Savaş adım adım büyüyor
ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaş, bölgeye yayılırken Avrupa da adım adım savaşa dâhil oluyor. Azerbaycan, Nançıvan’a düşen İHA’lar için İran’a misilleme yapacağını açıkladı. 4 Avrupa ülkesi savaş gemilerini bölgeye gönderirken Fransa ABD’ye üslerini açtı, İtalya bölgeye hava savunması yolluyor.

Dış Haberler
Türkiye’de düşen füzenin ardından, İsrail’in yakın müttefiki Azerbaycan, İran İHA’larıyla vuruldu. İspanya’nın savaş karşıtı onurlu duruşu karşısında Avrupa ülkeleri, “yasadışı” olarak tanımladıkları savaşa adım adım dâhil oluyor.
ABD ve İsrail, İran’da cumartesi gününden bu yana en az 1045 kişinin yaşamını yitirdiği saldırılarını sürdürdü. Tahran’da ve Kerec’te patlamalar yaşandı. İsrail savaş uçakları ayrıca Lübnan’ın başkenti Beyrut’u hedef aldı.
İran güçleri ise İsrail’i ve ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerini hedef almayı sürdürdü. İran Devrim Muhafızları, Basra Körfezi’nin kuzeyinde Hürmüz Boğazı yakınlarında bir ABD petrol tankerini hedef aldıklarını açıkladı.
IRAK SINIRINDA SALDIRI
Devrim Muhafızları, İran ve Irak’taki Kürt bölgelerine yönelik saldırıların ardından, Kuzey Irak’taki Kürt güçlerinin karargâhlarını hedef aldığını açıkladı. Önceki gün ABD ve İsrail basının Kürt milislerin İran içinde saldırıya başladığını yazmış, ancak bu iddia Kürt gruplarca yalanlanmıştı.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, ise Irak’taki rejim muhalifi Kürt grupların savaşmak üzere sınırı geçeceği iddiasına ilişkin “Onlara hiçbir şekilde müsamaha göstermeyeceğiz” dedi.
Azerbaycan, İran’ın özerk bölge Nahçıvan’a düzenlenen ve iki kişinin yaralandığı İHA saldırısından İran’ı sorumlu tutarak misilleme tehdidinde bulundu.
BAKÜ MİSİLLEME YAPACAK
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, “terör eylemi” olarak nitelediği saldırıya ilişkin, “Misilleme için orduya talimat verildi” dedi. Tahran yönetimi ise Nahçıvan’a düzenlenen saldırının “İran’ı suçlamak için İsrail tarafından yapıldığını” iddia etti.
Tahran yönetimi ayrıca önceki gün önceki gün NATO tarafından Türkiye hava sahasına girmeden imha edildiği bildirilen füzenin “İran tarafından fırlatılmadığını” açıkladı. Açıklamada “Komşu ve dost Türkiye’nin egemenliğine saygı duyuyoruz” denildi.
NATO’DAN AÇIKLAMA
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise İran füzesinin Türkiye hava sahasına yönelmesinin ardından ittifakın 5’inci maddesini devreye almanın gündemde olmadığını söyledi.
Avrupa savaş gemileri yolda, üsler açılıyor
Batı’da savaş karşıtlığı giderek büyürken Avrupa başkentleri, ABD ve İsrail’in eylemlerinin “uluslararası hukuka uygun olup olmadığı” tartışmaları ortasında bölgedeki askeri varlığını artırıyor. İtalya, İspanya, Fransa ve Hollanda Kıbrıs’a saldırı iddiaları sonrası Doğu Akdeniz’e savaş gemilerini gönderme kararı aldı. Bölgede gemileri bulunan İngiltere Başbakanı Keir Starner "Savaşa dahil olmayacağız" dedi. Fransa ordusu, Ortadoğu’daki Fransız askeri üslerinin ABD uçakları tarafından “geçici olarak” kullanılmasına izin verdiğini açıkladı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Ortadoğu’da krizin tırmanma riskine dikkat çekerek “Biz savaşta değiliz ve savaşa girmek de istemiyoruz” dedi. ABD’nin talep etmesi halinde İtalya’daki 3 üssü “bombardıman içermeyen faaliyetler için kullanabileceğini” belirten Meloni, Körfez müttefiklerine de hava savunma sistemleri göndermeyi planladıklarını söyledi. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ise “Almanya bu savaşın tarafı değil. Ordu bu savaşa katılmayacak” dedi.
∗∗∗
AP’DE TRUMP KRİZİ
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in ABD’nin ülkedeki üsleri İran’a saldırmak için kullanmasına izin vermemesi, iki ülke arasında krize yol açarken Avrupa Parlamentosu (AP), ABD Başkanı Donald Trump’ın İspanya’ya yönelik tehditlerini görüşmeyi reddetti. AP’deki Sosyalistler ve Demokratlar (S&D) grubu, en büyük grup olan merkez sağcı Avrupa Halk Partisi (EPP) ve aşırı sağcı grupları suçlayarak “Avrupa vatandaşlarına yönelik bir başka ihanet” dedi.
∗∗∗
İRAN SAVAŞI YENİ REKABETLERE GEBE
Dr. Karabekir Akkoyunlu / Oxford Üniversitesi
Savaşın seyri oldukça belirsiz. Trump’ın öngörülemezliği nedeniyle Amerika hem savaşı tırmandırıp sürdürebilir hem de aniden “Amacımıza ulaştık, İranlı liderlerle iyi anlaşıyoruz” diyerek ateşkes ilan edebilir. Bir kara savaşının başlaması ise felaket olur. Irak deneyimiyle karşılaştırıldığında İran coğrafi olarak üç kat büyük ve 90 milyon nüfusa sahip; sonuçları çok daha ağır olur.
GÜÇ KAYMASI YAŞANACAK
Rejim değişikliği ihtimali, savaşın seyriyle doğrudan ilişkili olsa da düşük. Bir kara savaşı başlarsa ya da ABD ve İsrail üst düzey yöneticileri vurmaya devam ederse, ülke yönetilemez bir hale gelebilir. Fakat Hamaney’in öldürülmesiyle rejimin bir günde çökeceği yanılgısı yaygın olsa da İran ne Saddam dönemi Irak’ı kadar kişiselleşmiş bir diktatörlük ne de güçlü bir bürokratik sistem. Hamaney kendi dönemini oldukça kişiselleştirdiğinden, halefinin aynı otoriteye sahip olması mümkün değil. Kısa vadede bir molla lider seçilse de asıl güç Ulusal Güvenlik Konseyi ve Devrim Muhafızları’na kayacak. Bu süreçte hem Devrim Muhafızları kökenli hem de molla ailesinden gelen Laricani kardeşler (Ali ve Sadık Laricani) kritik rol oynayabilir.
Savaş sonrası İran’da, rejim ayakta kalsa bile ciddi değişimler yaşanacak. Zayıflamış bir yapı devam edecek ve içerde klikler arası iktidar mücadelesi şiddetlenerek sürecek. Devrim Muhafızları’nın ağırlığı artabilir ve daha militarist bir rejim ortaya çıkabilir. Ancak alternatif bir senaryoda yeni dini lider arka planda kalırken, Ulusal Güvenlik Konseyi ve Devrim Muhafızları’ndan oluşan bir “komiteler” düzeni daha pragmatist bir çizgiye evrilebilir. Bu durumda toplumsal baskılar hafifletilebilir, Batı’yla yeniden diyalog kurulabilir ve İslam Cumhuriyeti’nin adı korunarak niteliği tedricen değişebilir.
NETANYAHU’YA SAVAŞ GEREK
Netanyahu’nun amacı, 7 Ekim’den bu yana yürüttüğü Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme projesini tamamlamak. Gazze, Hizbullah ve Suriye’den sonra hedef İran. Ayrıca kendi siyasi geleceği için sürekli savaş hali yaratmak zorunda; savaş bittiğinde yolsuzluk davaları ve toplumsal tepkiyle yüzleşecek. Trump ise Netanyahu tarafından kolayca yönlendirilen, net bir stratejiye ve plana sahip olmayan bir görüntü veriyor. Bu belirsizlik ve sorumsuzluk sadece bölgeyi değil, tüm dünyayı tehlikeye atıyor.
ABD ÜZERİNDE NÜFUZ MÜCADELESİ
Savaş nasıl biterse bitsin, İran rejimi ağır biçimde zayıflayacak ve bölgesel nüfuzunu büyük ölçüde kaybedecek. Bu boşluk yeni rekabetlere yol açacak. Özellikle Türkiye ile İsrail arasında rekabet ve gerginlik belirgin şekilde artacak. İsrail’de “Türkiye yeni İran’dır” söylemleri şimdiden duyuluyor. Türkiye’nin Batı, bölge ve hatta İsrail’le ilişkileri nedeniyle İran’da yaşananları yaşaması mümkün olmasa da rekabetin nasıl şekilleneceğine dair ipuçları veriyor. Her iki ülkenin de Trump’la iyi ilişkileri nedeniyle bu rekabetin bir kısmı ABD üzerindeki nüfuz mücadelesi şeklinde yaşanabilir.

WASHINGTON TAŞERON ARIYOR
Kürtler ve Belucilerin savaşa sürüklenmesi en riskli senaryolardan biri. Trump’ın bu grupları isyana teşvik ederek İran içinde ikinci cephe açma, kendi askerini tehlikeye atmadan amacına ulaşmak için taşeron aradığı sinyalleri verdiği belirtiliyor. Daha önce Irak’ta ve Suriye’de gördüğümüz gibi Amerika yerel güçleri kullanır, daha sonra devletle pazarlığa oturup aradan çekilir. Bu gruplar dolduruşa gelirse hem İran hem de Türkiye ile karşı karşıya kalabilir. İran’da oluşacak otorite boşluğu iç savaşa ve bölgeye yayılacak çatışmalara zemin hazırlayabilir.


