Şiddete karşı eksik devriye
İktidarın kadınları ve haklarını hedef alan açıklamaları kadına şiddeti ve cinayetleri artırıyor. Kadın örgütleri, kolluğa büyük bir görev düştüğünü belirterek göreve çağırıyor: Etkisiz kalmayın. Faili değil, kadını koruyun.

İlayda Kaya
ilaydakaya@birgun.netMuğla’da 2020 yılında ayrıldığı erkek tarafından öldürülen Zeynep Şenpınar, katledilmeden iki hafta önce karakola şikâyette bulundu.
Erzurum’da Kezban D., Mehmet D.’nin şiddetine maruz bırakılmadan önce uzaklaştırma kararı aldırmak istedi.
Diyarbakır’da 2024 yılında sokak ortasında öldürülen Hilal Kar’ın kardeşi Rabia Kar, tehdit edildi. Kar, polise başvurduğu halde önlem alınmadığını açıkladı.
Son olarak İstanbul’da katledilen Ayşe Tokyaz. Ayşe Tokyaz’ın kardeşi Esra Tokyaz defalarca karakola giderek şikâyetçi olduklarını ancak sonuç alamadıklarını kaydetti.
Bunlar, fail erkek tarafından şiddet gördükten sonra, öldürülmeden önce karakola giderek tehdit edildiğini, zorla tutulduğunu ve can güvenliğinin tehlikede olduğunu bildiren kadınlardan yalnızca birkaçı.
AKP iktidarının kadınları ve haklarını hedef alan her açıklaması faile cesaret vererek şiddeti her geçen gün artırıyor. Kadınlar sadece fiziksel değil, ekonomik baskılarla, sözlü saldırılarla erkekler tarafından şiddet görüyor. Kadınların yardım istediği polis ise faile değil kadına baskı kuruyor. Ekipler çağrılara geç müdahale ediyor, bazen olay yerine bile gitmiyor. Hatta kimi zaman kadınları faille barıştırmaya dahi çalışıyor.
Bu kadınlardan biri de İstanbul’da yaşayan Esra A. Esra A., birlikte yaşadığı erkekten ayrıldıktan sonra evlerini de ayırdı. Daha sonra erkeğin kendisiyle barışmak istediğini söyleyen Esra A., görüşmeyi reddettiği için taciz mesajları atmaya başladığını anlattı. Son olarak geçen hafta eskiden birlikte olduğu erkeğin kapısına gelerek tehdit ettiğini belirten Esra A., yaşadıklarını şöyle aktardı: “Kapıma geldiğinde dışarı çıkmadım. Polisi aradım. Zaten daha önce de şiddet uygulamıştı ve o zaman da polis çağırmıştım. Hemen gelirler sandım ama olmadı. Sokakta bağırmakla, beni rezil etmekle tehdit etti. Polis geldiğinde ise sanki çok normal bir şey yapıyormuş gibi davrandı. Basit bir tartışma gibi lanse etti. Polise ne dedi bilmiyorum ama polis can güvenliğimden emin dahi olmadan gitti. Bunun bir sistemi olmalı. Beni kontrol etmeli, güvenli bir alana götürmeli ve erkeği alandan uzaklaştırmalıydı.”
GÖREVİNİZİ YAPIN!
Kadın örgütleri ise yetkilileri göreve çağırdı. Sol Feminist Hareket’ten Dilara Kurtuluş, şunları söyledi: “AKP’nin adaleti sadece kendi düzenini koruyacak zümrelere hizmet ediyor. Kendi koltuklarını tehdit edenlere gözdağı veren iktidar, kadınların kazandığı haklarına saldırıyor. Her gün kadın cinayetleri, nefret suçları yaşanırken bunu önleyecek yaptırımları hayata geçirmek bir yana, kadınlara karşı şiddet ve cinayeti tırmandıran nefret politikalarına devam ediyor. Kadın, şiddete karşı ilgili birimlere başvuruyorsa yapması gerekenler açık. Sadece kadını korumaları gerek, faili değil. İktidar ve yetkili mekanizmaların görevini yapması için çağrı yapıyoruz.”
***
KOLLUK GÖREVİNİ YAPMALI
Şiddet gören kadınların defalarca polise gitmesi ve sonuç alamaması faile cesaret veren ilk mekanizma oluyor. Kadın örgütleri, ‘Başvurulara rağmen neden etkili bir koruma sağlanmıyor?’ , ‘Polis neden olay yerine geç geliyor ve müdahale etmiyor?’ gibi soruların yanıtsız kalmasına tepki gösteriyor.
Şiddete ve tehdide maruz bırakılan kadınların ivedilikle ‘korunmasını’ talep eden kadınlar şu önerilerde bulunuyor:
• Kolluk olay yerine en kısa sürede ulaşmalı.
• Polis, kadının güvenliğinden emin olmalı ve emin olmadan olay yerinden ayrılmamalı.
• Kadının talebi doğrultusunda fiziksel görüşmenin kesilmesi sağlanmalı.
• Kadınlar için koruyucu önlemler alınarak tehlikeli ortamdan uzaklaştırılmalı.
• Polis tutanak tutmalı.
• Fiziksel şiddet görüldüyse polis doğrudan hastaneye sevk ederek, darp raporu aldırmalı.
• Kadının gerekli önlemler alması için mekanizmalara ulaşması sağlanmalı.


