birgün

10° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 12.10.2021 10:36

Sepet sepet Portakal

58. Antalya Altın Portakal Film Festivali benim için dört günlük bir tatil ve çoğunu iki yıldır görmediğim arkadaşlarıma kavuşma vesilesi oldu. Otelimiz (Akra) çok güzeldi, yemekler daha da güzeldi. AKM’ye gidince epeyce arkadaş görmek mümkündü. Ama meslektaşlarımı (film eleştirmeni olanlar), Mehmet Açar hariç, pek göremedim. Onu da ben peşine düşüp festival bürosuna gelmesini rica ettiğim için… Okan Arpaç’ı da gördüm, çünkü SİYAD Jürisi de Akra’da kalıyordu. Bir de yabancı yönetmen arkadaşla yeniden bir araya gelebildim. Bence Avrupa’nın en iyi film yönetmenlerinden biri olan Polonyalı Dorota Kedzierzawska, Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması jüri başkanıydı ve onunla da aynı oteldeydik. Bir kahvaltıda buluştuk, hasret giderdik. Bu arada iki yıldır görmediğim Dr. Ahmet Boyacıoğlu (Festival Yönetmeni), Başak Emre (Sanat Yönetmeni), Tayfun ile Vildan’ın da “sokakta görsem tanımam” diyeceğim kişiler arasına girmelerine ramak kalmış. Ahmet’in eşi sevgili Esin de oradaydı. Ve benim “Başkan”ım Zeynep Oral, ki uzun zamandır onunla da yüz yüze görüşemiyorduk.


Sonunda 9 Ekim akşamı yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında Antalya Spor Salonu’nda yapılan ödül törenine gitmek nasip oldu. Sunucularımız Şevval Sam ve Yekta Kopan’dı. Sam, iki taksitte (ki ikiye bölmek akıllıcaydı diye düşünüyorum) bir konser de verdi. Orada da Gülsen Tuncer’i ve Engin Ayça’yı gördüm ki, kıymetlimdirler. Sadi bey(.com) ile pandemide diyet yapıp çok kilo vermiş eşi Elife’yi de. Bir de Türk sinemasının yâr-vefakârı Agâh Özgüç’ü. Yani o kalabalıkta, dört günde eski arkadaş niyetine bu saydıklarımı görebildim. Bu arada jüri üyelerinin (hepsinin) anlaşma içindeymiş görünümü veriyordu. Ulusal Jüri üyesi Ayfer Tunç (uzak kalınmış bir başka sevgili arkadaş) birbirleriyle anlaştıklarını, birbirlerini sevdiklerini söyledi.
Töreni konuşmasıyla açan ve bölgedeki orman yangınlarının ardından sanatçılarla bir hatıra ormanı oluşturmada ilk adımı attıklarını söyleyen Belediye ve Festival Başkanı Muhittin Böcek, “Festival bize güç verdi, umut verdi” dedi. “Festival ve sinema ışığı bir kez daha Antalya ve ülkemizi aydınlattı." Ev sahibi Böcek’in ardından da festivalin başlıca destekçisi olarak Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri de önümüzdeki yıllarda sektöre daha fazla destek vermek istediklerini belirtti.

Resmi konuları böylece kapattıktan sonra gelelim gecenin ödül itibariyle galiplerine: Ferit Karahan’ın “Okul Traşı” En İyi Film’in yanı sıra Senaryo (Karahan ve Gülistan Acet) ve Kurgu Ödülleri’ni (Karahan, Hayedeh Safiyari ve Sercan Sezgin) aldı. “Kerr” ise Tayfun Pirselimoğlu’na hem FİLM-YÖN En İyi Yönetmen Ödülü’nü, hem de Festivalin En İyi Yönetmen ödülünü getirdi. Antalya’dan hemen sonra Varşova Film Festivali’ne davetli olan Tayfun’a orada da başarılar dileriz.

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü Nezaket Erden (İki Şafak Arasında) ile şarkıcılığı kadar oyunculuğu da takdir uyandıran Özay Fecht paylaştı. En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü Erdem Şenocak’ın oldu. En İyi Erkek Oyuncu ödülü Tarhan Karagöz (Kafes), Kadın Oyuncu’ya da Nihal Yalçın (Zuhal) aldı. Nihal’in kabul konuşması meselesi de var ama ben bu konuda onun ricasını yerine getiriyorum ve saçma sapan bir olayı onun başarısının önüne çekmekten kaçınıyorum.

Semih Kaplanoğlu’nun “Bağlılık Hasan”ı Özgür Eken’e Görüntü Yönetmeni ödülünü getirdi. En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü "Anadolu Leoparı" filmiyle Billur Turan’ın, En İyi Müzik "Kerr" ile Nikos Kypourgos’un oldu. Sinemamızın ilk kadın film yönetmeni ve sinema oyuncusu Cahide Sonku adına verilen Ödülü Ezgi Baltaş ve Feride Çiçekoğlu paylaştı. Behlül Dal Ödülü’nü, "Anadolu Leoparı" filmiyle Emre Kayiş, Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü’nü de "İki Şafak Arasında" ile Selman Nacar aldı. SİYAD En İyi Film Ödülü’nü, Necip Çağhan Özdemir "Bembeyaz" la aldı.

Ödül alanları kutlarız. Yarışmadaki filmlere (ve festivale) emeği geçen herkesi de. Yarısı genç yönetmenlerin ilk yapımları olan on iyi film izledik. Ulusal Kısa Metraj, ve Belgesel bölümlerindeki sinemacılar da jürilerin işini çetinleştirdi. Seneye görüşmek üzere.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol