Saraçhane davaları: Duruşmalar temmuz ve ekim aylarına ertelendi
CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması sonrası başlayan protestolara katılan toplam 189 kişi, İstanbul Adliyesi'ndeki iki ayrı davada hakim karşısına çıktı. 90 gencin yargılandığı dava 45’erli şekilde ikiye ayrıldı, duruşmalar temmuz ayına ertelendi. 99 sanıklı davada ise 8 gazetecinin ve 4 avukatın dosyasının ayrılmasına karar verildi. Bu davaya 3 Ekim'de devam edilecek.

Tutuklanıp cezavine gönderilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart’ta gözaltına alınmasının ardından başlayan protestolarda İstanbul'da tutuklanıp serbest bırakılan üniversite öğrencilerine ve gazetecilere açılan davların ilk duruşmaları bugün Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde görüldü.
Duruşmalar için adliyeye aralarında CHP Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Özgür Karabat, Sibel Suiçmez, Mehmet Güzelmansur, TİP Milletvekili Ahmet Şık, Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan, DEM Parti Milletvekili Kezban Konukçu, DEM Parti MYK Üyesi Musa Piroğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in olduğu siyasetçiler, Uluslararası Af Örgütü’nden Milena Büyüm, Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri Esra Mungan ile Can Candan ve yerli-yabancı basın mensubu geldi. Adliye içi ve çevresi adeta abluka altına alındı; adliye binasına girmek isteyenler engellerle karşılaştı.
Öğrenciler ile gazeteciler Bülent Kılıç, Yasin Akgül, Zeynep Kuray, Gökhan Kam, Kurtuluş Arı, Ali Onur Tosun, Hayri Tunç ve Emre Orman'ın da aralarında bulunduğu 99 kişi hakkında "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Davada sanık sayısının fazla olması nedeniyle duruşma İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna alındı.
İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesi'nde avukatlar yetkiye ilişkin taleplerini iletmek istedi. Ancak mahkeme heyeti kabul etmeyince tartışma yaşandı. Avukatlar alkışlarla protesto etti, ara verildi. Hakim ve savcının gelmesi üzerine duruşmaya devam edildi.
DURUŞMA 3 EKİM'E ERTELENDİ
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu çok sayıda yöneticinin gözaltına alınması üzerine 19 Mart'ta başlayan Saraçhane eylemlerinde gözaltına alınan 99 kişinin yargılandığı İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davanın duruşması 3 Ekim tarihine ertelendi.
Salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapılan duruşmanın sabahki oturumunda gazeteciler Ali Onur Tosun, Bülent Kılıç, Gökhan Kam, Zeyneb Ceren Kuray, Emre Orman, Yasin Akgül, Hayri Tunç ve Kurtuluş Arı ile yine avukat sanıklar Baran Nevzacanoğlu, Aziz Can Cengiz, Deniz Demirdögen ve Mine Erdost hakkındaki dosyanın ayrılmasına karar verilmişti.
Öğrencilerin ve avukatlarının savunmalarının tamamlanmasından sonra mahkeme 19.00 sıralarında ara verdi ve bir süre sonra kararını açıkladı. Bazı sanıklarla ilgili müzekkereler yazılmasına, sanık Onur Akay'ın savunması alındığından, hakkında çıkarılan yakalama emrinin kaldırılmasına karar verildi.
MAHKEME AYRINTILI BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ İSTEDİ
Ayrıca mahkeme, "iddianameye konu eylemlere ilişkin tüm kamera görüntülerinin temin edilerek gönderilmesi için ilgili birime yazılan müzekkerenin tekidine, kamera görüntülerinin teminini müteakip sanıkların teşhise esas fotoğraf ile olay anına ilişkin görüntülerin karşılaştırılarak sanıkların izinsiz gösteri yürüyüşlerine katılanlar arasında olup olmadığı, ilgili güvenlik birimleri tarafından dağılmaları yönünde ihtar yapılıp yapılmadığı ile ihtarın şekli itihariyle bulundukları konumdan ihtarın duyulup duyulmayacağı, ihtara rağmen ihtara uyulmaması üzerine kolluk kuvvetlerince zor kullanılıp kullanılmadığı, zor kullanılmasına rağmen dağılmamakta ısrar edip etmediği hususunda, her bir sanık bakımından tespit yapılarak rapor tanzimi için dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdiine" de karar verdi.
Sanık ve avukatlarının derhal beraat taleplerini de reddeden mahkeme, savunması alınan sanıkların takdiren bundan sonraki duruşmalardan vareste tutulmasına da karar vererek duruşmayı 3 Ekim tarihine erteledi.
GAZETECİLERİN DOSYASI AYRILDI
Mahkeme, gazeteciler Bülent Kılıç, Yasin Akgül, Zeynep Kuray, Gökhan Kam, Kurtuluş Arı, Ali Onur Tosun, Hayri Tunç ve Emre Orman'ın dosyalarının ayrılmasına karar verdi.
Ayrıca davada sanık olan 4 avukatın dosyası da ayrıldı.
GENÇLER İFADE VERİYOR
8 gazeteci ve 3 avukatın dosyaları ayrılmasının ardından kalan gençlerin ifadeleri alınıyor.
Duruşmada ifade veren bir genç, "Kadıköy’de eylemdeydim. Elimde sigaramla, çay bardağımla fotoğrafım çekilmiş. Neşeliydim, eğlendim. Çay bardağımdan bir damla çay dökülmeden ayrıldım oradan. Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi.
Bir başka genç ise savunmasında, "Üniversitem dışında 30 dakikadan az bir süre anayasal hakkımı kullandığım için 19 gün hapis yattım. Tahliye kararı alındıktan bir saat sonra karar değiştirildi ve tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderildim. Tüm suçlamaları reddediyorum" diye konuştu.
Bir diğer genç ise savunmasında şunları kaydetti: "22 Mart'ta Kadıköy'deydim. Basın açıklaması yaptık. Barışçıl davrandık ve dağıldık. İddianamede sokakta yürürken fotoğrafım var. Daha sonra şafak vakti yapılan bir baskınla gözaltına alındım. Suçlamayı reddediyorum."
Duruşmada ifade veren bir diğer genç ise şunları söyledi: "Bizler anayasal hakkımızı kullanarak yaşananları protesto etmek için Saraçhane’deydik. Burada yargılanması gereken bizler değil, bizlere darp eden polislerdir. Bugün buraya savunmasını yapmak için gelmeye çalışan bir arkadaşımız da yaka paça gözaltına alındı. Karşı karşıya olduğumuz durum bu. Hakkımdaki suçlamaları reddediyor, beraatimi talep ediyorum."
Bir diğer kişi ise savunmasında şunları söyledi: "Dosyada beyaz yakalı olarak geçiyorum. Siyasi tarih, seçilme ve seçme hakkı üzerine doktoram var. Protestolara katıldım ve konuşmaların sonunda polis tarafından herhangi bir uyarı yapılmadan ayrıldım. Toplu taşımayla eve gittim. Yine de evimden gözaltına alındım, cezaevine gönderildim. Üzerime atılı suçları kabul etmiyor beraatimi talep ediyorum."
90 GENCİN DAVASI BÖLÜNDÜ, DURUŞMA ERTELENDİ
Saraçhane eylemleri nedeniyle gözaltına alınan 90 genç hakkında "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması da İstanbul Adliyesi 65. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Bu duruşma da asliye ceza mahkemesi salonunun küçük olması nedeniyle 13. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna taşındı.
Duruşmaya katılan İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu ve sanık avukatları derhal beraat talep etti. Ancak savcı, dosyadaki tüm sanıkların dinlenmesinden sonra esas hakkındaki mütaalanın açıklanacağını bildirdi. Beraat talepleri reddedildi.
Yeniden söz alan Kaboğlu ise “Usule ilişkin derhal beraat kararı verilmediğinden bu ortamda adil yargılanma hakkı ihlal ediliyor. Dolayısıyla duruşmanın ertelenmesini ve adil yargılanma ortamının sağlanmasını talep ediyoruz” dedi.
Mahkeme, duruşma salonunun yetersiz olması, sanık sayısının ve müdafi sayısının çokluğu dikkate alınarak bu koşullarda sağlıklı savunma alınamayacağını değerlendirdi ve duruşmayı erteledi.
90 gencin yargılandığı davada salon yetersizliği nedeniyle dosya ikiye ayrıldı. 45 kişinin 4 Temmuz'da yargılanmasına karar verildi. Diğer 45 kişinin yargılaması başka mahkemeye devredildi.
Bekir Aslan'ın (Basel) mahkemeye SEGBİS'le katılması için müzzekkere yazılmasına karar verildi.
Mahkeme İstanbul Valiliği'nden gösteri ve yürüyüş alanlarının tespitini talep etti. Mahkeme ayrıca İstanbul Valiliği'ne yasaklama kararının 48 saat önceden tebliğ edilip edilmediğini sordu.
45 kişinin yargılanacağı duruşma 4 Temmuz saat 09.30'a ertelendi.
Duruşma öncesi Anne Baba Dayanışma Ağı, basın açıklaması gerçekleştirdi.Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Çocuklarımıza gözaltı sırasında şiddet uygulandı, günlerce adli tutuklular arasında kaldı, fiziksel ve psikolojik şiddete uğradı.
Anayasanın 34. maddesi 'Herkes önceden izin almadan gösteri ve yürüyüş hakkına sahiptir' diye düzenlenmesine rağmen en temel haklarını kullandıkları için çocuklarımızın hakları özgürlükleri ellerinden alındı.
Yaşadığımız bu zor günlerde ülkemizin dört bir yanından gelen mesajlara, bizi bir an bile yalnız bırakmayan gönüllü avukatlarımıza. Çocuklarımızın sesine ses olan basın emekçilerine, dayanışma için her zaman yanımızda olan yazarlara ve sanatçılara, dayanışmamızı büyüten herkese teşekkür ediyoruz.
Hâlâ serbest bırakılmayan, tutuksuz yagılanan, ev hapsi ve adli kontrol şartı verilen İstanbul ve tüm illerdeki çocuklarımız için adalet istiyoruz. Biz çocuklarımızın gelecek kaygısı yaşamadan başka ülkelerde değil, kendi ülkemizde eşit ve özgür bir hayat yaşamalarını istiyoruz."


