birgün

19° AÇIK

Şehirler hâlâ kurtarılabilir

Siyasetçi ve sanatçılar Kadıköy’de Sürdürülebilir Kentler Zirvesi’nde bir araya geldi. Yazar Uzuner, “Ağaçların canlı olduğunu çocukken öğretirseniz büyüdüklerinde ağaçları kesmeyi amaç edinmezler” dedi.

YAŞAM 20.03.2022 07:58
Şehirler hâlâ kurtarılabilir
Abone Ol google-news

Kardelen TATAR

İstanbul’da Kadıköy Belediyesi’nin ev sahipliğinde Uluslararası Sürdürülebilir Kentler Zirvesi dünyadan ve Türkiye’den çok sayıda belediye başkanı ile bilim insanları ve yazarları bir araya getirdi. Kadıköy Belediyesi Kozyatağı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen zirveye katılan başkanların ortak cümlesi “Hiçbir şehir, belediye başkanı veya ülke, küresel zorluklarla tek başına yüzleşemez” oldu.


Zirvenin sonuç bildirgesini İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı okudu. Uluslararası Sürdürülebilir Kentler Birliği (ICLEI) işbirliğiyle düzenlenen etkinliğin “Krizler çağında sürdürülebilir bir kentsel dünya için köprüler kurmak” başlıklı bildirgesinde şu noktaya dikkat çekildi: “Yerel yönetimler, demokrasi, barış, sosyal adalet, sağlık, refah ve sürdürülebilirlik için kritik öneme sahiptir. Günümüzde insanlık, hayati zorluklarla karşı karşıyadır. İklim acil durumu kırılma noktalarına ulaştı, Covid-19 salgını sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri derinleştirdi. Demokratik kurumlar ve ilkelerin zayıf düştüğü süreçlere tanık oluyoruz. Savaşlar ve askeri çatışmalar Rusya’nın son Ukrayna işgali ile yeni zirvelere ulaşmakta. Ne yazık ki, küresel çok taraflı yönetişim bu hayati zorlukların hiçbirine yeterince yanıt vermemekte. Yönetimler arasında işbirliğini içeren ‘çok katmanlı eylem’ vizyonunun bir umut ışığı olarak hizmet edebilmesi için yerel ve bölgesel yönetimleri güçlendirmeye, yetkinleştirmeye, ilişkilendirmeye ve sürece dâhil etmeye kararlıyız.”

YAŞAR KEMAL 50 YIL ÖNCE OLACAKLARI YAZDI

Zirvenin en çarpıcı bölümlerinden biri ‘Döngüsel Yaşam: Kültür, Doğa’ başlıklı bölümü oldu. Yazar ve çevre bilimci Buket Uzuner, Türk edebiyatında çevre bilincini ilk aşılayan yazarın Yaşar Kemal olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: “Yaşar Kemal’in Deniz Küstü isimli romanı Marmara Denizi’nde bir yunusla bir balıkçının hikâyesini anlatır. İnsan dışı canlıların karakter olarak kullanıldığı romandır. Bu hikayedeki gibi yunusların ne kadar dayanacağını düşünürken geçen sene Marmara’da müsilaj sorununu yaşadık. Bu biyolojide ve çevre bilimlerinde ilk anlatılanlardan biridir. Benim en büyük hayalim ana okullarına ekoloji dersinin konulması. Tabiat sevgisini, ağaçların bir canlı olduğunu çocukken öğretirseniz onlar büyüdüklerinde siyasetçi olduklarında zeytin ağaçlarını kesmeyi amaç edinmezler. Çünkü onun bir canlı olduğunu ve canının yandığını çocukken anlamış olurlar.”

Uzuner, son dönemde mitolojiye olan ilginin arttığını belirterek bir başka noktaya da dikkat çekti: “Anemist inançlarda ister şaman ister pagan olsun tabiatla güzel bir ilişki var. Tabiatın efendisinin insan olmadığını gösterir. Dedelerimiz ninelerimiz sade yaşamanın önemini bilirdi. Çok önemli buluşlara sebep olan insan zihni, onların bildiği bu bilgiyi unuttu. Edebiyat ve sanat bunu hatırlatabilir. Bizler devri daim olsun diyen bir kuşaktan geliyoruz. Alevi, Bektaşi, Sufi inanışının da ötesinde bu aslında sürdürülebilirliğin binlerce yıl öncesine dayanan hali. Bir insan öldüğünde devri daim olsun. Toprağa karışıp bir ağaçta devam edeceği mitolojide hayat ağacına bağlanacağı o masal, öykülerle tabiatla nasıl uyum içinde yaşamamız gerektiğini anlatır.”

TÜKETİMİ AZALTMAK ZORUNDAYIZ

Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü’nden Dr. İrem Daloğlu Çetinkaya iklim krizine yerelin ve bireyin önemine dikkat çekti. “Yerelden gelen çözüm birey tarafından daha çabuk uygulanıyor” diyen Çetinkaya, şöyle konuştu: “Çok tüketim odaklı yaşıyoruz. Her ürünün bir karbon, bir su ayak izi var. Bu ayak izlerini düşürebiliriz. Birey olarak çok güçlü bu durumdayız. Şu an kadar kabul görmüş hak olarak gördüğümüz bazı şeylerden. Uyum kelimesini çok kullandık. Her değişikliğe uyum sağlayabilecek güçte miyiz? Ben çok emin değilim. Uyumun bir sınırı var. Sadece insan odaklı düşünmekten kurtulmalıyız.”

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol