Saray’a karşı topyekûn mücadele
Muhalefeti ‘makûl’ hale getirmeye çalışan rejim, Anayasa, kurultay davası ve operasyonlarla siyasetin gündemini de kontrol altında tutma peşinde. Saldırılar karşısında 19 Mart’tan bu yana Saray’a karşı yükselen mücadele, eğitimden sağlığa, toplumsal yaşamın tamamına yayılmak zorunda.

Politika Servisi
Baskıyı her geçen gün artıran sandıkta kazanamadığı yerel yönetimleri yargı sopasıyla ele geçirmeye çalışıyor. İstanbul merkezli soruşturmalarda CHP’li Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ile Adana’da Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin görevinden uzaklaştırıldı. Böylece görevden alınan ve görevden uzaklaştırılan CHP’li belediye başkanlarının sayısı 11’e yükseldi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, belediye başkanları hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, Çaykara hakkında "icbar suretiyle irtikap", Akgün hakkında "rüşvet almak ve icbar suretiyle irtikap", Bahçetepe hakkında "rüşvet almak", Aydar hakkında "icbar suretiyle irtikap" ve Tekin hakkında "icbar suretiyle irtikap" suçlarından soruşturma yürütüldüğü ve tutuklanmalarına karar verildiği belirtildi.
İstanbul Avcılar İlçe Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Büyükçekmece İlçe Belediye Başkanı Hasan Akgün, Gaziosmanpaşa İlçe Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, Adana Ceyhan İlçe Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Seyhan İlçe Belediye Başkanı Oya Tekin’in Anayasa’nın 127. maddesi ile Belediye Kanunu’nun 47. maddesi gereğince geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırıldığı belirtildi.

SEÇİM 11 HAZİRAN’DA
İstanbul Valiliği, tutuklanan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin görevden uzaklaştırılmasının ardından söz konusu belediye meclislerinin, belediye başkan vekillerini seçmeleri için 11 Haziran’da toplanmalarının uygun görüldüğünü bildirdi.
Valilikten yapılan açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturması kapsamında, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 3 Haziran 2025 tarih ve 2025/615 sorgu sayılı kararıyla, Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ün İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 3 Haziran 2025 tarih ve 2025/895 sorgu sayılı kararıyla, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin ise İstanbul 11. Sulh Ceza Hakimliğinin 3 Haziran 2025 tarih ve 2025/337 sorgu sayılı kararıyla tutuklandığı hatırlatıldı.
Bu kişilerin İçişleri Bakanlığı’nın 5 Haziran 2025 tarihli "Olur"u ile görevden uzaklaştırıldığı belirtilen açıklamada, "5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. maddesi hükümleri gereği, Avcılar, Büyükçekmece ve Gaziosmanpaşa Belediye Meclislerinin belediye başkanı vekillerini seçmek üzere 11 Haziran Çarşamba günü saat 10.00’da toplanması, Valiliğimizce uygun görülmüştür." denildi.
SAYI 11’E YÜKSELDİ
CHP’li 5 belediye başkanının daha görevden alınmasıyla birlikte görevden uzaklaştırılan CHP’li belediye başkanlarının sayısı 11’e yükseldi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar tutuklanmalarının ardından görevden uzaklaştırıldı.
‘Terör’ soruşturması kapsamında tutuklanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ise görevden alındı ve yerlerine kayyum atandı.
∗∗∗
ÖZEL’E JET HIZIYLA İKİ SORUŞTURMA
CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek için sarf ettiği sözlerden dolayı hem İstanbul hem de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen soruşturma başlatıldı. Özel, önceki günkü mitingde ‘‘Akın sert kayaya çarptın. Bir daha görmeyeceğim. Efendi gibi geliyoruz, eylemimizi yapıyoruz, dağılıyoruz. Ama tepemin tasını attırma, dağılmamak üzere toplanırız’’ demişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, ‘‘Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel hakkında, "soruşturma başlatılmıştır’’ ifadeleri yer aldı.
∗∗∗
9 ŞÜPHELİ TAHLİYE EDİLMİŞTİ
İBB soruşturmasında tutuklanan 9 şüpheli, adli kontrol tedbiriyle tahliye edilmişti. Soruşturma kapsamında ‘‘ihaleye fesat karıştırma’’ ve ‘‘rüşvet vermek’’ suçlarından tutuklanan Sami Özge Arıoğlu, Erdem Arıoğlu ve Mustafa Başar Arıoğlu’nun ‘‘yurt dışı çıkış yasağı’’ ve ‘‘konutu terk etmemek’’ şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyelerine karar verilmişti. Aynı soruşturma kapsamında tutuklanan şüpheliler Hüseyin Kum, Taner Gümüş, Murat Bıyık, Kadir Gümüş, Altan Gözcü ve Servet Yıldırım’ın da ‘‘yurt dışı çıkış yasağı’’, Yıldırım’ın ise ‘‘konutu terk etmemek’’ şartıyla tahliyesine karar verilmişti.
∗∗∗
ETKİN PİŞMANLIKTAN SERBEST
İBB’ye yönelik ‘mali suçlar’ soruşturmasında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren şüpheliler Ali Nuhoğlu ile Süleyman Atik, adli kontrol şartıyla tahliye edildi. AA’nın aktardığına göre, soruşturma kapsamında tutuklanan iş insanı Ali Nuhoğlu’nun 1 ve 4 Haziran’da, Süleyman Atik’in ise 13-30 Mayıs ile 4 Haziran’da etkin pişmanlık kapsamında ifade vermek istedikleri, beyanlar aktardıkları belirtildi. Sulh ceza hakimliği, şüpheliler Nuhoğlu ve Atik’in ‘‘yurt dışı çıkış yasağı’’ ile ‘‘konutu terk etmeme şeklinde’’ adli kontrol tedbiriyle tahliyesine hükmetti.
∗∗∗
İDDİANAME AĞIR CEZADA
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın şikayeti üzerine Özgür Özel’in CHP Genel Başkanı seçildiği CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’ndaki “şaibe” iddiaları üzerine yürüttüğü soruşturmada hazırlanan iddianame, ağır ceza mahkemesine gönderildi.
Hazırlanan iddianamede, aralarında CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 kişi hakkında 3 yıla kadar hapis istendi. iddianamede, “bazı delegelere menfaat karşılığı oy kullandırıldığı” iddialarına yer verildi.
∗∗∗
YARGI REJİME KALKAN OLDU
CHP’li belediyelere yönelik Ekim 2024’ten bu yana sürdürülen yargı operasyonlarında şimdiye kadar başta İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere toplam 11 belediye başkanı tutuklanırken 100’ün üstünde belediye çalışanı da cezaevinde.
CHP Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in 30 Ekim 2024’te ‘‘PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olmak’’ suçlamasıyla tutuklanmasıyla başlayan süreç, İBB ve CHP’li ilçe belediyelerine yönelik geniş çaplı bir yargı operasyonuna dönüştü.
DW’nin haberine göre şimdiye kadar 5 dalga olarak yapılan operasyonlarda ‘‘terör’’ suçlamalarının yanı sıra ‘‘yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suç işlemek amacıyla örgüte üye olma’’ gibi mali suç iddialarında bulunuldu.
HANGİ BELEDİYE BAŞKANLARI TUTUKLU?
İstanbul başta olmak üzere Adana’ya da sıçrayan operasyonlar kapsamında başta CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu olmak üzere toplam 11 belediye başkanı tutuklu.
Bu isimler şöyle: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Adana Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Adana Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Esenyurt Belediye Başkanı

Beşiktaş Belediye Başkanı

Beykoz Belediye Başkanı

Şişli Belediye Başkanı

Beylikdüzü Belediye Başkanı

Büyükçekmece Belediye Başkanı

Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı

Avcılar Belediye Başkanı

Adana Ceyhan Belediye Başkanı

Adana Seyhan Belediye Başkanı
Öte yandan tutuklamalar arasında öne çıkan isimler ise şöyle: İBB Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz, KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt, İSTAÇ Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Gökmen Togay, İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı Seyfullah Demirel, İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık, – Ekrem İmamoğlu’nun Koruma Müdürü Mustafa Akın, CHP PM Üyesi Baki Aydöner

İBB Medya A.Ş. Y. Kurulu Başkanı

İstanbul Planlama Ajansı Başkanı

İBB Özel Kalem Müdürü

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı

Ekrem İmamoğlu’nun Koruma Müdürü

CHP Milletvekili

CHP PM Üyesi
Ayrıca sağlık sorunları bulunan ve operasyonlarda tutuklanan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, daha sonra yükselen tepkiler nedeniyle ev hapsi mahkûm edildi.
• 19 MART EVRESİ
Esenyurt ile başlayan operasyonlar sırasıyla Beşiktaş ve Beykoz belediyelerinde devam ederken 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’na ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelmesi ile farklı bir evreye geçti ve daha da büyüdü.
İmamoğlu 18 Mart’ta İstanbul Üniversitesi’nden aldığı diplomanın iptal edilmesinden bir gün sonra gözaltına alındı, 23 Mart’ta ise yolsuzluk soruşturmasından tutuklandı.
İmamoğlu ile birlikte "yolsuzluk, rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüte üye olma" gibi farklı iddialarla İBB’den 94 üst düzey yönetici gözaltına alındı. Gözaltına alınan 94 kişiden 54’ü tutuklandı.
İmamoğlu İçişleri Bakanlığı kararıyla İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı.
• İKİNCİ DALGA
İBB’ye yönelik bir diğer soruşturma dalgası 26 Nisan’da geldi.
Yolsuzluk, rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık ve İBB iştiraklerinde (İSTAÇ, KİPTAŞ, İSKİ) usulsüzlük iddiaları üzerine operasyon düzenlendi.
Bu operasyonda 52 kişi gözaltına alınırken 18 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu’nun ağabeyi Cevat Kaya, İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay yer aldı.
İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu da bu dalgada gözaltına alınırken daha sonra adli kontrolle serbest bırakıldı.
• İBB’YE ÜÇÜNCÜ VE DÖRDÜNCÜ DALGALAR
20 Mayıs’ta İBB’ye yönelik yeni bir soruşturma dalgası daha geldi.
İhaleye fesat karıştırma, rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüte üye olma, İBB’ye bağlı Medya AŞ, Kültür AŞ ve Peyzaj AŞ gibi iştiraklerde usulsüzlük iddiaları ile ilgili yürütülen soruşturmada 22 kişi gözaltına alındı; bunlardan 13’ü tutuklandı.
Tutuklananlar arasında İBB Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin, İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu ve Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin yer aldı.
23 Mayıs’taki altıncı dalgada İstanbul, İzmir, Trabzon, Antalya, Tunceli ve Kocaeli’de eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda 46 kişi gözaltına alınırken, aralarında İmamoğlu’nun koruma müdürü Mustafa Akın ve özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu’nun da bulunduğu 25’i tutuklandı.
• BEŞİNCİ DALGADA İSTANBUL DIŞINA ÇIKILDI
31 Mayıs’ta düzenlenen İBB odaklı yeni dalgada 38 kişi gözaltına alındı, bu kişilerden 22’si tutuklandı. Bu operasyon dalgası İstanbul’dan Adana’nın iki ilçesine de uzadı. Tutuklananlar arasında eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu dahil olmak üzere üçü İstanbul, ikisi Adana’dan beş ilçe belediye başkanı da yer aldı. Bu dalga ile İstanbul’da gözaltına alınan CHP’li belediye başkanları ve belediye çalışanlarının sağlık kontrolüne sevk edildikleri sırada çekilen görüntülerin paylaşılması ise kamuoyunda büyük tepki çekti.
∗∗∗
HABERİN İÇİNDEN...
MÜCADELEYİ HER ALANA YAYMAK GEREKİYOR
Saray yönetimi yargı sopasıyla bir yandan rejimi tahkim ederken diğer yandan yol temizliği yapıyor. CHP’li belediyelere yönelik ardı arkası kesilmeyen operasyonlar, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra CHP’li 11 belediye başkanının tutuklanarak görevden alınması, CHP Kurultay Davası, öğrencilerin cezaevine konulması, eylem yasakları, kadınlara, gençlere, emeklilere, kısacası kendisine itaat etmeyen tüm kesimlere yönelik devam eden baskılar, rejimin bundan sonraki yol haritasının nasıl olacağını daha da net gösteriyor.
MAKÛL MUHALEFET
19 Mart’ta İBB’ye yönelik başlayan operasyonların hemen ardından üniversite öğrencilerinin barikatı yıkmasıyla alevlenen toplumsal muhalefet, günlerce devam eden Saraçhane mitinglerinde, Maltepe’de, Yozgat, Konya ve ülkenin hemen her yerinde öfkesini açığa çıkardı. Toplumun yeniden siyasetin öznesi haline geldiği, boykotlar, öğretmenlerine sahip çıkan liseliler, çiftçiler, emekliler sahneye çıktı. İktidarı rahatsız eden bu durum, başta CHP olmak üzere muhalefeti sindirme, sokağı kriminalize etme çabasına girişti.
Saray yönetiminin arzu ettiği rejimi kurmak için elindeki en önemli koz da muhalefeti parçalamaya dönük çözüm süreci ve onun getirdiği anayasa tartışması oldu. Ülkedeki bütün felaketlerin sorumlusu olan rejim, bulunduğu konumdan bir adım bile geri atamayacak halde. Yumuşayıp normalleşmeyeceği gibi, demokratik bir anayasa da yapmayacağı da ortada. Öte yandan dün AKP Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Lideri Özel’in Gaziosmanpaşa mitinginde yaptığı konuşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, “Özel’in Cumhurbaşkanımıza dönük kullandığı dili şiddetle kınıyoruz” dedi. Çelik, "Bu tarz bir muhalefet etme biçimi olamaz” ifadesini kullandı. Erdoğan’ın sözleri ise asıl niyeti daha açık haliyle ortaya koydu. PKK’nın silah bırakma ve fesih kararını açıkladığı yeni sürece ilişkin ‘Yeni bir aşamaya geldik’ sözlerini kullanan Erdoğan, rejimin tahkimatı için CHP’ye bir kez daha ‘iç cephe’ vurgusuyla seslendi. Cumhur İttifakı’nın yargı aracılığı ile gerçekleştirdiği saldırıları es geçen Erdoğan, “İç cephemizi güçlendirdiğimiz bir dönemde ana muhalefetin kimseyle bayramlaşmayan parti haline gelmesinden duyduğumuz üzüntüyü de ifade etmek isterim” diye konuştu. Tüm bu yaşananların ardından rejimin aktörlerinin CHP’ye yönelik muhalefet yapma biçimi eleştirileri ise siyasetin geleceğine dair neler yapılıp neler yapılmaması konusunda bir fikir veriyor. Şimdiye kadar ülkede yaşananların ortaya koyduğu en açık tablolardan biri, rejimin sınırları içerisinde olmayan muhalefete yönelik saldırıların devam edeceği yönünde. Çözülmesi gereken düğüm de tam olarak burası.
Anayasa, çözüm, barış üst başlık ne olursa olsun, bir kez daha o sınırlara girecek bir muhalefetin tek adam rejimi karşısında bir karşılığının olmayacağı, ülkenin geçtiği en kritik eşiklerde tekrar tekrar kanıtlandı. Ancak kesin olan bir diğer şey ise, bu saldırılara karşı gelemeyen bir muhalefet hattının da sonunun ilk senaryodan farksız olmayacağı. Özellikle 19 Mart’ın ardından toplumsal muhalefetin yükselişi ile beraber bu saldırılara karşı ilk evrede iyi bir sınav verildi. Ancak iki ayı aşkın bir süredir devam eden saldırılar bu kez rejimin yeni taktiğine dönmüş durumda. Her güne uygulanan yeni operasyonlar, muhalefetin içini karıştırmaya yönelik hamleler, gündemin sadece CHP’ye atılı suçlar üzerinde tutulması, Saray’dakilerin memnun olduğu senaryolar haline gelmeye başladı.
Bu yüzden 19 Mart’ta yükselen rejime karşı oluşturulan mücadele hattının eğitimden sağlığa, toplumsal yaşamın tamamındaki sorunlara yansıtılacağı, bu anlamda mücadelenin derinleştirileceği yeni evrenin kapısı da açılmış gözüküyor.


