Sezon başladı
TİMUR AKKURT TİMUR AKKURT
Manşet biraz spor dünyasını anımsatsa da aslında tamamen teknoloji dünyası ile ilgili. Geçen hafta her yıl olduğu gibi Berlin’de yapılan dünyanın en büyük ikinci tüketici elektroniği fuarı IFA’daydım. Döner denmez Apple’ın yeni iPhone, iPad, Apple Watch ve hizmetlerinin tanıtıldığı etkinliği internet canlı yayını ile takip ettim. Bu sebeple yazımda size tek bir konu özelinde değil 15 günümün nasıl geçtiğini, teknolojiyi neresinden gördüğümü, gelecek eğilimlerini hissettiğim kadarıyla yazmaya çalışacağım.

IFA’da bu yıl biraz daha özgür zaman geçirme şansım oldu. teknosafari.com editörümüz Onur Binay ile birlikte gitmenin rahatlığını yaşadım diyebilirim. Ben canımın istediği, merak ettiğim alanları gezdim, Onur da sağolsun neredeyse tüm gelişmeleri yakından takip etti, videolar hazırladı, haberler yazdı. Benim IFA ile ilgili anlatacaklarım aslında teknoloji dünyasının eğilimleri olacak. Fuarda, sağlık, akıllı evler, akıllı mutfak ve mutfak aletleri ile ilgili ürün ve hizmetlerin ne kadar çok yer kapladığı. Telefonlardan, tabletlerden, bilgisayarlar artık eski şan şöhretinde değil. Dolayısıyla ben size mutfakta, evde neler oluyor onlardan bahsedeceğim. Bunun dışında da Apple için Eylül ayı her zaman çok değerli. Malum her yıl Eylül ayı geldiğinde yeni iPhone ailesini görmeye, nasıl gelişmeler olduğuna odaklanıyoruz. Alabiliyor muyuz o tartışılır ama marka bu lansmanla, tüm dünyanın ilgi odağı olmayı hala başarıyor. Bunu hissederek söylemiyorum. Rakamsal olarak tüm veriler bunu gösteriyor. Apple haberleri sitelerin en çok okunan, videoları YouTube’da en çok izlenen içerikler olarak gözle görülür bir yükseliş yaratabiliyor.

DİKKAT ÇEKİCİ ÜRÜNLER

Ben bu yıl IFA’ya BSH’ın davetlisi olarak katıldım. Bosch ve Siemens’in sergilediği ev ürünleri gerçekten dikkat çekiciydi. Home Connect sistemi üzerinden bir uygulama ile neredeyse evinizin pek çok alanına hükmedebiliyorsunuz. Özellikle mutfak kısmı gerçekten etkileyici olmuş. Mesala benim gibi hiç yemek yapmaktan anlamayan biri bile akıllı tencere, akıllı fırın sayesinde nefis yemekler pişirebilecek artık. Bu teknolojileri bir kaç yıldır hep görüyorduk ama artık evlerimize girmeye hazır durumdalar. Şöyle söyleyeyim yapay zekaya sahip akıllı fırınınız sizin hangi yemeği nasıl pişirdiğinizi öğrenebiliyor. Diyelim ki siz az pişmiş hafif diri kalan sebzeler pişirmeyi ve yemeği seviyorsunuz. Siz fırını kullandıkça öürenme devam ediyor. Siz neyi nasıl öğretirseniz onu zaman içerisinde öğrenerek sürekli daha mükemmel hale geliyor ve her farklı yemeği bir süre sonra leb demeden leblebiyi anlayan süper asistanınızla birlikte yapmaya başlıyorsunuz. Farklı bir özelliği de pişirdiğiniz yemeğin tam olarak pişmesini sağlayabilmesi. Diyelim ki hindi pişiriyorsunuz sol alt köşesi iyi pişmedi. Sizin bunu fiziksel olarak kontrol etmenize gerek yok fırının içerisinde ki sensörler bunu sizden önce zaten anlayarak sadece oraya odak bir şekilde çalışmaya devam ediyor ve pişmeyen bölgenin diğerleriyle eşit hale gelmesini sağlıyor. Benim gibi hem teknolojiyi seviyor hem de yemek yemeği seviyorsanız açıkça söyleyeyim aradığınızı buldunuz!

KENDİ IŞIK SİSTEMİ VAR

BSH standında benim özellikle çok dikkatimi çeken bir diğer ürün kendi ışık ve sulama sistemine sahip olan tıpkı kahve makinelerinde olduğu gibi kartuşla çalışan sebze, yeşillik yetiştirmenize yardımcı olan akıllı saksılardı. Işık görmesi gerekmeyen sürekli sulamanızı istemeyen bu akıllı saksılar geleceğin evlerimizde en sık göreceği ürünleriydi bence. Kendi aydınlatma ve su haznesi sayesinde taktığınız maydonoz, domates kartuşunu gözünüzün önünde büyütüp yetiştirip size sunuyor. Salatanız için ihtiyacınız kadar olanını kesip taze teze tüketebiliyorsunuz. Kartuş dediğime bakmayın içerisinde bildiğiniz tohum ve yetişmesi için gerekli yenmesinde hiç bir mahsur olmayan tohum için gerekli toprak, bitki için uygun besin var. Yani size kimyasal bir şey yetirmiyor.

Fuar çok büyük ve yazabileceğim o kadar çok şey gördüm ki bunu burada bir seferde yazabilmem mümkün değil. İlerleyen haftalarda devam ederiz.

Apple lansmanını her yerde ya okudunuz ya izlediniz. Ben size tek tek detayları vererek sıkmak istemiyorum, merak ediyorsanız ilerleyen haftalarda ürünleri gerçekten kullanmaya başladığımda detaylarını sizinle zaten paylaşıyor olacağım. Benim burada anlatmak istediğim Apple’ı amansızca eleştirenler ya da övenler. Lansman çok vasattı diyenler, yere göğe sığdıramayanlar. Marka popüler olunca bunlar çok normal. Herkes yapabildiği kadar prim yapmaya çalışıyor. Telefona 12 bin tl verilir mi? kısmını daha önceki yazılarımda çok sık anlatmaya çalışmıştım. Bunun için markayı değil bizden neredeyse ürünün birebir fiyatı kadar vergi alınmasını eleştirebiliriz. 1000 birim fiyatla satılan bu ürünler pek çok ülkede rahatlıkla alınabiliyor. Konu bize özel pahalı olması!

Gelelim tanıtılan ürün ve hizmetlere bence lasnmanın starı Apple TV+’ın aylık ücreti. Dünyada bu işi yapan Netflix, Amazon, Disney gibi devlerin yanında kendine yer açabilmek için o kadar iddialı bir rakamla piyasaya giriş yaptı ki bu en çok biz tüketicilerin işine yarayacak. Rekabet kızışacak. Amerika’da Apple TV+ 4,99 Netflix 8,99 Dolara olacak. Türkiye fiyatı henüz belli değil ama bizde de Netflix’den ucuz olacak gibi görünüyor.

Apple'ın bu yıl yaptığı lansman sonrasını değerlendirecek olursak, teknoloji dünyasından tam anlamıyla her kafadan ayrı bir ses çıktı. Kimi telefonları çok beğendi, kim hiç beğenmedi, kimi lansmanı vasat buldu, kimi çok dolu dolu geçti dedi. Yazılı, görsel medya, internet siteleri, sosyal medya hesapları iPhone11 haberleri ile doldu taştı. Canlı olarak simultane çeviriler ile lansmanı yayınladılar. Bunun tek bir sebebi var. Apple ve özellikle de iPhone haberleri, paylaşımları her zaman yüksek etkileşim getiriyor. Herkes Apple ne yapmış diye merak ediyor, bununla ilgili üretilen içerikleri izliyor, okuyor. İşte yeni iPhone11 böyle bir telefon olarak hayatımıza girdi. Alır mısın almaz mısın bilinmez ama ne olduğunu, hangi özellikleri olduğunu sokakta kime sorsan bildiği tek marka, model yine iPhone.

iPhone11 Pro'ya ayrı bir parantez açmak gerek. Bu telefon adından da anlaşılacağı üzere 'Pro' ünvanını hakediyor gibi görünmekte. Özellikle mobil cihazlarda video performans artık çok önemli. Daha önceki modellerde de iPhone her zaman video konusunda rakiplerinin çok önündeydi. Bu modelle gerçekten farkı açtı diyebiliriz. Tabi ki ürünü inceledikten ve performansını zorladıktan sonra daha net konuşuruz ancak anlatılanlara ve lansmanda gördüklerimize göre özellikle kamera performansı ile öne çıkan bir model olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Apple Watch 5 ailesi ise bence en mükemmel tasarımı ile karşımıza çıktı, sağlık ile ilgili bizim bakanlığımızın maalesef hala onay vermemesinden kaynaklı EKG çekemiyor ama Amerika’da pek çok araştırma ile sağlık alanından ne kadar faydalı olabileceğini ispatlamış durumda.

 

Son söz…

Evet Apple yine bir şeyleri ilk kez yapmadı, pek çok marka ile belki aynı şeyleri yaptı. Güven ve istikrar, sürdürülebilirlik, stabil olabilme konularında çok tecrübeli ve sakin bir şirket olan Apple dünyanın en büyük likit parasına sahip ve sadece ürün değil, yeni girdiği oyun ve eğlence işleri ile de para kazanmaya devam edecek. Hissedarların en mutlu olduğu dönemleri kim ne derse desin Tim Cook döneminde yaşadılar. Zaman bakalım neler gösterecek, şirket heyecanını çok az kaybetmiş gibi görünsede para kazanacağı adımları atmayı sürdürmeyi biliyor. 2020 yılında Uzakdoğu-Amerika savaşı çok daha ciddi boyutlara ulaşabilir. Yakından takip etmeye ve size aktarmaya devam edeceğim.

iPhone 11 Pro ‘delik korkusu’ fobisini tetikliyor

Apple tarafından piyasaya yeni sürülen iPhone 11 serisindeki üçlü kamerasının ‘delik korkusu’ olarak da bilinen ‘tripofobiyi’ tetiklediği iddia edildi.

Apple’ın ‘ultra geniş’ açı vaat eden ve güçlendirilmiş üç lens içeren arka kameralı yeni akıllı telefonu iPhone 11 Pro’nun kullanıcıların fobisini tetiklediği iddia edildi.
Bir kullanıcı, “Apple bu telefonu yaparken bizim gibi tripofobisi olan insanları düşünmemiş. Bu telefonu alamam, ona her bakışımda kaşıntı hissediyorum” diye yazdı.
Tripofobi, ‘Bir arada olan ve birçok delikli yapısı ya da modeli olan şeylerden korkma’ anlamına geliyor. Terim ilk olarak 2005’te Reddit’te ortaya atıldı ve daha sonra yaygın olarak kullanılmaya başlandı.

ABD’li oyuncu Sarah Paulson ile reality şov yıldızı ve model Kendall Jenner da tripofobisi olan ünlü isimler arasında gösteriliyor.
Konuyla ilgili ilk bilimsel araştırmayı yapan Essex Üniversitesi’nden Geoff Cole ve Arnold Wilkins, tripofobisi olan insanların küçük delikler gördüğünde verdiği tepkilerin bir hayli aşırı olabildiğini gördü. Araştırmaya katılanlardan bazıları kusmaya başladığını bazıları da günlerce çalışamadığını belirtti.

20 yıl sorunsuz çalışan batarya

Tesla için çalışan bir araştırmacıya göre gelecek nesil Tesla araçlarında, 20 yıl boyunca sorunsuz çalışabilecek ve tam 6.000 kez güvenli şekilde şarj edilebilecek bir batarya yer alacak. Tesla için çalışan batarya geliştiricileri, 1 milyon 600 bin kilometre boyunca arabaya güç verebilecek ve hava kirliliğini önemli ölçüde azaltabilecek bir batarya takımı geliştirdiğini duyurdu. Elektrokimya Derneği’nin dergisinde yayımlanan araştırma için Dalhousie Üniversitesi araştırmacıları, geçen 3 yıl boyunca çalıştı. Bu çalışmaların meyvesi olarak ise tam 6.000 defaya kadar güvenilir bir şekilde şarj edilebilen yeni bir lityum iyon batarya test ediliyor. Araştırmayı yapan ekip, aşırı sıcaklık koşullarında bile bataryanın yaklaşık 4.000 kere şarj edilebileceğini öne sürüyor. Bu yüzden ideal mesafe henüz ölçülmemiş olsa bile yine de 1,5 milyon kilometreden daha fazla bir mesafe ortaya çıkıyor. 0 yıl raf ömrü olduğu söylenen bu bataryalar, 1,5 milyon kilometreden daha fazla yol kat edebilecek.

Başkanlıktan emekli oldu

Jack Ma, Alibaba’nın başkanlığından istifa ederek rolü şirketin CEO’su Daniel Zhang’a devretti. Geçiş bir yıl önce açıklanmıştı. Başkanlıktan emekli olan Ma, şirketin gelecek yıl yapılacak olan genel kurul toplantısına kadar yönetim kurulunda görev almaya devam edecek. Jack Ma, başkanlıktan emekli olmuş olmasına rağmen Alibaba Partnership’teki ömür boyu ortaklığı devam edecek. Jack Ma, 2013’e kadar Alibaba Group’un hem başkanı hem de CEO’su olarak görev aldı. 2013 yılında CEO görevinden ayrılan Ma, şirketin başkanlığı görevine devam etti. 2013’te Ma’dan boşalan CEO koltuğuna ilk olarak Jonathan Lu oturdu. 2015’te şimdi şirket başkanı olan Daniel Zhang şirket CEO’su oldu. Ma, Alibaba’yı 20 yıl önce Hangzhou kentinde küçük bir apartman dairesinde kurmuştu. Geçen yıl Şangay merkezli Hurun araştırma şirketinin yayımladığı en zenginler listesinde Ma, 270 milyar yuan kişisel servetiyle birinci sırada yer aldı.

İki YouTuber tutuklandı

Bir YouTuber ve arkadaşı, ABD’deki 51. Bölge’ye yakın bir yerde, bölgeye izinsiz giriş nedeniyle tutuklandı. İkisi de YouTuber olan Ties Graznier ve Govert Charles Wilhelmus Jacob Sweep, Nevada Ulusal Güvenlik Bölgesi’nin yaklaşık 5 kilometre içerisinde yakalandı. Memurlar, Hollandalı yayıncının ‘giriş yasaktır’ tabelasını anladığını ve aracın içerisinde çeşitli kayıt cihazları bulduklarını söyledi. Açıklamada ayrıca ikilinin yanında çeşitli kameralar, telefon ve drone olduğu açıklandı. Her iki yayıncı da cihazlarının incelenmesine onay verdi. Yetkililer bunun sonucunda Nevada Ulusal Güvenlik Bölgesi’nde çekilmiş videolar buldu. Yayıncılar ise ‘giriş yasaktır’ tabelasını gördüklerini ancak tesisi görmek istediklerini söyledi. Sweep amaçlarının bölgeyi basmak olmadığını ve 20 Eylül’deki etkinlikten önce dönmeyi planladıklarını söyledi.

Galaxy Fold sorunsuz desteklenecek

Samsung, Galaxy Fold’un yüzlerce uygulama tarafından desteklenmesi için aralarında Google’ın da bulunduğu çok sayıda geliştiriciyle çalışıldığını açıkladı. Galaxy Fold’u destekleyecek uygulamalar arasında Amazon Prime Video, Facebook, Spotify ve Twitter da bulunuyor.

Samsung ve Google, geliştiricilerin uygulamalarını Galaxy Fold’a uygun hale getirebilmelerine yardımcı olmak amacıyla ortak test laboratuvarları kurmuştu. Bu laboratuvarlarda geliştiricilerin uygulamalarını Galaxy Fold için ayarlamalarında yardım edilmişti.



Android 10 da katlanabilir ekranlı telefon desteğini geliştiriyor. Uygulamaların boyutunu yeniden ayarlayabilen Android 10, farklı ekranlar üzerinde uygulamaları tekrar başlatabiliyor. Android 10’la geliştiricilere çok ekrana geçişi test edebilecekleri bir emülatör de sunuluyor. Galaxy Fold’un yurtdışı satış fiyatı 1980 dolar, Türkiye’de ne zaman satışa çıkacağı ise belli değil.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız