Google Play Store
App Store
Kaynak: Emek Servisi
Sendikacılık kişisel ikbal kapısı değildir!

KESK, sendika yöneticilerinin mal varlıkları ve lüks yaşamlarına dair artan iddialar üzerine sert bir açıklama yaptı.

Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Konfederasyon sendikacılığın bir "meslek" olmadığını vurgulayarak, "Emekçinin aidatıyla lüks ve şahsi ikbal sağlanamaz" dedi.

Basına yansıyan ve sendika başkanlarını hedef alan mali yolsuzluk, şeffaf olmayan harcamalar ve yüksek maaş iddialarına değinen KESK, bu durumun tüm emek mücadelesine gölge düşürdüğünü belirtti.

Açıklamada, sendikaların siyasal iktidardan talep ettiği şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini  uygulamakla yükümlü olduklarını hatırlattı.

Mali süreçlerin kapalı kapılar ardında yürütülmesinin, emekçilerin sendikalara olan güvenini temelinden sarstığı ifade edildi.

MEMUR-SEN'DEN İDDİALARA YANIT

Geçtiğimiz günlerde Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın'nın oğlu Yuşa Yalçın ile ilgili iddialar TBMM'ye taşınmıştı.

Başkan Yalçın'ın memurlar için TOKİ'den alınan araziye 1300 adet lüks villa yaptığı öne sürüldü.

Memur-Sen'den Meclis gündemine taşınan iddialara ilişkin açıklama geldi.

Açıklamada, "Her eylem ve faaliyetini şeffaflıkla yürüten müvekkilin toplum içindeki saygınlığını, itibarını ve manevi nitelikti kişisel değerlerini hedef alan organize eylemlerde zikredilen kooperatif dahil olmak üzere, halihazırda müvekkilin ve Memur-Sen'in kurduğu, kurdurduğu, kuruluşunu sağladığı, iltisaklı ya da ilişkili olduğu veya destek olduğu herhangi bir kooperatif bulunmamaktadır. Nitekim Memur-Sen; amaçları, ilkeleri ve erdemleri sendikacılık anlayışının bir gereği olarak, organları ve üyeleri dahil hiç kimsenin, hiçbir suretle Memur-Sen adını, lafsını ya da kurumsal kimliğini kooperatifler dahil herhangi bir yapı faaliyetinde kullanmayacağına ilişkin kesin bir yasak getiren Genel Yönetim Kurulu kararını uzun yıllar önce almıştır" denildi.

Memur-Sen açıklamasında şunlar kaydedildi: "Kötü niyetle hazırlanan ve amacı toplumu bilgilendirme ve özgürce kanaat elde edebilmesine fırsat verme olan basın özgürlüğü kapsamında kalmayan haksız eylemlere karşı yürüttüğümüz hukuki mücadelede onlarca medya organı cevap ve düzeltme metinlerini yayınlamış, ihtarnamelerimizle çok sayıda haksız paylaşım kaldırılmıştır. Açmış olduğumuz maddi manevi tazminat davalarında ise mahkemeler, kirli haberlerin ana kaynağı içerik üreticilerini tazminata mahkum etmektedir. Derdest davalarda yargılamalar devam etmektedir."