birgün

18° AÇIK

YAŞAM 14.09.2020 04:00

Sessiz harflerin okunuşu

Türk abecesindeki /H/ ve /K/ harflerinin nasıl seslendirilmesi gerektiği sorusunu bu köşede daha önce birkaç kez yanıtlamıştık. Ama tartışma bitmedi! Öyle anlaşılıyor ki bu konu yeterince anlaşılmış ve bilince çıkarılmış değil. Özellikle /K/ harfi, kitle iletişim araçlarında yaygın olarak yanlış seslendiriliyor…

Bizim abecemize göre tüm sessiz harfler, önüne /e/ ünlüsü konarak okunur. Örnek: B(e), C(e), D(e)… Böyle olmasına karşın bu konuda karmaşa yaşanıyor. Kimi akademisyenlerin ve siyasetçilerin yerleşik parti adlarını bile A-Ka-Pe, Me-Ha-Pe, Ce-Ha-Pe, hatta Ce-Aş-Pe diye seslendirdiklerine tanık oluyoruz. Ekranlarda yorum yapan çok sayıda gazeteci de “Ke”ye “Ka” diyerek bu yanlış söyleyişin yaygınlaşmasına yardımcı oluyor…

Emekli Dışişleri memuru ve Dil Derneği üyesi Duran Aydoğmuş da aynı durumdan yakınıyor mektubunda:

“Türkçe harfleri ve doğru okunuşlarını ben daha 1950'lerde (ilkokuldayken) öğrenmiştim. Ne yazık ki kimi aydınlar, özellikle ‘K’ ve ‘H’ harflerini ‘Ka’ ve ‘Ha’ diye söylüyorlar. Bu duruma çok üzülüyorum. Türkçe harfler hakkında yürürlükte olan bir yasamız var. 1.11.1928 tarih ve 1353 sayılı yasada, ‘K, H’ ve diğer sessiz harflerin nasıl okunacağı çizelgede gösterilmiş. Orada bu harflerin ‘Ke’ ve ‘He’ diye okunacağı belirtilmiş. Ortada böyle bir yasa dururken bu harflerin seslendirilmesinde hâlâ karışıklık yaşanması kabul edilemez. Ses bayrağımız Türkçe konusundaki duyarlılığınız, bir Dil Derneği üyesi olarak beni mutlu ediyor. Resmi dilimiz Türkçenin ne yazık ki kurumsal sahibi kalmadı! TDK de 1980 askeri darbesinden sonra edimsiz bir devlet dairesi haline getirildi! K ve H harflerini yıllar önce Ke, He sesleriyle okurduk. Şimdi ne oldu da Ka, Ha sesiyle okunuyor?”

Okurumuz şu soruları da eklemiş mektubuna:

* “PKK’nin doğru okunuşu PeKeKe midir PeKaKa mı?

*AKP, AKePe midir AKaPe mi?

* CHP, CeHePe midir CeHaPe mi?”

* * *

Sayın Duran Aydoğmuş, inatçı bir dilsever! Bu soruları, NTV Radyo’da “Dil Yaresi” izlencesini sunan usta konuşmacı Levent Dönmez’e de sormuş. Hatta o radyonun adını “EnTiVi” diye söylediği için değerli sunucuya, “Sizin savunduğunuz Türkçemize göre NTV’nin NeTeVe olarak seslendirilmesi gerekmiyor mu?” diye eleştirel bir soru da yöneltmiş…

Okurumuzun mektubundan öğreniyorum ki meğer Levent Dönmez de /H/ ve /K/ harflerini yanlış seslendiriyormuş!

Peki, bu eleştirilere Sayın Dönmez ne yanıt vermiş?

Duran Aydoğmuş, değerli seslendirme sanatçısının savunmasını da paylaşmış benimle. İşte Levent Dönmez’in yanıtı:

"eN Ti Vi şeklindeki okunuş, bu kanalın kurulduğu yıllarda başlamış. Doğuş Grubu da bunu korumuş anlaşılan. Yıllar yılı bu şekilde söylenmiş bir kanalın adının değişmesinin pek kolay olmayacağını düşünüyorum. K ve H sesleri konusunda haklısınız. Hatta bu konuda bir kanun bile var. Ancak ben sizden yıllar yıllar önce, ilkokulda bu iki sesin hem ‘A’ hem de ‘E’ ile okunacağını öğrenmiştim. Uzun yıllar PeKaKa dedik, CeHaPe dedik. Bu alışkanlıkla olsa gerek, zaman zaman hâlâ öyle kullandığım oluyor. Çok da eleştiri alıyorum. Sorduğunuz kısaltmaların doğru okunuşu PEKEKE, AKEPE ve CEHEPE’dir.”

Okurumuz bu yanıtı pek doyurucu bulmamış olacak ki “Sayın Levent Dönmez bana hem hak vermiş hem vermemiş!” diyor mektubunda. Bence haksızlık ediyor.

Sessiz harflerin seslendirilmesi konusunda bana kendi deneyimlerini aktaran birkaç okur da “Bize okulda /k/yi /ka/ diye öğrettiler” diyor. Yani Levent Bey bu konuda yalnız değil.

Bu harfleri ilkokulda bize nasıl öğretmişlerdi, doğrusu anımsamıyorum. Çünkü tam 70 yıl geçmiş aradan!

Ama ortada hem yasa hem yetkili dil kurumlarının benimsediği bir kural ve uygulama varsa, bizim de buna uygun davranmamız gerekir. Eski alışkanlıklarımızı gerekçe göstererek yazımda ve konuşmada karmaşa yaratmak doğru değildir.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız