birgün

12° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 01.12.2020 09:49

Seyirci varsa her yer sahne

Oyuncu, insan hakları aktivisti Seyhan Arman, ‘62-84 Anlaşılmadı Merkez’ isimli kısa film ile iki ödül aldı. Seyircim olduğu sürece bana her yer sahne diyen Arman, “Tiyatrolar inkâr edilemez bir biçimde maddi zorluk içerisinde. Ama tiyatro ölmez, kendine hep bir yol bulur” ifadelerini kullanıyor.

Seyirci varsa her yer sahne

Nuray Salman

Oyuncu Seyhan Arman, başrolünde oynadığı son filmi “62-84 Anlaşılmadı Merkez” ile Antakya Film Festivali’nde “Jüri Özel Ödülü” ve Anatolia International Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülü aldı. Arman ile oyunculuk serüvenini konuştuk.

► Seyhan Arman’ın sanat yolculuğu ve tiyatroyla tanışması nasıl oldu?
Tiyatro ile tanışmam herkes gibi ilkokulda oldu. Sonra 14 yaşımda Adana'da amatör bir tiyatroya gidip gelmekle ve 16 yaşımda profesyonel olmakla devam etti. İlk başrolüm, ilk para kazanmam da o zamandı. Sonra Adana Sanat Tiyatrosu’nda çocuk tiyatrosu yapmaya başladım. Ardından sahne showları, palyaçoluk ve 20 yaş itibarıyla da İstanbul maceram başladı.


► Mücadeleci bir kişiliğiniz var. Türkiye’de bir oyuncunun fark edilmesi için ne yapması gerekiyor?
Ya çok özel bir projede oynamalı ya fark edilmesi imkânsız bir yeteneğe sahip olmalı ya da çok iyi network/kulis yapabiliyor olmalı. Ülkemizde maalesef her alanda olduğu gibi bu alanda da tanışıklık, yalakalık, eş dost olma ve torpil ön planda.

► Sizin yazıp yönettiğiniz bir oyununuz var: Küründen Kabare. Biraz bundan bahsedebilir misiniz? Nasıl ortaya çıktı, nerelerde oynadınız?
“Küründen Kabare” aslında hiç o konuda yazmak istemememe rağmen cebimden kendiliğinden çıktı. Madem benden bu çıkıyor, madem benim derdim bu, o zaman en iyisini yapayım dedim ve 2 yıl yazım aşaması, 1 yıl ön hazırlık ve 5 aylık prova sonrası çıktı. Bugüne kadar önceden “otomatik olarak” yüzüme kapanmış sahneler de dâhil olmak üzere birçok sahnede oynandı. Seyircinin çok fazla sahiplendiği, birçok seyircinin birkaç kere izlediği ve oynamam için baskı yaptığı bir oyun oldu. Yaklaşık bir sezondur hiç oynamadım fakat ısrarlara dayanamadığım için yeniden sahneye koymayı planlıyorum. Sanırım ömür boyu da oynayacağım.

seyirci-varsa-her-yer-sahne-811533-1.
Matmazel Coco

SEYHAN HAZIR CEVAPLIĞINI COCO’YA DEVRETMİŞ

► Küründen Kabare’den önce sizin bir de Matmazel Coco diye bir karakteriniz var ve hemen hemen herkes sizi Matmazel Coco olarak tanıyor… Seyhan Arman’la Matmazel Coco arasında nasıl bir ilişki var?
Matmazel Coco hayatımı idame ettirmemi, keyfe keder tiyatro yapmamı sağlayan bir proje. Bir drag queen performansı ama kendisini sadece kuir ortamlarda var etmiyor. Belediyenin halka açık etkinliğinde de görebilirsiniz Matmazel Coco’yu, kurumsal bir şirket yemeğinde de. İzlemeye gittiğiniz şarkıcının ön programı veya bir arkadaşınızın doğum gününde de. Coco ile Seyhan aslında birbirini tamamlıyor. Seyhan patavatsızlığını, netliğini ve hazır cevaplığını yani sosyal hayatta kendisine sorun yaratma ihtimali olan özelliklerini Coco'ya devretmiş ve “köyün delisi” kabul edilen Coco’nun sırtından geçiniyor diyebiliriz. Tabii Coco’yu sahneye hazırlayan, cebini dolduran da Seyhan. Bir işbirliği söz konusu yani.

► Dünyada olduğu gibi ülkemizde de salgın nedeniyle tiyatrolar iş yapamaz durumda. Bu bağlamda sormak isterim; tiyatronun geleceği nereye gidiyor ve siz bundan nasıl etkileniyorsunuz?
Ben Matmazel Coco sayesinde maddi olarak pek etkilenmiyorum açıkçası. Öteki taraftan da yeni bir proje üzerinde çalışıyorum. Bana göre tiyatro belirli alanlara, belirli bir zamana ve belirli şartlara hapsedilemez. Kendisini sürekli yeniler ve şartlara uyum sağlar. Bu sebeple yeni projem bir köy kahvesinde bir ampul altında da oynanabilecek, traslara asılmış onlarca ışık altında kapsamlı bir sahnede de. Etkiliyor mu? Elbette. Ama çözümü var mı? Var. Seyircim olduğu sürece bana her yer sahne. Ve tabii ki tiyatrolar inkâr edilemez bir biçimde maddi zorluk içerisinde. Maalesef birçok tiyatro kapandı veya kapanma aşamasında. Ha bütün bunlar tiyatroyu bitirebilir mi? Hayır. Tiyatro ölmez, kendine hep bir yol bulur.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız