Sandıksız, muhalefetsiz rejim hevesinin panzehri: Ortak mücadele
Bir yanda anayasa tuzağı öbür yanda CHP Kurultay davası ve devam eden İBB operasyonları. Sandıksız ve muhalefetsiz bir rejim inşası için tüm kozlarını masaya süren iktidarın önündeki tek engel korkuya teslim olmayanlar.

Mehmet Emin Kurnaz
mehmeteminkurnaz@birgun.netHalk desteği düştükçe baskıyı artıran Saray yönetimi, hayalini kurduğu yeni rejimin inşası için tüm kozlarını masaya sürdü. 19 Mart operasyonlarıyla hız kazanan baskılar, İBB’ye yönelik 5. dalga operasyonlarıyla devam etti. Barikatları aşan öğrencilere, mesleğini yapan gazetecilere, hakkını arayan emekçilere, sefalet ücretini reddeden emeklilere, şiddete karşı ses çıkaran kadınlara, doğasına sahip çıkan çevrecilere kadar kısacası rejimin önünde engel olarak görülen tüm kesimlere yönelik baskı, gözdağı ve tehditlerle yol temizliği yapılıyor.
İktidarın kendini tahkim etmek istediği rejim ise Rusya ve Orta Asya ülkeleri gibi sandığın göstermelik kurulduğu, seçimlerin formaliteden yapıldığı, iktidarın sandıktaki rakibini kendisinin belirlediği, Cumhurbaşkanının yüzde 90’larda seçildiği, emperyalist ve mezhepçi politikalarla örülü, gerici, totaliter bir yönetim biçimi. AKP ve MHP iktidarı bütün adımlarını bu hayale göre atıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerel yönetimlere ilişkin, “Vali ve kaymakamlarımızın görevlerini daha aktif hale getirmeliyiz. Yeni bir yapı kurulmalıdır” sözleri belediyelerin de merkezi otoriteye neredeyse tümüyle bağlanacağı, yerel seçimlerin de genel seçimler gibi anlamsız hale geleceği bir döneme işaret ediyor.
MASANIN KURULMA NEDENİ ERDOĞAN
Bu hamlelerle kurumsal yapısını tamamlamaya çalışan rejim, muhalefeti de kendi çizdiği sınırlara hapsetmek istiyor. Haftalık grup toplantılarına sıkışan, Meclis’e önerge vermekle, hukuksuzlukları Anayasa Mahkemesi’ne taşımakla yetinen, iktidarın sokağı kriminalize etme çabasına katkı sunarak toplumu tribünlere çeken bir “kontrollü muhalefet” arzu ediliyor. CHP’ye yönelik belediye operasyonları, soruşturma ve davaların yanı sıra Kurultay davası da bu “kontrollü muhalefet” çizgisine dönülmesi için bir hizaya getirme sopası olarak hazırda bekletiliyor.

Rejimin 2018’den bu yana Erdoğan karşısında bir türlü parçalayamadığı muhalefeti bölme stratejisi de bu planın en kritik aşamalarından biri olarak göze çarpıyor. CHP Kurultay davası ile partiyi içeriden yıpratma hesapları yapılırken Anayasa tartışmasıyla DEM Parti muhalefet blokundan kopartılmak isteniyor. DEM Parti’den yeni anayasa için olumlu kimi yorumlar ise Saray yönetiminin iştahını daha da kabartıyor. DEM cephesinden gelen “Erdoğan anayasa masasında yok” şeklindeki çıkışların rejimin gerçekliğinden kopuk olduğu, zaten anayasa masasının kurulma nedenin bizzat Erdoğan olduğunu hatırlatmak gerekiyor.
SİYASETİN GERÇEK ÖZNELERI SAHADA
Saray yönetiminin arzu ettiği rejimin karşısındaki en önemli engel ise iki buçuk ay öncesine kadar hesapta olmayan toplumsal itiraz dalgası. 19 Mart’ta İBB operasyonlarına karşı üniversite öğrencilerinin yıktığı barikatın ardından Saraçhane’de günlerce davam eden direniş, Maltepe’den Yozgat ve Konya’ya, Düzce’den Antalya’ya devam eden mitingler, ülke geneline yayılan boykot, parklarda gerçekleşen forumlar, öğretmenlerine sahip çıkan liseliler, kısacası toplumun hemen her kesimine yayılan itiraz dalgası planlara ket vurdu. Üzerindeki ölü toprağını atan toplum, yıllarca uzaktan izlediği siyasetin gerçek öznesi olduğunu göstermek üzere sahalara indi. Toplumsal muhalefetin estirdiği rüzgar kitle desteğinin yanı sıra moral ve motivasyon üstünlüğünün de muhalefete geçmesini sağladı.
Tüm bu gelişmeler ekseninde ülke tam anlamıyla kritik bir eşikte duruyor. Bu rejim gitmeden ülkenin asla düzlüğe çıkamayacağı, bu iktidarla demokratik bir anayasa yapılamayacağı, bugün öncelikli görevin kurumsallaşmaya çalışan bu rejimi yenmek olduğu ve bu kapıyı açacak tek gücün de toplumsal muhalefet rüzgârı olduğunu ısrarla hatırlatmak gerekiyor.
∗∗∗
GÖZALTI SAYISI 34’E ÇIKTI
İktidarın hedefindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik önceki gün sabah başlatılan ‘yolsuzluk’ soruşturmasının beşinci dalga operasyonunda gözaltı sayısı 34’e çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, 47 kişinin yakalanmasına yönelik operasyon devam ediyor.
Operasyonlarda eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in de aralarında bulunduğu 30 kişi gözaltına alınmıştı. Operasyonda gözaltına alınan kişi sayısı 34 oldu.


