Savcılar ne bekliyor?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Elbistan’da düzenlediği basın toplantısında Genelkurmay eski Başkanı Yaşar Büyükanıt ile
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Elbistan’da düzenlediği basın toplantısında Genelkurmay eski Başkanı Yaşar Büyükanıt ile AKP iktidarının çıkar birliği yaptığı iddiasını tekrarladı ve şöyle dedi:
“Ben Sayın Yaşar Büyükanıt ile AKP iktidarının işbirliği yaptığını söyledim, çıkar birliği yaptığını söyledim. 27 Nisan’da e-muhtıra vereceksiniz, 28 Şubat’ta hükümet karşı çıkacak. Arkasından hemen erken seçim kararı alacaktınız, iktidarda mağdur oluyoruz diye arkasından Yaşar Büyükanıt’ı Dolmabahçe Sarayı’na çağıracaksınız, 2.5 saat konuşacaksınız, kimin ne konuştuğu belli değil. Arkasından da Büyükanıt’a Üstün Hizmet Madalyası vereceksiniz Bakanlar Kurulu kararı ile.”
İSTİFASINI BÜYÜKANIT MI DURDURDU?
“Bu çıkar birliği değil de nedir?” diye soran Kılıçdaroğlu, konuşmasında bir de bir köşe yazısına işaret etti. Kılıçdaroğlu’nun “okuyun” dediği yazı Yeni Çağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Sebahattin Önkibar’a ait. Aynı zamanda İlk Kurşun Gazetesi’nde yazan Önkibar, dün yayınlanan köşe yazısında e-muhtıranın verildiği 27 Nisan 2007 günü yaşananları Erdoğan’ın eski özel kalem müdürü ve AKP eski Balıkesir milletvekili, Ergenekon sanığı Turan Çömez’in aktarımıyla anlatıyor. “Turan Çömez’e göre istifayı düşünen Başbakan’ı Büyükanıt durdurmuş!” başlıklı yazıda şu iddialar yer alıyor:
“Çömez’e göre e-muhtıranın verildiği gece Tayyip Bey paniğe kapılmış ve hiç uyumamış! İlk değerlendirmelerden sonra boynunu bükmüş ve ‘Bu iş buraya kadar, bitti beyler’ demiş! Dahası çekilme ve istifanın metodunu bile tartışmaya açmış! Yaşar Büyükanıt’a gece boyunca telefonla ulaşamamış! Bunun üzerine Başbakanlık konutuna yürüme mesafesinde olan Genelkurmay Başkanlığı Konutuna özel bir elçi ile mesaj göndermiş! Mesajda istifa dahil pek çok ihtimalin masada olduğu yazılı imiş! Ertesi gün öğleye doğru Büyükanıt, Erdoğan’ı aramış! Turan Çömez’e göre o telefon konuşmasının bitimi ile Tayyip Bey sevinçle ayağa fırlamış ve aynen şu sözleri etmiş: ‘Buhran bitti beyler, istifa şu bu yok. Yaşar Paşa teminat verdi, yolumuza devam ediyoruz!’”
‘DOLMABAHÇE’NİN ÖNEMİNİ ARTTIRIYOR'
Gazetemiz yazarı, eski Bakan Fikri Sağlar, 27 Nisan gününe ilişkin ortaya atılan bu iddiaların, e-muhtıranın hemen ardından gerçekleşen Dolmabahçe görüşmesinin önemini daha da net biçimde ortaya koyduğunu belirtti. 5 Mayıs 2007 Dolmabahçe görüşmesinin, Türkiye’de bugün yaşanan sürecin miladı, bir kırılma noktası olduğunu söyleyen Sağlar, şöyle dedi:
“Muhtıranın hangi amaçla verilip verilmediği bir yana, sonuç değerlendirmesinde AKP’nin işine yaradığı, dolayısıyla Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu sürecin başlangıcı olduğu görülüyor. Türkiye’deki birçok olayın ilk çıktığı yer Dolmabahçe’dir. Türkiye’nin gidişatının kırılma noktasıdır. Demokrasinin yargıyla karşı karşıya bırakılması, hukukun üstünlüğünün siyaset tarafından ele geçirilmesi ve bu sivil darbe yapılanması, en önemlisi de toplumun katmanları arasına infak tohumları ekilmesi, tüm bunlar Dolmabahçe’yle başladı.”
CEVAPLAR BAŞBUĞ’DA
Sağlar, Dolmabahçe görüşmelerine ilişkin tartışmaları açıklığa kavuşturabilecek tek kişinin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ olduğunu vurguladı:
“ İlker Başbuğ Dolmabahçe görüşmesini biliyor ise devlet sırrı kavramı devredilmiş demektir. Dolayısıyla devlet adına masum bir konuşma olduğu ortaya çıkar. Ama Başbuğ haberdar değilse o zaman devlet sırrı devredilmemiştir. Devlet sırrı olmaktan çıkmış, birey sırrı olmuştur. Yani yarın gelecek olan Başbakan da, şimdiki Başbakan ‘mezara götüreceğim’ dediği için, bu sırrı ancak mezarda öğrenebilecektir.”
Sebahattin Önkibar’ın
yazısından bazı kesitler
“Evet Büyükanıt tarafından edilen o telefonla Tayyip Erdoğan tabir yerinde ise yeniden hayata dönmüş ve dahası, ortaya çıkan tabloyu siyasi faydaya dönüştürme hesaplarını yapmaya başlamış! Görüldüğü gibi e-muhtıra ve Yaşar Büyükanıt bağlamında var olan söylentilerde çeşitlilik söz konusudur! Büyükanıt’ın muhtıradan haberinin olmamasından, Pentagon ve Beyaz Saray’ın vetosu ile geri adım atmasına kadar türlü spekülasyonlar vardır. Kesin olan şey, Tayyip Bey’le Büyakanıt’ın son süreçte kader birliği yapmaları yani sırdaş olmalarıdır!
Şemdinli iddianamesinde çete başı olarak sunulup yandaş güruh tarafından hedef alınan Yaşar Paşa’nın Dolmabahçe buluşmasından sonra kucaklanması ve adeta aziz ilan edilmesi, cevaplanması gereken önemli bir soru olarak karşımıza çıkıyor! AKP, Büyükanıt’la olan bu esrarengiz ilişkisini açıklığa kavuşturmadan ve 28 Şubat Generallerinden hesap sormadan, referandum öncesinde takındığı darbe karşıtı demokrat rolünde inandırıcı olamayacaktır!
‘ÇELİK YALAN SÖYLÜYOR’
Bu vesile ile Büyükanıt’ı sahiplenip 'Sadece Yaşar Paşa’ya değil bütün Genelkurmay Başkanlarına zırhlı araç verildi' diyen Hüseyin Çelik’in doğru söylemediğini ve zırhlı araç sahibi tek Genelkurmay Başkanının Büyükanıt olduğunu resmi bilgiler ışığında aktaralım!"
Suç duyurusu 3 yıldır
Genelkurmay’da bekliyor
ANF'nin haberine göre, CHP, Yaşar Büyükanıt hakkında suç duyurusuna hazırlanırken Diyarbakır Barosu’nun suç duyurusu 3 yıldır Genelkurmay Başkanlığı'nda bekliyor.
27 Nisan e-muhtırasının ardından Diyarbakır Barosu Büyükanıt’ın anayasayı ihlal ettiği gerekçesiyle yargılanması için Diyarbakır Başsavcılığı’na başvurdu. Diyarbakır Başsavcılığı suç duyurusunu Genelkurmay Adli Müşavirliği’ne gönderdi. Ancak Adli Müşavirlik’ten 2007’den bu yana dosyayla ilgili Diyarbakır Başsavcılığı’na herhangi bir bilgi verilmedi.
Çağdaş Hukukçular Derneği ile Diyarbakır Barosu, Şemdinli’de Umut Kitabevi’ne bomba attığı gerekçesiyle yargılanan astsubay Ali Kaya için, “iyi çocuktur” dediği gerekçesiyle de Büyükanıt hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.
Büyükanıt hakkındaki başvurular Genelkurmay Adli Müşavirliği’nde 2007’den bu yana işlem yapılmayı bekliyor. CHP’nin yapacağı başvurunun da diğer başvurular gibi Genelkurmay Adli Müşavirliği’ne gönderilmesi bekleniyor. Adli Müşavirlik, 12 Eylül’e kadar harekete geçmez, referandumda, anayasa değişikliği yürürlüğe girerse, Büyükanıt’la ilgili dosyaların sivil savcılığa aktarılabileceği belirtiliyor.


