Şairin emekliliği

11.08.2019 10:05 BİRGÜN PAZAR

1) Mektup: (Bu mektup 7 Haziran 1981 tarihinde eğitimci, şair-yazar Vecihi Timuroğlu’na yazılmıştır. Mektup, Munzur dergisi Vecihi Timuroğlu Arşivi’ndedir).

Timuroğlu, Koca Hoca, Can Dost, merhaba!

Sen, ayınşinkaf derdine düşeli; bense başka dertlerle mağarama çekileli aylar oldu; bir avuçluk Ankara’da yüz yüze gelme olanağı bulamadık. İstedim ki, Filizkıran Fırtınası çıksın da öyle geleyim Dikmen’deki haneye; bir türlü çıkamadı kitap; istim üstünde bunalıp kaldım. Öbür işlerin hiçbiri de sonuçlanmadı. Yayım mevsimi kapanmağa doğru gittikçe, sinir gerginliğim her gün biraz daha arttı. Sonunda, Tevfik Çavdar’a telefon etmek zorunda kaldım; telefonda anlattı bir şeyler.

“Nasılsın?” diye sormuyorum; o fırtınanın neler getirebileceğini bilirim az-çok! Şimdilik, “Ne zaman görüşeceğiz?” diye sormakla yetiniyorum.



Derginin ANYAZKO’ya devredildiğini önce 3. sayıdan, sonra da Çavdar’dan öğrendim. 4. sayı henüz gelmedi elime, yazısını okuyamadım Çavdar’ın. Yalnız, hemen söyliyeyim ki, 4. sayıya ulaştığı halde, derginin temiz çıkması bir türlü sağlanamadı. ANYAZKO adı bile ANYASKO olarak çıkarsa, gerisini var hesabet artık! (1. sayıdaki benim yazıda iki daktilo sayfalık yanlış vardı, Atabaş’a yazıyla bildirdim, fakat tek satırla olsun sözedilmedi bu durumdan. O yüzdendir ki, yazı vermedim. Remzi’nin dükkânı önünde rastlantı sonucu karşılaştığımızda da özel durumunu anlattı birkaç sözcükle. Neye üzüleceğime şaşırdım!)
Yahya Kanbolat’ın ‘Politikacının Kökeni’ adlı kitabı çıktı, fakat dağıtıma verilmedi henüz. Kendisi, senin imzalı kitabını bana bırakmıştı. İstedim ki, benim kitapla birlikte Dikmen’e getireyim; benim kitap gecikince, Kanbolat’ın kitabını bu mektupla birlikte postaya vermek zorunda kaldım. Anla artık Hoca, ne yapayım? Anadolu yeminiyle söylüyorum: Vallahi çok sıkışık durumdayım! Emeklilik yok, iş yok, İş Mahkemesinden sonuç yok, kitaplar çıkamadı günışığına; ne haltedeyim ben? (Emeklilik dedim de: Bağ-Kur’dan bir arkadaş, benim işgünü sorunuyla ilgilendi. Telefonda dediğine göre, 5560 işgünüm varmış. Birkaç aylık bordrom da herhalde verilmemiş SSK’ya. Yasada değişiklik yapılmış, ilgilenemedim. Dediklerine göre, 20 yıl basın kartı taşıyanlar emekli olabiliyorlarmış. Var mı böyle bir şey? Ben, 25 yılda 5000 işgünü istendiğini biliyordum. Dedikleri doğruysa, emekli olabilirim. Fakat, dilekçem SSK’da bulunduğu halde, niçin emekli etmiyorlar beni? Birkaç gün daha bekleyip, bu konuyu yetkililerle görüşmek istiyorum. Yoksa, ya Nusret Otyam formülü, ya da 55 yaş!.. Görüştüğümüzde konuşuruz bu konuyu Hoca.)

Öyle anlaşılıyor ki, ANYAZKO daha hazırlık evresinde? Önümüzdeki günlerde bir araya gelebilirseniz, beni de haberdar edin lütfen. Biliyorsun, tüzüğü bile okuyamadım daha. Dinçer’e birkaç kez uğradım, görüşemedik. Sık sık da inemiyorum Kızılay’a.

Senden bir ricam olacak Hoca: Derginin 1. sayısından bir tane vardı bende, düzeltmeler yapmıştım üzerinde. Geçenlerde Samsun’dan bir Prof. Kardiolog arkadaşım gelmişti, sayıyı alıp götürdü. Bana o sayıdan 1 veya 2 tane yollayabilirsen sevinirim. Sende vardır mutlaka.

Özledim, Hoca! İlk fırsatta görüşme dileğiyle…

Selam, sevgi, saygı!

Güzel günler ve mutluluklar dilemeyi unutmuş değilim?

Hasan Hüseyin

“Filizkıran Fırtınası’nın birkaç güne dek çıkacağını sanıyorum. Gelirim veya ulaştırırım.

***

2. Mektup: (Bu mektup 14.03.1980 tarihinde Sesimiz dergisinin sahibi, şair yazar Hasibe Ayten’e yazılmıştır. Mektubun orijinali Munzur Dergisi Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi Hasibe Ayten Arşivi’nde kayıtlıdır.)

Sevgili Ayten,

“Toprak Şiir Ödülü” yönetmeliğini yazı kılığına soktum. Ödüle katılma süresi bu yıl için 15 Nisanda dolacağından, yazının birkaç yerde birden çıkmasının uygun olacağını düşündüm. Birini de konuştuğumuz gibi Sesimiz’e yolluyorum. İster imzalı yayımla, ister imzasız… Hatta istersen, kendince bir giriş yaz kendi imzanla ver. Nasıl uygun görürsen.

Füruzan Hanım çok sevinecek.

Allah, geceki güzelliği her kese nasip etsin, âmiiin! (Vallahi, az deli değiliz biz!..)

Selâm!

Hasan Hüseyin

***

Munzur Dergisi’nin sahibi Mesut Özcan’ın öncülüğünde Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi ile yayımlamaya başladığımız mektupların üçüncüsündeyiz. Bu sayıda Hasan Hüseyin Korkmazgil'in Vecihi Timuroğlu’na ve Hasibe Ayten’e yazdığı mektuplara yer veriyoruz.

Burak Abatay