birgün

14° PARÇALI BULUTLU

BİRGÜN PAZAR 05.04.2020 09:56

Salgının Ortasında: Çin'e Karşı Büyüyen Yabancı Düşmanlığı I Koronavirüs salgını ve yaratılan tahribat

Çin halkı, bazı deneme ve yanılgıların ardından, bize bu virüsle mücadele etmenin yolunu gösterdi. Bu dersi öğrenme zamanı. DSÖ’nün dediği gibi: “Test, test, test!” Sonrasında da şehirleri kapatma, izolasyon ve karantinanın dikkatle uygulanması. Virüsle mücadelede deneyim kazanan doktorlar İran’da, İtalya’da ve dünyanın başka yerlerinde; enternasyonalizm ve işbirliği ruhuyla çalışıyorlar.

Salgının Ortasında: Çin'e Karşı Büyüyen Yabancı Düşmanlığı I Koronavirüs salgını ve yaratılan tahribat

VIjay Prashad - WeIyan Zhu - Du XIaojun

'Salgının Ortasında: Çin'e Karşı Büyüyen Yabancı Düşmanlığı' adıyla yayımlanan üç bölümlük yazı dizisinin ilkinde, hastalığın saptanmasından karantinaya adım adım koronavirüsün öyküsü anlatılıyor…

25 Mart’ta G7'nin dışişleri bakanlarının videokonferans yoluyla gerçekleştirdiği toplantıda ortak bir bildiri yayımlanamadı. Bunun sebebi, şu anda G7'nin başkanlığını sürdürmekte olan ABD'nin hazırladığı taslağın diğer üye ülkeler tarafından kabul edilemez bulunmasıydı. Hazırladığı taslakta ABD, 'Wuhan virüsü' ifadesini kullanıyor ve küresel salgından Çin hükümetinin sorumlu olduğunu ileri sürüyordu. Bunun öncesinde ABD Başkanı Donald Trump 'Çin virüsü' ifadesini kullanmış; Trump'ın ekibinden bir kişi 'Kung flu' diyerek bir kelime oyunu yapmış; FOX Haber Sunucusu Jesse Watters ise “Virüs Çin'de başladı. Çünkü yarasa ve yılan satılan pazarlara sahipler” diyerek apaçık ırkçılık yapmıştı. ABD'de Asyalılara yönelik vahşi saldırılar, Trump yönetiminin öncülük ettiği damgalamanın sonucu olarak artış gösterdi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ise doğru bir tavırla, 14 Şubat'ta yani virüs henüz Avrupa'yı ve Kuzey Amerika'yı etkilemeye başlamadan önce yaptığı konuşmada 'damgalama değil dayanışma' çağrısında bulundu. Ghebreyesus, virüs nedeniyle Çin'i suçlamaya dönük bir eğilim gelişeceğinin, daha doğrusu virüsün Çin'e en iğrenç şekilde saldırmak için bir silah olarak kullanılacağının farkındaydı. Damgalama değil dayanışma sloganı, küresel salgına karşı dar, bağnaz ve bilimsel olmayan yaklaşım yerine enternasyonalist ve hümanist bir yanıt verilmesini sağlamayı amaçlıyordu.

Virüs yani resmi adıyla SARS-CoV-2, diğer pek çok virüste olduğu gibi, hayvanlar ve insanlar arasında bulaş yoluyla ortaya çıktı. Bu bulaşın nerede olduğuna ilişkin kesin bir kanı henüz yok. İlk bulaşın Çin'in Hubei eyaletindeki Wuhan'da, vahşi hayvanların satıldığı Huanan Deniz Ürünleri Pazarı'nda başladığına yönelik bir hipotez var. Bu virüs, kuşkusuz insanlar için en tehlikelisi olmasına rağmen türünün tek örneği değil. Son dönemde H1N1, H5Nx, H5N2 ve H5N6 gibi birçok panzootik (Hayvanlar arasında, birkaç ülkede aynı anda salgın olarak görülen) kuş gribi gördük. H5N2'nin ABD'den geldiği bilinmesine rağmen virüs, 'Amerikan virüsü' olarak adlandırılmadı ve hiç kimse bu yüzden ABD'yi damgalamaya çalışmadı. Temel mesele tarımın, insanların SARS-CoV-2 gibi yeni patojenlerle etkileşime girme olasılığının daha yüksek olduğu ormanlara ve hinterlantlara doğru genişlemesi. Yani insanların ormanlık alanlara yayılması ve uygarlık ile vahşi yaşam arasındaki denge üzerine temel soruların gündeme gelmesi. Geçmişte, hiçbir ulusun sorumluluğu olmayan bu virüsleri tanımlamak için sadece bilimsel isimleri kullanıldı.

Patojenlerin adlandırılması eskiden beri tartışmalı bir konu. 1832'de kolera, o sırada İngiliz sömürgesi olan Hindistan’dan Avrupa’ya doğru yayıldı ve 'Asya Kolerası' olarak adlandırıldı. Fransızlar, “Biz demokratiğiz. Otoriterliğin yarattığı bu hastalığa yenik düşmeyeceğiz” düşüncesine sahipti. Ancak Fransa’daki tahribatı, bakteriler kadar, hijyene önem verilmemesi de büyüttü. (Kolera, 1848'de ABD'de yayılmaya başladığında Kamusal Banyo Hareketi ortaya çıktı.)

'İspanyol gribi' sadece İspanya'nın adı ile anıldı çünkü salgın, savaşan ülkelerin çoğunun basını sansürlediği I. Dünya Savaşı sırasında ortaya çıktı. Savaşta olmayan İspanya'da medya, grip hakkında geniş çapta haberler yaptı ve böylece salgın ülkenin ismiyle anılmaya başlandı. Oysa kanıtlar gösterdi ki İspanyol gribi, ABD'de, virüsün tavuklardan askerlere bulaştığı Kansas'taki askeri üslerde başlamıştı ve oradan salgının kayıplarının yüzde 60'ının yaşandığı Hindistan'a yayılmıştı. Fakat grip asla 'Amerikan gribi' olarak anılmadı ve hiçbir Hint hükümeti, bu durumun maliyetini ABD'den talep etmeye kalkışmadı.

KORONAVİRÜS TAKVİMİ

salginin-ortasinda-cin-e-karsi-buyuyen-yabanci-dusmanligi-i-koronavirus-salgini-ve-yaratilan-tahribat-711157-1.

Tıp dergisi Lancet'te* yayımlanan önemli bir makalede Prof. Chaolin Huang, “(SARS-CoV-2) enfeksiyonu teşhis edilen ilk hastanın semptom başlangıcı 1 Aralık 2019'dur” yazmıştı. Başlangıçta virüsün doğası ve insandan insana bulaş olup olmayacağına dair yaygın bir kafa karışıklığı mevcuttu. Virüsün bilinen virüslerden biri olduğu ve esas olarak hayvandan insana bulaştığı varsayıldı.

26 ARALIK: Hubei Eyaleti’ndeki Tıbbi Entegre Hastanesi'nde Solunum ve Yoğun Bakım Anabilim Dalı Başkanı olan Dr. Zhang Jixian, yeni koronavirüs pnömonisi hakkında alarm veren ilk doktorlardan biriydi. 26 Aralık'ta, yüksek ateş ve öksürük şikâyetleri olan (karakteristik grip belirtileri) yaşlı bir çifti muayene etti. İleri tetkikler, influenza A ve B, mikoplazma, klamidya, adenovirüs ve SARS'ı ekarte etti. Çiftin oğullarının tomografisi ise bir şeyin akciğerlerinin iç kısmını kısmen doldurduğunu gösteriyordu. Aynı gün, deniz ürünleri pazarında satıcı olan bir başka hasta da aynı belirtilerle hastaneye başvurdu. Dr. Zhang, dört hastayla ilgili Wuhan'ın Jianghan ilçesindeki Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi'ne bildirimde bulundu. Sonraki iki gün boyunca Dr. Zhang ve meslektaşlarına, deniz ürünleri pazarını ziyaret etme öyküsü olan ve aynı belirtileri gösteren üç hasta daha başvurdu.

29 ARALIK: Hubei Eyalet Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, hastanedeki 7 hastayı araştırmak üzere uzmanlardan oluşan bir ekip gönderdi.

6 ŞUBAT: Hubei Eyaleti, Dr. Zhang ve ekibinin virüsü tanımlama ve açıklama mücadelesindeki çok değerli çalışmalarını resmen tanıdı. Bu çalışmalara dönük baskılama girişimi olmadı.

Dr. Li Wenliang (Wuhan Merkez Hastanesi'nde göz doktoru) ve Ai Fen (Wuhan Merkez Hastanesi acil müdahale bölümü şefi) yeni virüse açıklık getirme konusunda önemli rol oynayan diğer iki isim. İlk günlerde her şey bulanık görünürken sahte haber yaydıkları iddiasıyla haklarında soruşturma başlatıldı.

Dr. Li, 7 Şubat'ta koronavirüs sebebiyle öldü. Başlıca tıp ve devlet kurumları -Ulusal Sağlık Komisyonu, Hubei Eyaleti Ulusal Sağlık Komisyonu, Çin Tıp Doktorları Birliği ve Wuhan hükümeti- doktorun ailesine resmi taziye mesajları ilettiler. 19 Mart'ta Wuhan Kamu Güvenliği Bürosu, Dr. Li'ye uygunsuz bir soruşturma başlattığını itiraf etti ve memurlarını ağır biçimde eleştirdi. Dr. Ai Fen de 'sahte haberler yaymaması' konusunda uyarılmıştı fakat şubat ayında o da bir özür aldı ve daha sonra Wuhan Televizyonu aracılığı ile uyarıları nedeniyle kutlandı.


29 ARALIK: Virüs hakkında 29 Aralık'tan itibaren bilgi sahibi olan eyalet yetkilileri durumu ertesi gün Çin Hastalık Kontrol Merkezi'ne bildirdiler.

31 ARALIK: Yani Wuhan'da gizemli enfeksiyonun bildirimi yapıldıktan tam bir ay sonra Çin, Dünya Sağlık Örgütü'nü (DSÖ) bilgilendirdi.

3 OCAK: Virüs tanımlandı ve Çin yeni koronavirüsün genetik dizisini DSÖ ile paylaştı. Dünyanın her yerinde aşı bulunmasına yönelik bilimsel çalışmaların hızla başlayabilmesi, Çin'in genetik diziyi paylaşması sayesinde oldu. Şu anda 4'ü erken test aşamalarında olmak üzere 43 aday aşı çalışması mevcut.

8 OCAK: Çin Ulusal Sağlık Komisyonu, Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, Çin Tıp Bilimleri Akademisi ve Çin Bilim Akademisi uzmanlarından oluşan ekibi bir araya getirdi. Bu ekip, virüs örnekleri üzerinde bir dizi deney gerçekleştirdi. 8 Ocak'ta yeni koronavirüsün gerçekten de salgının kaynağı olduğunu doğruladılar. 11 Ocak'ta virüsün sebep olduğu ilk ölüm bildirildi. 14 Ocak'ta Wuhan Belediyesi Sağlık Komisyonu, insandan insana bulaş hakkında henüz kanıt olmadığını fakat insandan insana sınırlı bulaşın imkânsız olduğunun kesin olarak söylenemeyeceğini ifade etti.

20 OCAK: Bir hafta sonra Dr. Zhong Nanshan, yeni koronavirüsün insandan insana bulaşabileceğini ifade etti. Solunum Yolları uzmanı olan Dr. Zhong, Çin Komünist Partisi üyesi ve SARS'a karşı mücadelede lider bir isim. Bazı sağlık çalışanları virüsle enfekte olmuştu. O gün, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Başbakan Li Keqiang, devletin her kademesine virüsün yayılmasına karşı dikkatli olunması konusunda talimat verdi. Ulusal Sağlık Komisyonu'na ve diğer resmi organlara acil müdahale önlemleri almaları söylendi.

23 OCAK: Wuhan, virüsün insandan-insana bulaşının gösterilmesinden 3 gün sonra yani 23 Ocak’ta tamamen giriş ve çıkışa kapatıldı. Hubei eyaleti 1. seviye alarm durumuna geçti. 25 Ocak'ta Başbakan Li bir koordinasyon grubu oluşturdu ve iki gün sonra Wuhan'ı ziyaret etti.

Bilinmeyen bir virüsle karşılaşan Çin’in bunun ötesinde bir şey yapıp yapamayacağı konusu net değil. 16-24 Şubat tarihleri arasında ülkeyi ziyaret eden DSÖ ekibi, raporunda Çin hükümetini ve halkını virüsün yayılmasını önlemek için ellerinden geleni yaptıkları gerekçesiyle övdü. Wuhan'a binlerce doktor ve sağlık personeli geldi, virüsle enfekte olan hastalar için iki yeni hastane inşa edildi ve çeşitli sivil toplum kuruluşları karantinada olan ailelere yardım etmek için harekete geçti. Çin'de yetkililerin enfeksiyonun yayılmasını yavaşlatmak için yaptıkları, virüsle enfekte olan hastaları hastaneye yatırmak ve onlarla teması olanları da karantinaya almaktı. Bu plan, enfeksiyon zincirinde olanları tespit etti ve böylece zinciri kırabildi.

ABD UYARILARI DİKKATE ALMADI

Hindistan Kerala Eyaleti Sağlık Bakanı K. K. Shailaja, Wuhan'da enfeksiyonun yayılışını izledi ve 35 milyon nüfuslu Karela eyaletinde acil durum önlemlerine başladı. Beklemedi. Çin'in yaptıkları, Shailaja ve ekibine bu duruma karşı nasıl hareket edileceğini öğretti ve virüsü Hindistan'ın bu bölgesinde sınırlayabildiler.

ABD, sorunun ciddiyeti hakkında erkenden bilgilendirildi. Yeni yılın ilk gününde, Çin Hastalık Kontrol Merkezi yetkilileri, o sırada tatilini sürdürmekte olan ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri Başkanı Dr. Robert Redfield'i aradı. New York Times, “Duydukları onu sarstı” ifadesini kullandı. Çin CDC Başkanı Dr. George F. Gao, günler sonra Redfield ile konuştu ve konuşma sırasında Dr. Gao 'gözyaşlarına boğuldu.' Bu uyarı da ciddiye alınmadı. Bir ay sonra, 30 Ocak'ta, ABD Başkanı Trump kibirli bir tavırla “Sizi temin ederim ki bunun bizim için iyi bir sonu olacağını düşünüyoruz” ifadesini kullandı. 13 Mart'a kadar ulusal bir acil durum ilan etmedi ve virüs ABD'de yayılmaya başladı.

Dünyanın dört bir yanındaki hükümetler de en az Trump kadar kibirliydi. 1832'de Fransa'nın 'Asya kolerasından' etkilenmeyeceğini düşünen Fransız politikacılar gibiydiler. 1832'de Asya kolerası diye bir şey yoktu, sadece hijyen sistemleri zayıf olan insanlara zarar veren kolera vardı! Bugün de Çin virüsü diye bir şey yok; sadece SARS-CoV-2 var. Çin halkı, bazı deneme ve yanılgıların ardından bize bu virüse karşı mücadele etmenin yolunu gösterdi. Şimdi bu dersi öğrenmenin zamanı! DSÖ’nün dediği gibi: “Test, test, test!” Sonrasında da şehirleri kapatma, izolasyon ve karantinanın dikkatli biçimde uygulanması. Virüsle mücadelede deneyim kazanan doktorlar şimdi İran’da, İtalya’da ve dünyanın başka yerlerinde; enternasyonalizm ve işbirliği ruhuyla çalışıyorlar.

DSÖ ekibini Çin'e yönlendiren Dr. Bruce Aylward, 4 Mart'ta New York Times'ta yayımlanan röportajında Çin'in virüsle mücadelesine ilişkin şunları söylüyordu: “Sanki bir savaştaymış gibi harekete geçmişlerdi. Onları buna iten virüsün yarattığı korkuydu. Gerçekten de kendilerini Çin'in geri kalanını koruma mücadelesine adamışlardı. Ve de dünyanın.”

Çeviren: Hande Gazey

*https://www.thelancet.com/journals/lancet/article/PIIS0140-6736(20)30183-5/fulltext

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız