Sansürün hukuki gerekçesi olamaz
Instagram’a getirilen erişim engeli tepkilere rağmen sürüyor. Sansürün çözüm olmadığını söyleyen Bilişim Hukukçusu Prof. Dr. Yaman Akdeniz, “Sansür ve engellenme için herhangi bir hukuki gerekçe olamaz” dedi.

Bahar GÖNÜL
Instagram’a cuma günü getirilen erişim engeli tepkilere rağmen devam ediyor. Ekşi sözlük, Facebook, X ve Wikipedia’ya daha önce de birçok kez erişim engeli getiren iktidar, kısıtlamalarla sosyal yaşamı baskı altına almaya çalışıyor. Instagram yasağının Hamas Lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesi üzerine 1 günlük yas ilan edilmesinin ardından gelmesi ise dikkat çekti.
Öte yandan Instagram’ın kapatılmasıyla, iletişim özgürlüğünün kısıtlanmasının yanında ticari kaygılar da baş gösterdi. Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi’nin verdiği bilgiye göre e-ticaretin yüzde 10’unu sosyal medyanın oluşuyor ve Instagram'ın kapatılmasının e-ticarette günlük 1,9 milyar TL’lik bir ciro kaybı anlamına geliyor.
Erişim engelinin sosyal, siyasi ve ticari anlamda zarar yarattığını söyleyen Bilişim Hukukçusu Prof. Dr. Yaman Akdeniz, “Devlet büyüklerinin Instagram’a kızgınlığının cezasını Türkiye’deki milyonlarca kullanıcı çekiyor” diyerek BirGün’e değerlendirmelerde bulundu.
SANSÜR ÇÖZÜM DEĞİL
Sansürün çözüm olmadığını belirten Prof. Dr. Akdeniz, “Sansür milyonlarca kişiyi etkileyecek bir şalter indirme hareketi asla olmamalı. Demokratik ülkeler asla böyle hamlelerde bulunmazlar. O zaman Türkiye’nin de bunu yapmaması lazım” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve İletişim Başkanı Fahrettin Altun’nun Instagram ve erişim engeli üzerine Türkiye’de yetkililerin konuyla ilgili sorunun ne olduğunu açıkça söylemediklerini belirten Akdeniz, “Bize katalog suçlar deyip kafa karıştırıcı nedenler söylüyorlar.
Müstehcen içerik, çocukların cinsel istismarı, Atatürk’e hakaret ile ilgili içerikler olduğunu ima ediyorlar. Fakat Meta’nın Instagram’la ilgili şeffaflık raporunda, kendilerine gelen taleplerin büyük çoğunluğunu zaten kaldırdıklarını veya Türkiye’den görünmez kıldıklarını söylüyorlar. Sözde katalog suçlarla ilgili işleyen bir süreç var. Fahrettin Altun’un da açıklamalarını okuyunca Türkiye’nin taleplerinin başka olduğunu düşünüyorum. Meta’nın Instagram ve facebook üzerinden bazı içerikleri kaldırmasıyla ilgili olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Elektronik Ticaret İşletmecileri
Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Hükümetin ve devlet büyüklerinin Instagram’a kızgınlığının cezasını Türkiye’deki milyonlarca kullanıcının çektiğini vurgulayan Akdeniz, Instagram üzerinden ticaret yapanların zor duruma düştüğünü vurguladı. Devletin Instagram’ı yasaklayarak bu platform üzerinden yapılmakta olan ticaretten ve reklamdan elde edeceği vergi gelirini de engellemiş olduğunu söyleyen Akdeniz, “Ticari firmaların aktiviteleri aksamış durumda. Pandemi sürecinde Instagram üzerinden ticaret çok hızlı bir şekilde Türkiye’de büyüdü. Ciddi bir reklam dönüşü var. Ticari tarafı var bu durumun. Küçük ve orta çaplı şirketler de çaresiz. Bu zarar sadece sosyal anlamda değil hem siyasi anlamda hem ticari anlamda. Bütün dünyada çok farklı dillerde Türkiye’den Instagram erişime engellendi diye haberler yapıyor. Türkiye’nin itibarını sarsacak bir durum” ifadelerini kullandı.
DEVLET DE KAYBEDECEK
Erişim engeliyle ilgili yargıya başvurulmasının BTK’ların yaptığı hukuka aykırı idari işlemlerin tespiti açısından önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Akdeniz, bir yandan da erişim engelinin adli tatilde yapıldığını belirtti.
Akdeniz sözlerini şöyle sürdürdü: “Instagramın sansürlenmesi ve engellenmesi için herhangi bir gerekçe olamaz, hukuki bir gerekçe de olamaz. Anayasa Mahkemesi, bugüne kadar Türkiye’de platformların, haber sitelerinin benzer şekilde topyekün engellenmesinde ifade ve basın özgürlüğü kararı verdi. Hatırlayacaksınız Wikipedia erişime engellenirken Türkiye’yle ilgili yazılmış iki tane İngilizce yazı olduğu için iki yıl boyunca erişime engelli kalmıştı. Gecikmeli de olsa Anayasa Mahkemesi ifade özgürlüğü kararı vermişti. Bu işin uzamaması lazım. Yargıya intikal ettiği durumda da adli tatille karşı karşıyayız. İdari yargı zaten kolay kolay karar vermiyor. Davaların açılması BTK’ların yaptığı hukuka aykırı idari işlemlerin tespiti açısından önemli. Ama tabii Türkiye’de yargının devletten, hükümetten bağımsız olmadığını da hatırlatmak lazım. Bu iş uzarsa sadece kullanıcılar değil devlet de kaybedecek.”


