birgün

13° PARÇALI BULUTLU

Şenol, cinayet girişiminin detaylarını anlattı: Beni öldüreceğine dair paylaşım yapmış

Aşı karşıtları tarafından hedef gösterilen Gazi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, ofisinin önüne 2 adet dana dili bırakan kişinin günlerdir kendisini takip ettiğini, sosyal medyada cinayet paylaşımları yaptığını söyledi. Şenol "Gerçekten çok ucuz kurtarılmış bir duruma benziyor. Şimdilik ama" dedi.

SAĞLIK 02.08.2022 10:38
Şenol, cinayet girişiminin detaylarını anlattı: Beni öldüreceğine dair paylaşım yapmış
Abone Ol google-news

Sahte doktor olarak bilinen Büyük Uyanış Derneği üyesi Op.Dr. Mustafa Yücel'in ofisine 2 adet dana dili bırakarak cinayet girişiminde bulunduğu Gazi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, olayın detaylarını anlattı.

Kamera kayıtlarından kimliği tespit edilen şahsın Twitter'daki '@OprdrM' isimli hesaptan kendisine yönelik cinayet planını da ifşa eden Şenol, Halk TV'de yayınlanan 'Neden Sonuç' programında açıklamalarda bulundu. Söz konusu cinayet paylaşımlarını yapan kişi hakkında yakalama emri olduğunu söyleyen Şenol, "Emniyet birimleri gerekeni yapıyor. Zaten Emniyet birimleri tarafından teslim edildi bana çözümlemeleri. Çünkü biz olayı parça parça birleştirip suç duyurusunda bulundum kendisiyle ilgili. Kim olduğunu bilmeyerek. Bu kişiyi de tanımıyorum. Sonradan fark ettim ki aşıkarşıtları ve plandemici grupların, 'Büyük Uyanış Hareketi' denilen grubun üyesi zaten. Günlerdir beni takip ettiğine, beni nasıl öldüreceğine ilişkin sosyal medya paylaşımları yapıyormuş. Gerçekten çok ucuz kurtarılmış bir duruma benziyor, şimdilik ama" dedi.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ve Kardiyoloji Uzmanı Profesör Dr. Bengi Başer'in de tehdit edildiğini söyleyen Şenol, suç duyurularının karşılık bulmadığını ifade etti. Şenol, "Ben bir akademisyenim ve kurallar içinde yaşamaya çok alışmışız. Hukuka devrediyorsunuz ve bırakıyorsunuz olayı. Benim hiç aklıma böyle kriminal bir olayla karşılaşacağım gelmiyordu. Geçen seneden beri 3 tane suç duyurumuz var ama bunlar karşılık bulmuyor. 'Fikir özgürlüğü' deniliyor. 'Büyük Uyanış Hareketi' gerçekten defalarca ben onlarda engelliyim, onlar bende engelli. Bu kişi de onların üyesi. Bir açıklama yaparlar, 'Bizden bağımsız yaptı' derler. 'İfade özgürlüğü' ya da 'Adres bulunamadı' cevabı geliyor suç duyurularından. En azından iletişim engeli istenebilir. Benim anlamadığım şu bir de. Twitter nasıl böyle bir suç mecrası olabilir?" ifadelerini kullandı.

'BENİM ADIM AVCI, O BENİ BİLİR' DEMİŞ

"Bu kişinin günbegün bu cinayeti nasıl planladığı, elinde silahlarla verdiği görüntüleri 'Sarışın vaktin yaklaştı. Bugün senin arkandaki araba bendim, kapına geldim' paylaşımlarının hiç farkında değildim. Çünkü son bir aydır hasta sayısı her geçen gün artıyor. Kafamızı kaldıramıyoruz. İzin ayı, nöbetleşe çalışıyoruz. O kullandığım ofisi kullanamıyorum bile. Üç haftadır benimle ilgili nasıl takip ettiğini, nasıl öldüreceğini tek tek anlatıyor" diye konuşan Şenol yaşananları şöyle anlattı:

"Güniz sokağa geliyorum' demiş. Oradaki kafeye gelmiş bana limonata ısmarlamış. Kafedekiler, 'Siz neden götürmüyorsunuz?' demişler, 'Esin hoca sevmez böyle şeyleri' demiş. Otopark görevlilerine 'Benim adım avcı o beni bilir' demiş. İçeri girmiş torbasıyla dana dilini bırakmış. Kameraları tahmin edemediğini düşünüyorum. Her şey saniye saniye bulundu. Ben olayları birleştirme konusunda hala acemi davrandığım için, İl Emniyeti arayıp 'Ne yapmam gerekiyor' dediğimde, 'Hemen hocam, bu çok ciddi bir olay, cinayete teşebbüs. Suç duyurusunda bulunun' dediler. Gittiğimde arkadaşların çözümleme için çok hızlı hareket etti. Çok hızlı bulundu kimliği. Pazartesi günü yakalama kararı çıkınca bana paylaşabileceğim söylendi. Yoksa cuma günü oldu bu olay.

'KIRMIZI ARABALI KİMSE DİKKAT ETSİN'

Koruma talep ettik, verecekler öyle düşünüyoruz. Bu kadar ifşa ve yakalama emri ile çok yakınıma gelebileceğini düşünmüyorum. Bir video gönderdim. Saniye saniye anlatıyor orada ne yapacağını ve İstanbul'da sırada bir kişinin olduğunu söylüyor. Benim bir kırmızı arabam yok. Kırmızı arabalı da birisini takip ediyor o her kimse dikkat etsin.

Benim başımdan beri isyanım şu. Mehmet hocaya, Bengi Başer hocaya ve bana yapılan şey daha önce defalarca basına da çıktı. Bir inanç grubu söz konusu, kadına bakışları belli zaten. Bir tane insan çıkıyor ve benim sosyal medyadaki askılı bluzlu görüntümü alıp onların önüne atıyor. Dava açtım, ceza aldırdım o da bana dava açtı. Üstünü kapatıyor tweetlerinin, benim yanıtlarımdan 'Bana alçak' demiş diyor ve savcı buna soruşturma izni veriyor. Bunlar beni çok yoruyor. Yapmak istedikleri mobbing ve psikolojik şiddet. Daha öncede CİMER başvuruları yapıyorlardı sürekli.

FAHRETTİN KOCA'YA TEPKİ

Bir Sağlık Bakanı ve bir meslektaş olarak hekime şiddetin bu kadar yoğun olduğu günlerde bir telefon açıp 'Ne oluyor hocam size yapılan ne?' ya da bir konuşmasında 'Nedir bu yapılan?' demez mi? Kendi yakın çevresi de iletiyor. 'Esin hocaya yapılanları neden seyrediyorsunuz?' diye. Çünkü bu Esin hocaya yapılmıyor. Bu bilime, rasyonele, akıla yapılıyor.

Adamın kaç haftadır beni nasıl, hangi silahla vuracağını planlı bir şekilde yazdığı Twitter'ın bunu neden kapatmadığını ben çok merak ediyorum doğrusu. Türkiye'deki iklimin dünyadaki iklimden Twitter bile ayırıyor.

Sağlık Bakanlığı'ndan beni arayan olmadı. Bu sabah sadece aşı merkezime gelmiş 'Merkezinizde Turkovac'ı bulundurun çünkü çalışmalarını tamamlamıştır' dışında bir mesaj gelmedi. Sağlık Bakanlığı'ndan hayır mesaj gelmedi. Bu yaptıkları tarihe geçecek bir şey. Hangi tarafta olduklarını gösterecek bir şey. İstanbul'un ortasında megafonlarla mitingler yaptılar. Oradaki kitleyi küçük sanmayın. Benimle ilgili süreci planlayan kişi sahte bir doktor. Diplomasız olduğu paylaşılıyor. Jinekolog, Onkolog'um diyor ve kanser ilaçları yapıyor. Kanser hastalarına veriyor, muhtemelen birçok insanı öldürüyor. Aynı zamanda bir tüccar. Oteli var, deri ticareti yapıyor, avcılık yapıyor.

MUHALEFETE SİTEM

Muhalefete de şöyle bir sitem iletmek istiyorum. Defalarca 'Hocam yanınızdayız' mesajı verdiler. Ben o zamanda söyledim. 'Bunu yapmayın, ben değilim konu' dedim. Biliyorum ben aslında yalnızım ama bu benim susmamı gerektirmeyecek. Bütün muhalefet partilerinin bu aşı karşıtlarıyla ilgili mesajını net vermesi gerekiyor. Bu oy kaygısının ötesinde ölüm, kalım meselesi bir pandemi yaşıyoruz. Bu insanlar başka insanların doğrudan ölümüne sebep oluyorlar."

NE OLMUŞTU?

Pandeminin başlamasından bu yana hem kendi sosyal medya hesapları hem de farklı basın-yayın kuruluşları aracılığıyla Covid-19’la ilgili bilimsel verileri paylaşan, uyarılar yapan, pandemi yönetiminde yanlış gördüğü noktaları eleştiren ve aşılanmayı öneren Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol'un ofisinin önüne 2 adet dana dili bırakıldı. Daha önce birçok kez aşı karşıtları tarafından tehdit alan Şenol olaydan sonra koruma talebinde bulundu. Şenol, sosyal medya hesabından kendini Op.Dr.Mustafa Yücel olarak tanıtan ve sahte doktor olarak bilinen, Büyük Uyanış Derneği üyesi bir kişi tarafından tehdit edildiğini, olayı gerçekleştirenin de o olduğunu açıkladı.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol