Google Play Store
App Store

Amerikan basını ABD ile İran’ın savaşa son verecek mutabakat metni üzerinde anlaşmaya yakın olduğunu bildirdi. Tahran’dan “Metnin gerçeklikten çok Amerikan istek listesi olduğu” açıklaması geldi.

Savaşın sonu yaklaştı iddiası
Fotoğraf: AA

Umut Can FIRTINA

Hürmüz Boğazı’nda yükselen gerilimin ardından ABD ile İran'ın savaşa son vermelerinin önünü açacak mutabakat üzerinde anlaşmaya yaklaştıkları öne sürüldü. Axios'un üst düzey yetkililere dayandırdığı bilgilere göre üzerinde çalışılan mutabakat zaptı, bölgedeki sıcak çatışmayı dondurmayı ve kapsamlı bir barış planı için zemin hazırlamayı hedefliyor. Olası anlaşma sonrası 30 günlük süreçte Hürmüz’de İran’ın kısıtlamaları ve ABD’nin ablukası kademeli olarak kaldırılacak.

Tek sayfalık ve 14 maddelik taslak mutabakat muhtırasındaki maddeler arasında, İran'ın nükleer zenginleştirmeye moratoryum taahhüdü, ABD'nin yaptırımları kaldırmayı ve dondurulmuş milyarlarca dolarlık İran fonlarını serbest bırakmayı kabul ettiğine dair beyanı yer alıyor.

NÜKLEERDEN TAVİZ İDDİASI

Kaynaklar, İran’ın nükleer programını askıya almayı öngören moratoryumun süresinin 12 ila 15 yıl arasında olacağını söylenirken İran’ın uranyum zenginleştirme seviyesi yüzde 3,67 ile sınırlandırılacak. Belgeye göre Tahran, yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması; ayrıca yeraltı nükleer tesislerini işletmemeyi ve Birleşmiş Milletler (BM) müfettişlerinin “ani denetimlerini” kabul edecek.

‘ABD’NİN İSTEK LİSTESİ’

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin önerisinin incelendiğini ve cevabı arabulucu Pakistan'a ileteceklerini bildirdi. Ancak İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızayi, metnin “bir gerçeklikten çok istek listesi olduğunu” ifade etti. Rızayi, ABD’nin kaybettikleri bir savaşta, müzakerelerde elde edemediklerini kazanamayacaklarını vurguladı.

TRUMP’TAN YİNE TEHDİT

ABD Başkanı Donald Trump da Truth Social'dan yaptığı paylaşımda “İran anlaşmayı kabul etmezse çok daha yoğun bombardıman başlayacağı” tehdidinde bulundu. New York Post’a verdiği mülakatta yeni müzakere turu kapsamında Pakistan’a gidip gitmeyeceği sorusuna Trump, “ilerleyen süreçte yüz yüze temasların mümkün olabileceğini ancak mevcut aşamada bunun erken olduğunu” yanıtını verdi.

∗∗∗

TRUMP’IN ZİYARETİ ÖNCESİ İRANLI BAKAN ÇİN’E GİTTİ

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Trump’ın Çin ziyareti öncesi Pekin’de Çinli mevkidaşı Wang Yi ile bir araya geldi. Çin Dışişleri Bakanı Wang, görüşmede ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşı “gayrimeşru” olarak nitelerken bölgenin “belirleyici bir dönemeçten geçtiğini” söyledi. Taraflar arasında doğrudan görüşmelerin zorunlu olduğunu söyleyen Çinli bakan, Pekin’in diplomasiyi desteklemeye ve savaşın sona erdirilmesi için çaba göstermeye hazır olduğunu söyledi.  Arakçi ise Pekin’in tutumuna dair teşekkür ederken İran’ın “adil ve kapsamlı bir anlaşmadan daha azını kabul etmeyeceklerinin” altını çizdi. Arakçi, Çin’e güvendiklerini, “barış çabalarını ilerletme ve çatışmayı sona erdirme yönündeki aktif rolünü sürdürmesini umut ettiklerini” söyledi. Arakçi’nin bir günlük ziyareti, Trump’ın 14-15 Mayıs’ta Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’le Pekin’de yapması beklenen zirveden bir hafta önce geldi.

∗∗∗

TEL AVİV SALDIRILARDAN ÇEKİNME EŞİĞİNİ AŞTI

Dr. Öğr. Üy. Barış ADIBELLİ - Kütahya Dumlupınar Üniversitesi

ABD’nin gerek Venezüela gerekse İran’a yönelik operasyonları, küresel ve bölgesel anlamda jeopolitik güç dengesinde de bazı kırılmalar yarattı. Uluslararası toplumun özellikle de Batı’nın sessiz ve etkisiz kalması, ABD’nin daha fazla güce dayanan politik eylemlere yönelmesine neden oldu. İran’dan sonra her ne kadar Trump Küba’ya işaret etse de Afganistan’ın sıradaki hedeflerden birisi olduğunu düşünüyorum.

ABD ile İran’ın barış anlaşmasına çok yaklaştığı haberleri gelse de, geçmiş deneyimlerden yola çıkarsak somut imzalar atılmasını görmeden konuşmak zor. Ancak son gelişmeler İsrail lehine gibi gözükmüyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu, İran’ın bir daha hiç kimseye kafa tutamayacak bir hale getirilmesini savunuyordu. Bu bağlamda rejim değişikliği, hatta İran’ın birkaç parçaya bölünmesi bile İsrail’in gündemindeydi. Ancak Trump’ın İran haritasında herhangi bir değişiklik istemediği, aynı zamanda rejim değişikliği gibi bir problemlerinin olmadığı şeklindeki açıklamaları, İsrail’in bu planlarını da baltalamış oldu.

İSRAİL ANLAŞMAYA UYMAYACAK

Şunu biliyoruz ki Netanyahu bir ateşkese karşıydı. Hatta “biz yolun yarısındayız İran’da daha çok yapacak işimiz var” diyerek İsrail’in İran’la savaşının devam edeceği sinyalini de vermişti. Ancak Trump, İran’la kendi savaşını bitirirken İsrail’in savaşına destek verme gibi bir kumar oynamaz, oynarsa siyasi bedelini 3 Kasım’da sandıkta öder.

Fakat burada önemli bir dönüm noktası var: İsrail, İran’ın vurulabilir olduğunu gördü. Geçmişte İsrail hep İran’a yönelik bir saldırıyı gündeme getirdi ama buna bir türlü cesaret edemiyordu, gerek 12 gün Savaşı gerekse son “Kükreyen Aslan” operasyonu, İsrail için şüphe eşliğinin aşılmasını sağladı. Bugün nasıl Gazze‘de yapılan barış anlaşmasına rağmen katliam sürüyorsa benzer bir durumda yarın İran konusunda olacaktır. İran’la yapılacak herhangi bir anlaşmaya İsrail’in riayet etmeyeceğini veya bu anlaşmayı ihlal edebileceğini geçmiş tecrübelerden biliyoruz.

PEKİN’İN ROLÜ BÜYÜK

Çin’in buradaki pozisyonu oldukça önemli. Çin başından beri İran’ın yanında duruyor. Çok önemli bir zaman diliminde İran dışişleri Bakanı Arakçi’nin Çini ziyaret ediyor olması, burada görüş alışverişinde bulunması aslında süreçte Pekin’in de önemli bir rol oynadığını göstergesidir. Birinci turun toplanmasındaki katkısından dolayı Trump, Çin’e de teşekkür etmişti.

Barış ADIBELLİ