Samsun’un konut krizi üzerine bir ön değerlendirme

19.05.2019 09:08 BİRGÜN PAZAR
MERİÇ KIRMIZI – Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi İnsanların başlıca gereksinimlerinden biri olan barınma gereksinimini karşılayan konut, kentle ilgili sorunların da başında gelir. Buna ilişkin, Engels’in (1872) işçi sınıfının konut sorununun kapitalist üretim biçimi altında bir yerden başka bir yere ötelendiği, ama çözülmediği vurgusu ve Castells’in (2015) barınmayı “kolektif tüketim”in bir parçası olarak refah […]

MERİÇ KIRMIZI – Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi

İnsanların başlıca gereksinimlerinden biri olan barınma gereksinimini karşılayan konut, kentle ilgili sorunların da başında gelir.

Buna ilişkin, Engels’in (1872) işçi sınıfının konut sorununun kapitalist üretim biçimi altında bir yerden başka bir yere ötelendiği, ama çözülmediği vurgusu ve Castells’in (2015) barınmayı “kolektif tüketim”in bir parçası olarak refah devletinin sorumluluğunda görmesi kaynak gösterilebilir. Lefebvre’in (2015) değişim değeri ile tanımlanan soyut mekân ve kullanım değeri ile tanımlanan toplumsal mekân ayrımı da konutun amacı üzerine düşünmek için gerekli kavramsal çerçeveyi sunar. Lefebvre kapitalizmin mal üretiminden kentsel mekân üretimine sermayesini kaydırarak aşırı birikim krizlerini nasıl aştığını açıkladığı çevrim modeli ile de kriz ve mekân üretimi ilişkisinin altını çizmiştir. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kapitalizmin kâr için mekân üretimin önemli bir parçasını konut üretimi oluşturur. Günümüze gelindiğinde, bir yandan teknolojinin etkisiyle, kapitalist konut üretiminin ileri bir aşaması olarak akıllı konutlardan ve akıllı kentlerden söz edilirken ve kentsel dönüşüm projeleri bütün kentlere ve neredeyse her mahalleye yayılmışken, bir yandan da kentin öteki yüzü olan örneğin, kentlerdeki ortak mekânlarla (common space) ilgili araştırmalar (Stavrides, 2018) yapılmaktadır.

1980’lerden sonra Türkiye ekonomisinin geçirdiği neoliberal dönüşümün bir uzantısı olarak, son yıllarda ülkede kentsel ranta dayalı bir büyüme modeline ve bunun aracı olarak da inşaat ya da “tuğla ekonomisi”ne geçiş yapıldıysa da, son dönemdeki ekonomik kriz ve durgunlukla birlikte, inşaat kapitalizmi de artık bir “mekânsal çözüm” değil, sorunun ta kendisi olarak karşımızdadır. Hem ekonominin genelindeki, hem de inşaattaki krizin yükü, işsizlik, evsizlik, ödenemeyen borçlar, ipotekler, icra davalarında çoğalma ve el koymalar biçiminde emekçi kesimlere aktarılmaktadır. Samsun da Türkiye’nin güncel ekonomik durumunun bir görüntüsüdür. Yaklaşık 1.300.000 kişilik nüfusuyla bölgesel bir merkez olan Samsun yabancılar da içinde olmak üzere göç almaktadır (TÜİK, İllerin Aldığı Göç, Verdiği Göç, Net Göç ve Net Göç Hızı, 2008-2017). Kentin ekonomisi zaman içinde balıkçılık, tarım ve hayvancılıktan, sanayiye, son yıllarda ise, inşaat ve tüketime kaymıştır (Gökdemir, 2018). Bu liman kentinin ülkenin toplam mal ve hizmet üretimine %1’lik katkısı, yaşayanlarının sözüne bırakılamayacak kadar ‘değer’li olduğu seçimlerle kanıtlanmış olan İstanbul’un %31’lik katkısından çok az olsa da, Samsun inşaat alanında Türkiye’de öne çıkmıştır (TÜİK, 2019a).

Samsun’da 2000’lerden başlayarak, oturma izni olan bina sayısında (TÜİK, 2019b) ve 2015’ten sonra da konut satışında (TÜİK, İllere ve Yıllara Göre Konut Satış Sayıları, 2008-2012) diğer büyük kentlerden daha hızlı bir büyüme söz konusudur. Yeni konut üretimi Samsun’un banliyösü sayılabilecek ve son beş-on yılda hızla gelişmiş olan Atakum İlçesi’nde ağırlık kazanmıştır. Karadeniz kentlerinde yaygın olarak görülen, sahilden başlayarak içerilere doğru uzanan yüksek katlı yapılaşma kentin Batı bölümüne yeşilin az olduğu, beton bir görünüm vermiş, hatta yerel yöneticilerin “betonlaşmaya savaş açtık” (Taşçı: Betonlaşmaya Karşı Savaş Açtık.) gibi söylemler benimsemelerine neden olmuştur. Bu hızlı yapılaşma aynı zamanda altyapı ve çevre sorunlarına yol açmıştır. Örneğin, Atakum’un sırtlarında bulunan Kocadağ’daki taşocakları burada şiddetli bir doğal yıkıma neden olmaktadır (Ciğerim, 2019). 2000’lerin sonlarından başlayarak, Samsun’un Canik ve İlkadım gibi merkez ilçelerinde nüfus durağanlaşmışken, Atakum’un nüfusu hızla artmaktadır (Bkz. Şekil 1, kaynak: TÜİK, İbbs-Düzey1, İbbs-Düzey2, İl Ve İlçe Nüfusları). Bölgedeki bütün yapılaşmaya karşın, artan nüfusun burada bir konut sıkıntısına yol açtığı gözlemlenmiştir.

Nüfus artışının yanında, Samsun’daki konut sorununun arkasında yatan diğer etmenler olarak şunlar gösterilebilir: 1) Atakum’un kentleşmiş alanının sınırını oluşturan, üniversiteye yakın mahallelerde süren yapılaşmanın daha çok, öğrencilere yönelik üretilen 1+1 daireler olması. 2) Atakum’un kent merkezi yönündeki biraz daha eski mahallelerinde ise, boş arsa açısından belli bir doygunluğa ulaşılmış olması. 3) Üretilen konutlarının büyük bölümünün satılık konut piyasasına eklenip, kiralık konut sayısının 1+1 ya da lüks daireler (Bkz. Şekil 2) dışında çok sınırlı kalması. 4) Eski dairelerin kiracılar için boya ve tamir gibi büyük ek giderleri birlikte getirmesi ki bu olumsuz durum kiralık konut arzı ve talebi arasındaki farkın ev sahiplerinin elini güçlendirdiğinin belirtisi olarak da yorumlanabilir. Bu etmenlere 2+1 ve üzeri büyüklükteki daire sahiplerinin hâlâ yalnız yaşayanlara, özellikle de yalnız yaşayan kadınlara karşı olumsuz tutumları ve bu tutumlarının arkasındaki yoğun tutuculuk eklenebilir. Bu noktada yalnız yaşayan kadının ne iş yaptığının önemli bir fark yaratmadığı da gözlemlenmiştir.

Bütün bu etmenler sonucunda ortaya, bir yanda konut üretimi ağırlıklı bir kent ekonomisi, öte yanda ise, kiralık konut sorununun olduğu çelişkili ve açıklama gerektiren bir durum çıkmaktadır. Bu güncel sorunun ışığında, mekân üretiminin kapitalizmin krizini ancak bir yere kadar çözebildiği söylenebilir. Öte yandan, emekçi sınıfların geçmişten bu yana olan yaşanabilir konuta erişim sorunu, Samsun örneğinin de kanıtladığı gibi farklı sömürü ve ivedilik düzeylerinde –evsizlikten kötü yerler için, yüksek kiralar ödemeye kadar— de olsa sürmektedir.

Kaynaklar

Beton Değil, Yemyeşil Bir Atakum!.. (2019, 17 Mart). BizimSamsun.Net. https://www.bizimsamsun.net/beton-degil-yemyesil-bir-atakum/ adresinden erişildi.

Castells, M. (2015). City, Class and Power (A. Türkün, Çev.). Ankara: Phoenix. (Özgün eserin yayın tarihi 1978).

Ciğerim, C. (2019, 12 Mayıs). Samsun’un Oksijen Deposu, Taşocakları Yüzünden Oksijensiz Kaldı. Cumhuriyet. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/cevre/1388587/Samsun_un_oksijen_deposu__tasocaklari_yuzunden_oksijensiz_kaldi.html adresinden erişildi.

Engels, F. (1872). The Housing Question. https://www.marxists.org/archive/marx/works/1872/housing-question/ adresinden erişildi.

Gökdemir, N. (2018, 16 Haziran). Fabrikanın Yerinde AVM Tarlalarda Toplu Konut. BirGün. https://www.birgun.net/haber-detay/fabrikanin-yerinde-avm-tarlalarda-toplu-konut-219655.html adresinden erişildi.

Lefebvre, H. (2015). Mekanın Üretimi (I. Ergüden, Çev.). İstanbul: Sel Yayıncılık. (Özgün eserin yayın tarihi 1991).

Stavrides, S. (2018). Müşterek Mekân: Müşterekler olarak Şehir (C. Saraçoğlu, Çev.). İstanbul: Sel Yayıncılık. (Özgün eserin yayın tarihi 2016).

Taşçı: Betonlaşmaya Karşı Savaş Açtık. (2018, 22 Aralık). Karar. https://www.karar.com/samsun/tasci-betonlasmaya-karsi-savas-actik-1067975