birgün

18° PARÇALI BULUTLU

ÇALIŞMA YAŞAMI 09.05.2021 06:52

Sendikalı işçiler suçlu mu oldu?

Bursa’da Atılım Desen Apre Boya ve Tekstil fabrikası patronu, TEKSİF Sendikası’nda örgütlü 20 işçiyi işten attı. İşçilerden Yakup Mayda “Geçim sıkıntısına karşı sendikalı oldum ama yalan tutanaklarla işten attılar” dedi.

Sendikalı işçiler suçlu mu oldu?

Rıfat KIRCI

Bursa Kestel'de faaliyet gösteren Atılım Desen Apre Boya ve Tekstil fabrikasında Türk-İş’e bağlı TEKSİF Sendikasında örgütlenen 20 işçi işten çıkarıldı. TEKSİF Örgütlenme Uzmanı Kürşat Dilekçi “Ücretler çok düşük. Arkadaşlarımızın gırtlağına kadar geldi. Sendikalı oldular, sonuç bu” derken işten çıkarılan işçilerden Yakup Mayda “2 çocuğum var. Ev kira. Geçinemediğim için sendikalı oldum. Ama yalan tutanaklarla işten attılar” şeklinde konuştu.

Kestel’de faaliyet gösteren ve 468 işçinin çalıştığı Atılım Desen Apre Boya ve Tekstil fabrikasında işçiler düşük ücret ve mobbing nedeniyle TEKSİF Sendikası’nda örgütlendi. Nisan ayı sonunda Yakup Mayda isimli işçi örgütlenme çalışması yürütmesi üzerine Kod-29 ile tazminatsız işten atıldı. Yakup Mayda isimli işçinin işten çıkarılmasının ardından, işveren çalışma belgesi çıkaracağını belirterek işçilerin e-devlet şifresini aldı. İşveren sendika üyesi işçileri tespit edip baskı yapmaya başladı.


Geçen cumartesi günü ise örgütlenme çalışması yapan işçilerden Serap Yumuşak Kod-29 ile işten çıkarıldı. Bir arkadaşlarının daha işten çıkarılmasına tepki gösteren işçiler iş bırakma eylemi yaptı. Bunun üzerine eyleme katılan işçilerden 18’i de dün işten çıkarıldı. Böylece fabrikada toplam 20 işçi tazminatsız işten çıkarılmış oldu.

Sömürülen işçiler isyan etti

Çalışma Bakanlığı’na yetki başvurusu yaptıklarını ve çoğunluk belgesinin yakın zamanda geleceğini belirten TEKSİF Örgütlenme Uzmanı Kürşat Dilekçi süreci şu şekilde anlattı: “Geçen haftalarda Yakup arkadaşımızı örgütlenme çalışması yaptığı için işten attılar. Çocuk sadece işçilere sendikaya üye olup olmak istemediklerini sormuş. İşçileri tehdit ettiği gerekçesiyle işten attılar. Cumartesi günü de öncü arkadaşlardan Serap Yumuşak’ı işten çıkardılar. Bu arkadaş da başka bir üretim alanında girip kumaş fotoğrafı çekiyor. Ancak bu konuda yönetimin izni var. İşçiler kumaş alıp perde dikiyor, sosyal medyada kumaşları paylaşıyor. Firma da reklam olacağı için buna izin veriyor hatta kendileri istiyor paylaşılmasını. Ancak bizim arkadaş bu fotoğrafı çektiği için işe alınmak istenmedi. Sendikalı arkadaşımız ve bizim öncümüzdü. Üstelik burada örgütlenme bitmişti. 468 kişilik bir fabrika burası. Yarın öbür gün yetki belgesi gelir. Bizim arkadaşımızı fabrikaya almadılar. Bunun üzerine vardiyadaki arkadaşlar da ‘Serap ablamız olmadan biz çalışmayacağız’ diye iş bıraktı. Üretim olduğu gibi durdu. İşçiler arkadaşlarına sahip çıktı. İş bırakan vardiyadaki arkadaşları da işten çıkardılar. İşçilerin zaten gırtlağına gelmiş. Yıllardır sömürülüyoruz diyerek isyan ettiler.”

Maaş sadece fatura ve kiraya yetiyordu

İşten tazminatsız atılan Yakup Mayda 2 çocuğu olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Ben 6 yıldır çalışıyordum burada. Tüm sosyal yardımlar dahil ve son zamla birlikte maaş 3 bin 80 liraydı. Bu para hiçbir şeye yetmiyor. Maaşın neredeyse tamamı elektrik, doğalgaz faturası ve kiraya gidiyordu. Ben de sendikada örgütlendim.”

Yalan tutanakla işten attılar

Yalan tutanakla işten çıkarıldığını aktaran Mayda şu ifadeleri kullandı: “Ben soyunma odasında arkadaşlara sendikada üye olup olmak istemediklerini sordum. Onlar da düşünmek istediklerini söyledi. Ertesi gün tekrar denk geldik ve yine sordum. Üye olmak istemediklerini söylediler. Ben de teşekkür edip çıktım odadan. Sonra benimle ilgili işçileri tehdit ettiğim gerekçesiyle tutanak tuttular. Sözde ben kilidi bile olmayan kapıyı işçilerin üzerine kilitleyip onları tehdit etmişim. Üstelik orada birçok arkadaş da vardı. Şahit hepsi. Tutanağa imza atmadım. Ama işten attılar. Dava açtık. Arkadaşlarım şahit oldu. Onlar da yalancı şahitlerle karşı dava açtı” diye konuştu.

Şifrelerini alıp üyeliklerini iptal etti

TEKSİF Sendikası Teşkilatlanma ve Basın Yayın Uzmanı Tarık Tekgözli ise şu konuya dikkat çekti: “İşveren, izin belgesi çıkaracağını söyleyerek işçilerin e-devlet şifresini alıyor. Sendikalı işçilerin üyeliklerini düşüyor. Sendikalaşan işçilere baskı kuruyor. Böyle bir süreç yaşandı. Avukat arkadaşlarımız gerekli hukuki desteği sunuyor” ifadelerini kullandı.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol