birgün

17° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 23.04.2019 09:50

‘Saldırı nedeni nefret dili’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara Çubuk’ta asker cenazesi sırasında saldırıya uğramasının yankıları sürerken RTÜK’ün CHP’li üyesi İlhan Taşçı, saldırıda taraflı yayın yapan televizyon kanallarındaki ötekileştirici söylemlerin de payının bulunduğunu söyledi. Siyasetçilerin kullandığı ötekileştirici ifadelerin başta radyo ve televizyonlar olmak üzere, yazılı basın ve sosyal medya kullanımının etkisiyle daha da arttığını ifade eden Taşçı, “Bu […]

‘Saldırı nedeni nefret dili’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara Çubuk’ta asker cenazesi sırasında saldırıya uğramasının yankıları sürerken RTÜK’ün CHP’li üyesi İlhan Taşçı, saldırıda taraflı yayın yapan televizyon kanallarındaki ötekileştirici söylemlerin de payının bulunduğunu söyledi.

Siyasetçilerin kullandığı ötekileştirici ifadelerin başta radyo ve televizyonlar olmak üzere, yazılı basın ve sosyal medya kullanımının etkisiyle daha da arttığını ifade eden Taşçı, “Bu söylemlerin yayınlarla desteklenmesi, toplumu ayrıştırmada, kutuplaştırmada olumsuz yönde etkilemiştir. Başta haber bültenleri olmak üzere, tartışma programlarında sergilenen ve yansıtılan bu ayrıştırıcı nefret dili konusunda medyamız ne yazık ki sınıfta kalmıştır.

Seçim dönemlerinde siyasi partilerin ve adaylarının propagandalarını ne şekilde yürüteceklerini, RTÜK ve YSK belirlemiştir. Ancak KHK ile yapılan mevzuat değişikliği sonucunda yapılan izleme ve değerlendirmeler sonucunda hazırlanan raporlara gerek RTÜK gerekse YSK tarafından herhangi bir yaptırım uygulanamaması sonucunu doğurmuştur” dedi.

RTÜK’ÜN ÜZERİNE DÜŞENLER

Önümüzdeki dönemde bu tür yayınların yapılmaması için RTÜK’ün üzerine düşen görevler bulunduğunu bildiren Taşçı, şunları söyledi:

“Seçim dönemlerinde yayınlar ile ilgili mevzuat hızla gözden geçirilmeli ve sorumlu kurumun yaptırım yetkileri net bir şekilde tanımlanmalıdır. Yayıncıların tarafsızlık ilkesine bağlı, hukukun üstünlüğünü gözeten bir anlayışla yayın yapmaları sağlanmalıdır, yapmayanlar hakkında yaptırım yoluna gidilmelidir. Yayıncıların, kim tarafından kullanıldığına bakılmaksızın ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, ötekileştirici nefret diline yer vermemesi sağlanmalıdır.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız