birgün

12° PARÇALI BULUTLU

KÜLTÜR SANAT 22.11.2020 10:58

Şair-çevirmen Mojtaba Nahani: Şiir Fars kültürünün vazgeçilmez unsurudur

Şiirin yeri İran’da bambaşkadır, kültürün en vazgeçilmez unsurlarındandır. Her evde mutlaka Hafız ve Mevlana şiir kitapları bulunur. İranlılar son yıllarda Türk şiir ve romanına da merak saldılar.

Şair-çevirmen Mojtaba Nahani: Şiir Fars kültürünün vazgeçilmez unsurudur

Nuray Salman

Günbatımı (Ghoroob), Sanat ve Ekonomi (Honar ve Eghtesat) dergilerinin dünya şiir bölümünün editörü şair-çevirmen Mojtaba Nahani ile şiire ve çeviriye dair konuştuk. Mojtaba Nahani(Mücteba Nehani),1983’te Ahar’da doğdu.

Ailesiyle birlikte Tebriz’de yaşayan 1983 doğumlu Mojtaba Nahani, Tebriz Üniversitesi İngilizce Çevirmenlik Bölümünü bitirdi, ardından da Siyaset Bilimi üzerine doktora yaptı. 15 yıldır çevirmenlik yapan Nahani'nin şiir ve çevirileri İran ve Türkiye’deki pek çok dergide yayımlandı.

İngilizce çevirmenlik okumanıza rağmen Türkçeden Farsçaya, Farsçadan Türkçeye çeviriler yapıyorsunuz. Çevirisini yaptığınız Türk şiirleri İran’da nasıl bir ilgi görüyor?

Son yıllarda Türk Edebiyatı İran'da çok ilgi görüyor ve çevirmenler de Türk şiir ve romanına merak saldılar. İranlı okurlardan da talep arttı. Şiirin yeri İran'da bambaşkadır. İran kültürünün en vazgeçilmez unsuru şiirdir. Her evde mutlaka Hafız ve Mevlana şiir kitapları bulunuyor. Böyle bir toplumda şiir okuma isteği her zaman olacaktır. Ama genel bir bakışta Türkiyeli şairlerin çoğu burada tanınmıyor. Bence çevirmenler daha kapsamlı araştırmalarla daha fazla ve kaliteli şiirleri Farsçaya çevirmeleri gerekiyor. Benim çevirdiğim şairlerin bir kısmı İran'da az da olsa tanınıyor ama bir kısmı yeni yüzler ve biraz zaman alacak tanınır olmaları.

Çevirdiğiniz şiirlerde özellikle sizin için özel bir yere sahip olan şairler var mı?

İsim söylemek gerekirse bir uzun liste olacağına inanıyorum. Bir kaç ismi söylemek istiyorum: Nâzım Hikmet, Gülten Akın, Orhan Veli, Oktay Rıfat, Melih Cevdet, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Edip Cansever, Ahmet Erhan, Özdemir Asaf, Didem Madak, Nilgün Marmara, İlhan Berk, küçük İskender, Attila İlhan, Behçet Necatigil ve daha daha önemli ve özel şairler...

Kültürel referansların çeviri üzerinde etkisi ve iletişimdeki önemi nedir?

Bence çok önemli bir etkisi var. İnsanlık tarihinde devrim yaratan ve bizi bugünlere getiren iki devrimsel unsur; dil ve kültürdür. Birbirimizle iletişim halinde olmamızı sağlayan dil, yine başka insanlarla toplumsal bağı sağlayan ana etmen kültür, insanlığın yalnızlığını bitirmiş, tekil değil çoğul düşünmesini sağlamıştır. Bu sayede gelişim başlamış ve kolektif düşünceyi toplumlar üzerinde etkili kılmıştır. Böylelikle insanoğlu günümüze kadar ileri bir seviyeye gelmiş ve daha da ilerleyecek konumunu korumuştur.

Dil ve kültür, çevirmenlik için neden önemlidir?

Çünkü hem kendi dilini ve kültürünü iyi bilip tanıyacak hem de kaynak dilin öğelerini ve kültür kavramlarını içselleştirecek kadar iyi bilecek. Bunun nedeni ise şuradan gelmektedir? Bir çevirmen yaptığı işte kültürü göz önünde bulundurmaz ise sonucu felaketlere dayanacak kadar kötü bir iz bırakır. Her şeyden önce kültürel etkilerden uzak çeviriler yanlış iletişime sebep olur ve daha ilk dakikadan iletişimin kesilmesine yol açar.

Çevirmen, çevirdiği dilin edebiyatını, yazınsal inceliklerini, yazarını, şairini iyi tanımak zorunda mıdır?

Bir çevirmen, çevirdiği dilin edebiyatını, yazınsal tekniklerini tanımak zorundadır. Çevirmen şiirlerin derinliğini inceleyip ve çok yönlü bir şekilde okumalıdır. Çeviri yapmak için kesinlikle çevirmenin bir özel yalnızlığı olmalı. Bu dediğimi gerçek çevirmenler çok iyi bilir. Ben çeviri yaptığım şiirlerin şairleriyle her zaman bir iletişim çabası içindeyim. Şairin duygularını ve bazen düşüncelerini bilmek çeviriyi iyi anlamda etkileyebilir. Bunun tersi de olabilir.

Çeviri şiirlerde duygu bütünlüğünün var olduğuna inanıyor musunuz?

Evet, inanıyorum. Bence yazınsal türler içinde şiirin ayrı bir yeri ve de ayrı bir özelliği vardır. Bu özellik onun yapısından ve dilinden kaynaklanır. Bu yüzden de okurdan değişik bir donanım ve değişik bir yaklaşım gerektirir. Şiir çevirisi edebi türler içinde çevirmeni en çok uğraştıran alandır. Şiirin kendine özgü dili, yapısı ve biçimi vardır. Bu nedenle şiir çevirmeyi bir başka şiir yazmak olarak kabul eden bazı kuramcılar ve şairler şiir çevirisine karşı çıkmaktadırlar.

Türk şiirinin üzerinde uzun zamandır çalışıyorsunuz ve üç çeviri kitabınız bulunuyor. Orhan Veli Kanık Seçme Şiirler, Ahmet Erhan Seçme Şiirler ve Özdemir Asaf Seçme Şiirler diye. Yeni çalışmalarınız var mı?

Evet, yeni çalışmalarım var şiir çevirisi üzerine. Aziz Nesin'in aşk şiirlerinden oluşan bir seçme kitap yakında yayınlanacak. Bir kaç yıldır Türk kadın şairler üzerine çalışıyorum bundan dolayı bir seçme şiir kitabı hazırlıyorum. Ve en sevdiğim sanatçıdan yani Ahmet Kaya'nın bütün şarkı sözlerini çevirmek istiyorum, umarım kısa zamanda da bu kitap yayınlanır. Ve diğer sevdiğim şairlerden de seçme şiirler çeviriyorum.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız