birgün

27° AÇIK

BİRGÜN PAZAR 30.04.2017 10:54
author

Sait Faik alfabesi

Sait Faik alfabesi

Adalı: Üç adalı. Adapazarı, Burgaz Adası, ve ‘yeni bir keşif’ olarak Sait Faik adası.
Balık: Onun öpüp bıraktığı küçücük balıklar dolaşıyor hala denizlerimizde.
Ceylan-ı Bahri: İkinci baskısında “Medar-ı Maişet” motoruna verdiği isim.
Çakır: Ece Ayhan, “Çakır gözlü, mor dudaklı ve patlak gözlü sarışın” der ona.
Deniz: Sait Faik’in rakı masası, yazı masası, muhabbet masası, mavi masası.
Eftalikus: Öyküsünü yazdığı, Taksim meydanına bakan “Eftalikus’un Kahvesi”.
Fındık: Kendini büyük görmeyen herkesin ahbabı, öyküsüyle adı aynı olan köpek.
“Gramofon ve Yazı Makinesi” öyküsünde bu iki küçük makineye övgüler düzer.
Ğ: Grenoble, çok sevdiği Fransız kenti. İlhan Berk’in ona “Ağıt”ında da geçer.
“Haritada Bir Nokta”: Ünlü “Yazmasam deli olacaktım” cümlesiyle biten öyküsü.
Israr: “Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey.”
“İmrozlu Kız”: Dudakları yağmurlu havalarda kirli, pazarları fiyakalı Eleni’nin şiiri.
Justin Besançon: Paris’te göründüğü ünlü karaciğer mütehassısı.
Karga: “Karganı bağışla. Ben şeamet kargası değil, hasret kargasıyım.”(Mektup)

“Lüzumsuz Adam”: “Kendi peşimi bile bıraktım” diyecek kadar ‘lüzumsuz’ bir adamın öyküsü.
“Medar-ı Maişet Motoru”: 1944’te toplatılan ve 1952’de Birtakım İnsanlar adıyla yayımlanan romanı.
Nevin: Yanında hiçliğini duyduğu, onu sevmekle gururlandığı sevgili arkadaşı.
“O Ve Ben”: “Sana koşuyorum bir vapurun içinden/Ölmemek, delirmemek için.”
Ölüm: Dağlarca, ölümünün ardından “Ağıt” yazdı: “üşür balıklar hikayelerde.”
Panco: “Panco iyi çocuktur. Candır can.” Sait Faik’in bir nevi Don Kişot’u, kahramanı.
Rüya: Öyküleri şiire benzetilir, şair tabiatlı, şiir sezgili, rüya görüşlü bir Adalıdır.
“Sinağrit Baba”: Sonunda oltaya gelen sinağrit balığını anlattığı müthiş öykü.
“Şimdi Sevişme Vakti”: Kiraz mevsiminin sevişme vakti olduğunu haykıran şiiri.
Taksim: Sait Faik’in Burgaz dışında en sevdiği yer, Asmalımescit, Beyoğlu, Pera…
Uğurlu: ‘Sait’, uğurlu, mutluluk veren demekmiş. T. S. Halman onu böyle anar.
“Üçüncü Mevki”:İlk kitabı Semaver’de(1936) yer alan bir tren yolculuğu öyküsü.
Vapur: Sait Faik öykülerini, şiirlerini, kişilerini, olaylarını, sırlarını taşıyan dost.
“Yeis”: “Akşam üstleri geliyor/Tam insanlar işten çıkarken” dediği ‘rezil’ şey!
“Zemberek”: Ruhiyat dersinde saatinin zembereği kırılan Celil’in öyküsü.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız