davranmadığı gerekçeleriyle suç duyurusunda bulunuldu...
Tunceli’nin Hozat ilçesi Kurukaymak köyü (Boydaş) kırsalında odun toplamaya gittikleri sırada askerlerin ateş açması sonucu Bülent Karataş’ın yaşamı yitirmesi, Rıza Çiçek’in de ağır yaralanmasıyla sonuçlanan olayla ilgili yeterli araştırmayı yapmadığı gerekçesiyle, Hozat Cumhuriyet Savcısı Şahin Çiftçi hakkında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na suç duyurusunda bulunuldu. Olay sonrası yapılan inceleme ve araştırmalar, söz konusu olayda Bülent Karataş’ın herhangi bir suç işlediğine dair hiç bir delil elde edilemedi. Olay sırasında görevli askerler de verdikleri ifadelerde “Karataş ve Çiçek’in silahsız olduğunu, kendilerine ateş eden kişileri ise görmediklerini” söylediler.
Olaydan sağ olarak kurtulan mağdur Rıza Çiçek de “Olay günü askerler kimliklerimize baktıktan sonra soyunmamızı istediler. Biz de soyunduk, sonra askerler sebepsiz yere bize ateş açtı” demişti.
YENİDEN KEŞİF TALEBİ REDDEDİLDİ
Olay sonrası Hozat Cumhuriyet Savcısı Şahin Çiftçi, olay yerine sadece askeri görevliler ile giderek incelemelerde bulundu ama Karataş ve Çiçek’in aile avukatı olan Hüseyin Aygün’ün olayla ilgili daha detaylı ve objektif bir araştırma yapması için kendilerinin de katıldığı ‘yeniden keşif’ talebi ise Hozat Cumhuriyet Savcılığı tarafından kabul edilmedi. Karataş ve Çiçek’in avukatı Hüseyin Aygün Yeniden keşif yapılması taleplerini zorunlu olduğu halde kabul edilmemesinin suç olduğunu söyledi.
Olayla sonrası yapılan keşif sırasında bir takım “yaşam malzemeleri” bulunduğu iddia edildiği halde savcının talimatıyla bu malzemelerin 6 askeri görevlinin müştereken imzaladığı ‘Olay Tutanağı’na göre imha edildiğini kaydeden Aygün,” Savcı Şahin Çiftçi daha sonra bu malzemeleri “fezleke” adlı belgede “suç delili” olarak gösterebilmiştir. Cumhuriyet Savcısının görevi “suç delili”ni imha etmek değil; saklamak ve muhafaza altına almaktır. Savcı bunu yapmamıştır” şeklinde konuştu.
ÇİÇEK ŞİKÂYETÇİ OLARAK DİNLENMEDİ
Rıza Çiçek’in ‘şikâyetçi’ olarak beyanlarının bugüne kadar alınmadığına vurgu yapan Aygün, “Olayın tek görgü tanığı olan Çiçek’in kendilerine ateş açan askeri birlik mensupları ile yüzleştirilmesini talep ettiğimiz halde Çiftçi bu talebimizi de kabul etmemiştir” dedi. Olay kamuoyunda bir yargısız infaz olarak yoğun şekilde tartışıldığı halde Çiftçi’nin girişimleri sonucu dosya üzerinde gizlilik kararı verildiğini kaydeden Aygün, “oysa soruşturmayı tehlikeye düşüren bir durum yoktu” dedi.
Çiftçi’ye verdikleri “suç duyurusu” dilekçelerinin Malatya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiğini hatırlatan Aygün, “Savcı, Malatya Cumhuriyet Savcılığına gönderdiği dosyada Karataş ve Çiçek’i “devletin bütünlüğüne karşı eylem yapmak” ile suçladı. Dilekçemizin bu savcılığa gönderilmesi de “görevin kötüye kullanılması” veya “görev ihmali” anlamına gelmektedir. Bizim şikâyet dilekçemiz güvenlik görevlilerin görevleri esnasında adam öldürmek suçlamasını içermektedir. Bu iddianın tartışılacağı yer Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı değil; Tunceli Cumhuriyet Savcılığıdır” dedi.
KAYIP GİYSİLER SORUŞTURULMADI
Savcının Karataş’ı örgüt mensubu olarak nitelediğini ve bu düşüncesini de somut hiçbir olaya dayandırmadığını dile getiren Aygün söyle konuştu; “Karataş’ın üst giysileri ‘kayıp’ olduğu halde bu konuda hiçbir araştırma yapmamış; “yargısız infaz” iddialarımızın kanıtlanması ve ‘atış mesafesi’nin tayini bakımından en önemli delil olan atlet, gömlek vb. giysileri bulunmamış; ‘kayıp olmasına’ yol açan kişiler bu eylemleri ‘suç’ olmasına rağmen soruşturulmamıştır.”
SORUMLULARIN İFADELERİ ALINMADI
Savcı Şahin Çiftçi’nin “maddi gerçeği ortaya çıkarmaya” değil, olayın saptırılmasına ve kamuoyunda Karataş ve Çiçek aleyhine bir havanın oluşmasına neden olduğunu kaydeden Aygün bunun ‘adalete olan inancı’ yaradığını, adalet duygusunun bizzat cumhuriyet savcısının işlemleriyle zedelendiğini söyledi.
Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi ise 11 Nisan 2008 tarihli “iddianamenin iadesi” kararı ile Çiçek ve Karataş’ın “örgüte yardım” ile dahi suçlanamayacağını karara bağlandığını, bu karara savcının yaptığı 3 ayrı itirazın da reddedilerek iddianamenin geri gönderildiğine, Çiçek’in tahliye edildiğine dikkat çeken Aygün, savcının delilleri takdir yetkisinin sınırsız ve mutlak olmadığını söyledi.
Savcı Şahin Çiftçi’nin, Karataş’ın haklarının korunması için yapması gereken işlemleri yapmadığını; ölümden sorumlu güvenlik görevlilerinin “şüpheli” sıfatıyla ifadelerini dahi almadığını belirten Aygün, “Adil olmayan bir soruşturma yürütmüştür. Çiftçi’nin ağır şekilde kusurlu olduğu açıktır” dedi. Aygün tüm bu nedenlerle Çiftçi’nin cezalandırılması talebiyle önceki gün suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.
RÜŞTÜ DEMİRKAYA DİHA

